Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Birol: Avrupa’da doğal gaz krizi sürecek
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Avrupa’nın kışa tarihsel ortalamaların çok altında doğalgaz stoklarıyla girdiğini söyledi.

Fatih Birol, Avrupa’da enerji tedarikinin ateşkesle hemen düzelmeyeceğini, düşük gaz stoklarının kışın fiyat baskısını artırabileceğini söyledi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı, Berlin’de katıldığı uluslararası konferansta verdiği söyleşide, Körfez’de silahların susmasıyla enerji akışının toparlanmasını birbirinden ayırdı. Birol’un değerlendirmesine göre ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın tedarik üzerindeki sonuçları, çatışmaların bitmesinden sonra da aylarca sürebilir.
Bu değerlendirme, Avrupa açısından ateşkesin tek başına kış hazırlığındaki açığı kapatmayabileceğine işaret ediyor. Birol, gaz stoklarının mevsim öncesindeki alışılmış düzeylerin gerisinde bulunduğunu belirterek, sert geçecek bir kışın doğalgaz fiyatlarını artırabileceği uyarısında bulundu.
Avrupa’nın gaz stokları kış sınavında
Birol’un çizdiği tabloda Avrupa’nın kırılganlığı, yalnızca sevkiyatın kesilmesinden kaynaklanmıyor; tüketimin artacağı döneme hangi stoklarla girildiği de belirleyici. IEA Başkanı, Avrupa ülkelerinin genellikle kış başlamadan yüksek miktarda gaz biriktirdiğini, mevcut hazırlığın ise tarihsel düzeylerin altında kaldığını söyledi.
Gazın konutlarda ısınmanın yanı sıra elektrik üretiminde ve sanayide kullanılması, tedarik sorununu tek bir tüketici grubunun ötesine taşıyor. Eğer soğuk hava talebi yükseltirken sevkiyat kesintileri sürerse, hanelerin ısınma giderleriyle işletmelerin enerji maliyetleri aynı dönemde baskı görebilir.
Birol, Hürmüz’deki aksamanın etkilerinin Avrupa’yla sınırlı olmadığını vurguladı. Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğalgaz arayışında Asya ülkeleriyle aynı kaynaklara yönelmesi halinde, bölgesel bir tedarik açığı uluslararası alım rekabeti üzerinden diğer pazarlara da taşınabilir.
Kışın daha ılıman geçmesi senaryosunda ise ısınma talebinin düşük kalması, depolar üzerindeki baskıyı sınırlayabilir. Ancak bu olasılık, Birol’un dikkat çektiği sevkiyat sorunlarının çözüldüğü anlamına gelmez; hava koşulları ile ulaşılabilir yakıt miktarı ayrı belirsizlikler olarak kalır.
Hürmüz için geciken boru hattı hazırlığı
Birol’un hükümetlere yönelttiği eleştiri, krize karşı önlemlerin zamanlamasına odaklanıyor. Ortadoğu ülkelerinin boğazı kullanmadan sevkiyat yapabilecek yeni boru hatlarına yöneldiğini ve mevcut kapasiteyi büyüttüğünü belirten Birol, bu hazırlıkların daha erken yapılması gerektiğini söyledi.
Hürmüz’ün kapanması olasılığını uzun süredir bir hazırlık testi olarak gördüğünü de anlattı. Ajansa başvuran adaylara böyle bir durumda nasıl hareket edeceklerini sorduğunu aktarması, uyarısının yalnızca mevcut çatışmaya değil, önceden bilinen bir güzergâh bağımlılığına dayandığını gösteriyor.
Avrupa’nın enerji tercihleri de Birol’un eleştirileri arasında yer aldı. IEA’nın Rus yakıtlarına yoğun bağımlılık konusunda geçmişte uyarılar yaptığını hatırlatan Birol, nükleer üretimden erken uzaklaşılmasını kıtanın kendi tedarik kapasitesi açısından kayıp olarak değerlendirdi.
Bu değerlendirmede iki farklı hazırlık alanı öne çıkıyor: yakıtın geldiği ülkeleri çeşitlendirmek ve Avrupa içindeki üretimi korumak. Eğer alternatif hatlar kullanılabilir kapasite yaratırsa güzergâh bağımlılığı azalabilir; ancak verilen bilgiler, bu projelerin ne zaman devreye gireceğini veya mevcut açığın ne kadarını karşılayacağını ortaya koymuyor.
Rezerv tamponu kalıcı arzın yerini tutmuyor
Birol’un uyarısı doğalgazın ötesinde petrol ürünlerini de kapsıyor. Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarının motorin tedarikini zorlaştırdığını değerlendiren IEA Başkanı, enerji piyasasında birden fazla yakıtta eşzamanlı baskı oluşabileceğine dikkat çekti.
Acil rezervler bu nedenle tartışmanın diğer ayağını oluşturuyor. Birol, yeni bir stok müdahalesine gerek kalmamasını umduğunu söylerken, Hürmüz ile Babülmendep’in koşulsuz açılması çağrısında bulundu ve fiyatları mevcut düzeylerde tutabilecek tamponların azaldığı uyarısını yaptı.
Boğazlardan sevkiyatın yeniden başlaması halinde ithalatçıların yakıta erişimi kolaylaşabilir; ancak Birol’un değerlendirmesi, piyasanın hemen normalleşeceği beklentisini desteklemiyor. Kesintiler uzarsa Avrupa’daki tüketiciler ve enerji yoğun işletmeler açısından maliyet baskısı, küresel ölçekte ise mevcut sevkiyatlar üzerindeki rekabet sürebilir.
Birol, enerji ticaretinin siyasi baskının aracı haline gelmesinden kaygı duyduğunu da belirtti. Kışa ilişkin değerlendirmesinde belirleyici unsurlar, hava koşullarının nasıl seyredeceği, stokların ne ölçüde destek sağlayacağı ve deniz yollarından düzenli tedarikin yeniden kurulup kurulamayacağı olarak öne çıkıyor.
More stories
- Fransa'da vandallara 10 bin euroya kadar tazminat cezası geliyor
- İklim planlarında sağlık vaatleri ile emisyon adımları uyuşmuyor
- Hindistan’ın 40 milyon ton saman yangını pazara takılıyor
- Altın, yükselen petrol ve faiz endişeleriyle geriledi
- Merkez Bankası faizi yüzde 36'ya indirdi
- Norveç varlık fonu 3. çeyrek bilançosunu açıkladı: Yaklaşık 30 milyar dolar zarar
- ABD Hazine Tahvil Getirilerinde Borç Yükü Baskısı Sürüyor
- XRP Değerini 32 Milyar Dolar Artırarak 1,50 Dolar Seviyesine Çıktı
Son haberler
- Enterprise Singapore, şirketleri Çin'deki niş alanlara yönlendiriyor
- argenx üçüncü çeyrekte VYVGART gelirini yüzde 54 artırdı
- Trump’ın damadının telefonu hacklendi, 2 milyar dolarlık gizli hesaplar ortaya çıktı
- Yunanistan ve Mısır'dan ortak adım: Libya mutabakatına karşı diplomatik hamle
- Harry Kane 73 gollük sezonun ardından ilk Ballon d'Or'unu hedefliyor
- Yahudi Kongresi Liderinden Netanyahu'ya sert çıkış: Aptallık yüzünden her şeyi kaybediyorsunuz
- Beylikova Kanada'ya mı verildi ? Trump bu ortaklığa kızacak
- Malavili yargıç 150.000 dolarlık Land Cruiser kararıyla tepki topladı

