Emtia piyasasında sert dalgalanma: Enerji yükseliyor, metaller geriliyor
Fed’in faiz kararları, jeopolitik riskler ve arz sorunlarıyla emtia piyasasında sert dalgalanmaların yaşandığı bir haftayı inceleyin.

Emtia piyasasında Brent petrol haftalık yüzde 6,5 yükselirken altın yüzde 4 geriledi; enerji maliyetleriyle faiz beklentileri arasındaki ilişki öne çıktı.
Aktarılan haftalık fiyat verileri, enerji ile değerli metallerin farklı yönlerde hareket ettiğini gösteriyor. Petrol ve Avrupa doğal gaz kontratları yükselirken altın, gümüş, platin ve paladyum değer kaybetti; baz metaller ile tarım ürünlerinde ise ortak bir yön oluşmadı.
Petrol ve gazda yükseliş haftası
Aralık teslimli Brent kontratı haftayı yüzde 6,5 kazançla tamamladı. Hollanda merkezli TTF piyasasının kasım teslimli doğal gaz kontratında artış yüzde 7,3 oldu; megavatsaat fiyatı 94 avroyla Aralık 2022 sonrasındaki en yüksek düzeye çıktı.
Enerji fiyatlarındaki yükselişe Orta Doğu çatışmaları, Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık aksamaları ve kış öncesinde gaz depolarının doluluğuna ilişkin kaygılar eşlik etti. Ancak aktarılan bilgiler, bu etkenlerin her birinin fiyat hareketindeki payını ayrı ayrı ölçmeye imkan vermiyor.
Enerji maliyetleri yüksek kalırsa, enflasyon üzerindeki baskının sürmesi ve para politikasında gevşemenin gecikmesi olası senaryolardan biri. Böyle bir durumda enerji kullanan işletmeler hem girdi maliyetleri hem de finansman giderleri üzerinden baskıyla karşılaşabilir; enerji fiyatlarının gerilemesi ise bu iki baskıdan ilkini hafifletebilir.
Altın düşerken nikel ters yönde
Değerli metallerin ons fiyatlarında haftalık kayıp platinde yüzde 4,9, gümüşte yüzde 5,3, paladyumda yüzde 6,5 olarak aktarıldı. Altın 4 bin dolar eşiğinin altına geriledi; kaynak metindeki karşılaştırmaya göre bu seviye temmuzdan beri ilk kez görüldü.
Gümüş 53 dolara inerek Kasım 2025 sonrasındaki dip seviyesine ulaştı. Paladyum ise 1.039,55 dolarla Haziran 2025'ten sonraki en düşük düzeyini gördü; her iki metalin kaybı da altının haftalık düşüşünü aştı.
Faizlerin yüksek seyretmesi halinde sanayi talebinin zayıflaması, gümüş ve paladyum açısından izlenecek riskler arasında yer alıyor. Otomotiv sektörünün borçlanma maliyetleri paladyum talebi açısından önem taşırken, Dünya Platin Yatırım Konseyine atfedilen değerlendirme platin yatırımlarının zayıf kalabileceğine işaret ediyor.
Baz metallerin tezgah üstü işlemlerinde bakır yüzde 0,8 düşerken nikel yüzde 3,3 yükseldi. Haftalık kazanç çinkoda yüzde 1,2, alüminyumda yüzde 1,3 ve kurşunda yüzde 1,5 oldu; böylece bakır, belirtilen beş baz metal arasında gerileyen tek ürün olarak ayrıştı.
Londra Metal Borsası depolarındaki bakır miktarının arttığına ilişkin haberler, bakır fiyatındaki düşüşe eşlik etti. Endonezya'daki Çinli üreticilerin nikel üretimini azaltabileceği yönündeki haberler ise henüz gerçekleşmiş bir kesinti olarak değerlendirilemez; Uluslararası Kurşun ve Çinko Çalışma Grubuna atfedilen küresel maden üretimi daralması beklentisi de bir tahmin niteliğinde.
Tahıllarda düşüş, soyada sınırlı artış
Chicago Ticaret Borsası verileri olarak aktarılan rakamlara göre buğday haftalık yüzde 5,4, mısır %3,9 değer kaybetti. Buğdayın kile fiyatı 6,21 dolara, mısırınki 4,53 dolara indi; kaynak metin her iki seviyeyi de temmuz sonrasının en düşüğü olarak tanımlıyor.
Aynı dönemde soya fasulyesi yüzde 0,7, pirinç yüzde 1,2 yükseldi. ABD'deki Intercontinental Exchange işlemlerinde kahve yüzde 0,1 ve pamuk yüzde 0,4 artarken şeker yüzde 2,8 düştü; kakao fiyatındaki haftalık gerileme ise yüzde 1,5 oldu.
Rusya ile Ukrayna arasında anlaşma ihtimaline ilişkin beklentiler tahıl piyasasında takip edilen başlıklardan biri, ancak aktarılan bilgiler imzalanmış bir anlaşma ortaya koymuyor. Çin'in soya talebi, Avrupa ve Japonya'daki kahve stokları ile Batı Afrika'nın kakao stoklarına ilişkin değerlendirmeler de bu ürünlerdeki farklı fiyat yönlerine eşlik ediyor.
Enerji pahalı kalırken tahıl fiyatları düşmeyi sürdürürse, gıda ve enerji maliyetleri küresel enflasyona farklı yönlerden etki edebilir. Tahıl arzına ilişkin iyimserliğin tersine dönmesi halinde ise tarımsal girdi kullanan işletmelerin maliyet görünümü yeniden değişebilir; sonraki fiyatlamalar açısından somut arz verileri ile diplomatik beklentilerin birbirinden ayrılması önem taşıyor.
More stories
- Kuzey Akım boru hattına AB mevzuatı 2027 kapısını kapattı
- Yapay zeka pazarında Anthropic ve OpenAI rekabeti kızışıyor
- Emekli düzenlemesinde öne çıkan iki seçenek
- Fitch: Türkiye'nin borçlanma piyasası 2027'ye kadar 550 milyar dolara ulaşabilir
- BlackRock, Türkiye'deki yatırımlarını yüzde 0,5'e düşürdü
- 9 soruda yeni fon düzenlemesi ve yatırımcılara getirdikleri
- Yapay zeka yatırımlarında bulut devlerine dev amortisman riski
- Shopify geliri tahmini 2-3 puan aşabilir
- Norveç varlık fonu Türkiye portföyünü incelemeye aldı: biz de zarar gördük
- TCMB sektörel verileri açıkladı: Enflasyon beklentilerinde iki farklı yön
Son haberler
- Alphabet hisseleri zayıf gelir verileri sonrası sert düştü
- Jayakumar, Ong'nin 1993-99 döneminde Singapur cumhurbaşkanlığı sınırlarını sınamasını vurguluyor
- HUL'un satışları enflasyon baskısına rağmen yüzde 15 arttı
- Hindistan'ı vuran Arnab Kasırgası Andhra Pradesh'te can aldı
- Bolsonaro, yenilgisinin ve Brezilya'dan kaçmasının ardından Miami'ye ulaştı
- Clariane dokuz aylık organik gelirinde yüzde 4,7 artış açıkladı
- GE Vernova 2026 serbest nakit akışı beklentisini 16-17 milyar dolara çıkardı
- Güney Afrika partileri Cape Town'ın yıllık 30.000 konutluk açığı konusunda bölündü

