Irak’ta 23 yıllık dönem kapandı: ABD askerleri gidiyor

ABD askerlerinin Irak’tan tamamen çekildiği bildirildi. Iraklı bir hükümet kaynağı, Alman Haber Ajansı'na (dpa) yaptığı açıklamada ülkedeki tüm ABD muharip…

Atlas Newsdesk ·

Irak’ta 23 yıllık dönem kapandı: ABD askerleri gidiyor

Irak, ABD güçlerinin çarşambaya kadar üslerden ayrılmaya hazırlanmasıyla İran destekli gruplar ve IŞİD riski arasında yeni bir güvenlik sınavına giriyor.

Çekilme planı 2024’te Joe Biden yönetimi döneminde karara bağlandı; Başkan Trump yönetimi anlaşmayı İran’la askeri gerilimin sürdüğü bir dönemde uygulama aşamasına taşıdı. Süreç, 2003’ten bu yana 4 bin 500’den fazla ABD askerinin öldüğü ve 20 yılı aşan bir askeri dosyanın Irak sahasındaki son evresini oluşturuyor.

Çekilme takvimi Bağdat’a dönüyor

Iraklı güvenlik uzmanları, Amerikan varlığının sona ermesinin Tahran’a ve Irak içindeki müttefiklerine daha rahat hareket etme imkanı verebileceğini söylüyor. Aynı çevreler, güvenlik koordinasyonunda oluşabilecek boşluğun IŞİD hücreleri için de alan açabileceği uyarısında bulunuyor.

İran yanlısı Şii silahlı gruplar üzerine çalışan Iraklı güvenlik analisti Jasim al-Bahadli, "İran, koalisyonun ayrılmasından stratejik olarak fayda sağlayabilir. Çünkü bu çekilme, yıllardır Tahran’ın Irak’taki nüfuzuna karşı denge unsuru oluşturan askeri varlığı ortadan kaldırıyor" dedi. Bahadli’ye göre milis gruplar, bu sonucu yalnızca sembolik bir başarı olarak sunmakla kalmayıp güvenlik ve siyasi karar mekanizmalarında daha fazla ağırlık arayabilir.

Milisler zafer dili kuruyor

İran destekli silahlı grupların oluşturduğu Irak’taki İslami Direniş içinde yer alan bir grubun komutanı Abu Mojtaba al-Yasiri, çekilmeyi kendi cephesi açısından kesin bir siyasi sonuç olarak tanımladı. Yasiri, gelişmeyi "Irak’taki İslami direniş grupları ve onurlu Iraklılar için tarihi bir zafer, Amerikan projesi için ise ezici bir yenilgi" diye niteledi.

Yasiri ayrıca, "30 Eylül’de Irak tarihindeki kara bir sayfanın kapanmasını ve işgalin iradesini ülkemize dayatamamasını kutlayacağız" ifadelerini kullandı. Bu dil, çekilmenin Irak iç siyasetinde yalnızca askeri bir düzenleme değil, İran’a yakın grupların meşruiyet anlatısında kullanacağı bir başlık olacağını gösteriyor.

ABD, 2003’te Saddam Hüseyin’i devirmek için Irak’a girdi; ardından Şii ağırlıklı yeni yönetimin kurulmasına destek verdi ve yıllarca süren ayaklanmalarla mücadele etti. Amerikan birlikleri 2011 sonunda ülkeden ayrıldı, ancak IŞİD’in yükselişi üzerine üç yıldan kısa süre sonra Irak güçlerine destek vermek için geri döndü.

Sünni liderlerden boşluk uyarısı

IŞİD’e karşı ana savaş 2014-2017 döneminde yürütüldü; örgüt en güçlü olduğu aşamada Irak’ın yaklaşık üçte birini kontrol ediyordu. Örgüt toprak hakimiyetini kaybetmiş olsa da Irak’ta uyuyan hücrelerden oluşan ağını koruduğu belirtiliyor.

Felluce’deki Sünni aşiret liderlerinden Abdulrahman al-Zobaie, egemenlik talebinin Irak içinde geniş kabul gördüğünü, ancak zamanlamanın risk taşıdığını söyledi. Zobaie, "Tüm Iraklılar tam egemenlik istiyor ve hiçbir Iraklı buna itiraz etmez. Ancak ABD öncülüğündeki koalisyonun bu şekilde ayrılması ve bir boşluk oluşturması, tüm Iraklıların korktuğu şey" dedi.

Petrol kenti Kerkük’te görev yapan üst düzey güvenlik yetkililerinden Albay Khalid al-Bayati de IŞİD’in sembolik ve kanlı saldırılarla varlığını hatırlatmak isteyebileceğini belirtti. Bayati, örgütün "halen güçlü olduğunu ve kanlı saldırılar düzenleyebilecek kapasiteye sahip olduğunu göstermek istediğini" söyledi.

İran dengesi bölgeye taşınıyor

İran, Amerikan askerlerinin yalnızca Irak’tan değil, Ortadoğu’nun tamamından çıkmasını hedeflediğini söylüyor. İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı Amir Hayat Moqaddam, ABD birliklerinin ayrılmasının ardından Irak’ta kalıcı güvenliğin hakim olacağını savundu ve Tahran’ın çekilmeyi destekleyeceğini belirtti.

Washington ise Irak’taki İran destekli milisleri, Tahran’ın yönlendirmesiyle komşu ülkelere saldırılar düzenlemekle suçluyor. ABD ayrıca bu grupları, bu ay Suudi Arabistan’daki başlıca petrol boru hatlarından birine yönelik saldırıyla ilişkilendirdi; Bağdat yönetimi ise söz konusu yapıların etkisini sınırlamaya çalıştığını söylüyor.

Eğer Bağdat güvenlik devrini düzenli şekilde yönetir ve Irak ordusu ile Kürt bölgesindeki güçler arasında koordinasyon korunursa, küresel düzeyde petrol arzı risk primi sınırlı kalabilir. Bu senaryoda Irak hükümeti egemenlik iddiasını güçlendirirken, enerji sektörü ve bölgedeki taşımacılık hatları daha düşük güvenlik maliyetiyle çalışabilir.

Eğer çekilme yerel güçler arasında rekabeti artırır veya IŞİD hücreleri saldırı temposunu yükseltirse, etki Irak sınırlarını aşabilir. Böyle bir durumda Bağdat’ın güvenlik otoritesi baskı altına girer, İran bağlantılı milislerin siyasi ağırlığı artar ve petrol altyapısı ile bölgesel üsler daha kırılgan bir döneme girer.

More stories

Son haberler