İçeriğe geç
SON HABERLER
Gündem

Bölgesel güvenlik için kritik ziyaret: İbrahim Kalın İran yolcusu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan üst düzey yetkililer, bölgesel güvenlik ve koordinasyonu görüşmek üzere bugün Tahran’da İranlı yetkililerle bir…

Atlas Newsdesk
Bölgesel güvenlik için kritik ziyaret: İbrahim Kalın İran yolcusu

Tahran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan yetkilileri ağırlamaya hazırlanıyor; görüşmelerin odağında bölgesel güvenlik bulunuyor.

İran’ın Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri Keni, devlet televizyonundaki açıklamasında ziyaret hazırlığını doğruladı. Bakıri Keni, üç ülkenin temsilcileriyle güvenlik başlıklarının ele alınacağını söyledi; açıklamasında görüşmelerden beklenen somut bir sonuca yer vermedi.

Hazırlıkları bilen iki kaynağın aktardığı katılım planında Suudi Arabistan adına Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bulunuyor. Pakistan’ı Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in, Türkiye’yi ise Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın temsil etmesi bekleniyor. Bu isimlerin katılımı, Bakıri Keni’nin aktarılan açıklamasında ayrıca teyit edilmiyor.

Suudi Arabistan’ın güvenliği görüşme gündeminde

Planlanan temas, Suudi Arabistan’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarını önlediğini duyurduğu bir döneme denk geliyor. Suudi Arabistan, pazar günkü açıklamasında yeni saldırıları engellediğini bildirdi; bu açıklama, saldırıların kapsamına veya olası hasara ilişkin bağımsız bir değerlendirme içermiyor.

Güvenlik gündeminin arkasında, Yemen’de İran’la yakın ilişkileri bulunan Husilerin saldırıları yer alıyor. Ancak bu ilişki, tek başına belirli bir saldırının İran tarafından yönetildiğini göstermiyor. Tahran görüşmesine ilişkin aktarılan bilgilerde, İran’a yöneltilecek somut talepler veya üzerinde uzlaşılmış bir güvenlik düzenlemesi açıklanmıyor.

Üç ülkenin bakanları daha önce Riyad’daki olağanüstü buluşmada, Suudi Arabistan’a süratle kuvvet ve askeri kapasite gönderilmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde anlaşmıştı. Bu karar ile fiili konuşlandırma birbirinden ayrı aşamalar. Aktarılan bilgiler, hangi ülkenin ne kadar personel veya hangi sistemleri göndereceğini ortaya koymuyor.

Mekke anlaşmasında onay süreçleri ayrışıyor

Ülkeler arasındaki savunma koordinasyonunun hukuki çerçevesi olarak ağustosta imzalandığı belirtilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması gösteriliyor. Anlaşmaya ilişkin aktarılan taslak hükümler, bir üyeye yapılan silahlı saldırının bütün tarafları hedef almış sayılmasını öngörüyor.

Taslağın ilk maddesinde, tarafların egemenliklerini, toprak bütünlüklerini ve tanınmış sınırlarını tehdit eden durumlara karşı “gerekli tüm araçları” kullanması öngörülüyor. Bunun belirli bir olayda hangi askeri yükümlülükleri doğuracağı, yalnızca bu ifadeden çıkarılamaz. Taslak hüküm ile yürürlükteki yükümlülüğün aynı olduğu varsayılamaz.

Pakistan’ın anlaşmayı onayladığı, Türkiye’de ise TBMM’deki onay işlemlerinin başladığı aktarılıyor. Süreçlerin farklı aşamalarda bulunması, imza kararını bütün ülkelerde tamamlanmış bir iç hukuk süreciyle eşitlememeyi gerektiriyor. Onay takvimi, bu nedenle görüşmelerin diplomatik sonuçlarından ayrı izlenmesi gereken bir başlık oluşturuyor.

Pakistan’ın arabuluculuğu Tahran temasına eşlik ediyor

Pakistan, savunma koordinasyonunun yanı sıra Washington ile Tahran arasındaki diplomatik girişimlerde de arabuluculuk üstleniyor. Münir, önceki Tahran ziyaretinde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve başka üst düzey isimlerle görüştü. Böylece beklenen yeni temas, Pakistan açısından zaten açık olan bir diplomatik kanalın devamı niteliğini taşıyor.

İranlı yetkililerin önceki görüşmelerde, talepleri karşılanmadan ABD ile müzakereye dönmeyeceklerini ilettiği yönünde haberler bulunuyor. Bu tutumun doğrudan resmi açıklamayla teyidi ve söz konusu taleplerin kapsamı belirsiz. Pakistan’ın önceki girişimleriyle ilişkilendirilen hazirandaki geçici uzlaşmanın da çatışmaların yeniden başlamasının ardından sürdürülemediği aktarılıyor.

Görüşmeler somut bir güvenlik düzenlemesiyle sonuçlanırsa, bunun kapsamı tarafların açıklayacağı yükümlülükler üzerinden değerlendirilebilecek. Temas yalnızca görüş alışverişiyle sınırlı kalırsa, Suudi Arabistan’ın savunmasına ilişkin kararlar ile ABD-İran müzakere koşulları ayrı başlıklar olarak kalacak. Görüşme sonrasındaki açıklamalar, katılımcıların ortak bir metin üzerinde uzlaşıp uzlaşmadığını ve yeni bir temas takvimi belirleyip belirlemediğini gösterecek.

More stories

Son haberler