Fatma Betül Sayan Kaya'dan sonra AKP'ye ikinci darbe

Fon soruşturması kapsamında Mustafa Yazıcı’nın mal varlığına konulan tedbir kararı, Başsavcılığın yeni değerlendirmesiyle iptal edildi.

Atlas Newsdesk ·

Fatma Betül Sayan Kaya'dan sonra AKP'ye ikinci darbe

Fon soruşturmasında Mustafa Yazıcı için konulan malvarlığı tedbiri kaldırıldı; savcılık dosyasında 131 fonun TEFAS işlemleri dayanak gösterildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bağlı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü dosyada, Mustafa Yazıcı'nın malvarlığına tedbir konulduğu bilgisi ilk olarak TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın sosyal medya paylaşımıyla kamuoyuna yansıdı. Yazıcı, AKP Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın oğlu.

Şık'ın paylaştığı belirtilen evrakta soruşturmanın 2026/149004 numarasıyla yürütüldüğü, dosyada suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet iddialarının incelendiği ifade edildi. Belgelerdeki anlatıma göre savcılık, Borsa İstanbul Pay Piyasası'ndaki bazı hisse hareketlerinin fonlar üzerinden yapıldığı yönündeki ihbarları ve kendi incelemelerini dosyaya aldı.

131 fon TEFAS'ta kapatıldı

Soruşturma evrakında, bazı hisselerde fiyatların yaklaşık 100 katına kadar çıktığı ve bu hareketlerin olağan dışı nitelikte değerlendirildiği belirtildi. Aynı metne göre savcılık, söz konusu hisselerin önemli bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığını ve fon alımlarının hem hisse fiyatlarını hem de fon değerlerini artırdığı kanaatine vardı.

Dosyada 6,4 bin sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı hükmüne atıf yapıldı. Savcılık yazısında, şirketlerin piyasa değeri, sermayesi, öz sermayesi ve dönemsel kârları birlikte değerlendirildiğinde bazı hisselerin defter değeri ve piyasa değeri/defter değeri oranlarıyla işlem fiyatları arasında geniş fark bulunduğu ileri sürüldü.

Evrakta ayrıca SPK Karar Organı'nın 17 Eylül 2026 tarihli ve 57/1707 sayılı kararı uyarınca 131 fonun TEFAS'ta alış ve satış işlemlerine kapatıldığı kaydedildi. Bu bilgi, dosyanın yalnızca bireysel işlemleri değil portföy yönetim sektörü içindeki fon akışlarını da incelediğini gösteren ana sayı olarak öne çıktı.

Bankalar ve tapulara yazı

Savcılık yazısında, listede yer alan gerçek kişiler ile bu kişilerin eşleri ve çocukları dahil aile bireyleri için malvarlığını azaltıcı işlemlerde tedbir alınması istendi. Talimat kapsamında devir, temlik, satış, bağış, ipotek veya rehin kurulması, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi ve yüksek tutarlı EFT ya da havale gibi işlemler sayıldı.

Yazıda bankalar, katılım bankaları ve noterliklerin üye kuruluşlara duyuru yapması; tapu, denizcilik ve sivil havacılık birimlerinin kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava aracı bilgilerini savcılığa iletmesi talep edildi. Sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin MASAK'a gecikmeden bildirilmesi de istenen işlemler arasında yer aldı.

Bu tür tedbirler, ceza soruşturmasında malvarlığı hareketlerinin durdurulması veya savcılık onayına bağlanması yoluyla dosyadaki olası para akışını koruma amacına dayanır. Ancak tedbir kararı, tek başına suçun işlendiğinin tespiti anlamına gelmez; dosyadaki kişiler hakkındaki iddialar yargı süreci içinde değerlendirilecek.

Beş kişi için tedbir kalktı

Başsavcılık daha sonra ilgili kurumlara yeni bir yazı gönderdi ve bazı şüpheliler yönünden kararın yeniden ele alındığını bildirdi. Yeni yazıda bu değerlendirmenin “alınan ifadeler ve toplanan diğer deliller” doğrultusunda yapıldığı belirtildi.

Aktarılan yeni yazıya göre Ali Emre Ballı, Güven Çapan, Hayati Efe Oğuz, Murat Yönaç ve Mustafa Yazıcı hakkındaki malvarlığı tedbirleri ile işlemleri durdurma kararları kaldırıldı. Mustafa Yazıcı için ayrıca yurt dışına çıkış yasağı getirildiği bildirildi; bu nedenle Yazıcı bakımından malvarlığı üzerindeki sınırlama kalkarken seyahat kısıtı dosyada kaldı.

Soruşturmanın fon sektörü açısından sonucu, savcılığın hangi işlemleri manipülatif kabul edeceği ve SPK kararlarının hangi fonlara nasıl uygulanacağına bağlı olacak. Tedbirlerin genişlemesi halinde portföy yönetim şirketleri için uyum kontrolleri, fon içi hisse yoğunlaşması ve ilişkili taraf işlemleri daha sıkı incelenebilir.

Tedbir kaldırma kararları benzer biçimde sürerse, bireyler ve fonlar üzerindeki işlem baskısı azalabilir; ancak gerekçelerin ayrıntısı piyasanın hukuki öngörülebilirlik algısı açısından belirleyici kalır. Küresel portföy akımları bakımından dosyanın etkisi, Türkiye piyasalarında gözetim kapasitesinin mi yoksa işlem belirsizliğinin mi daha fazla fiyatlandığına göre değişir.

Dosyada ana açık nokta, 131 fonun kapatılmasına dayanak yapılan işlemlerin hangi şirketler, hangi tarihler ve hangi emir zincirleri üzerinden incelendiği. Bu ayrıntılar netleşirse hem Mustafa Yazıcı hakkındaki kişisel tedbirlerin seyri hem de fon sektörü için uyum standardı daha somut bir çerçeveye kavuşacak.

More stories

Son haberler