Trump’ın damadının telefonu hacklendi, 2 milyar dolarlık gizli hesaplar ortaya çıktı
Hollanda istihbaratı, Rus hackerların ele geçirdiği Jared Kushner’ın telefonuna sızarak yüz milyonlarca dolarlık para transferlerini izledi.

Jared Kushner’ın avukatları, Matthew Cole’un 2 milyar dolarlık gizli finansman iddiasını reddetti; yayımlanan bölüm banka kaydı içermiyor.
Gazeteci Matthew Cole, kitabının 22 Ekim 2026’da yayımlanan bölümünde, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Kushner’ın Körfez kaynaklı fonlara erişebildiğini ileri sürüyor. Anlatım, Kushner’ın Trump’ın ilk yönetiminde üstlendiği kıdemli danışmanlık görevi sırasında yürüttüğü Ortadoğu diplomasisine odaklanıyor.
Cole’un temel iddiası, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan liderlerinin Kushner’ın kullanımına en az 2 milyar dolar sunduğu yönünde. Avukatları ise hem belirtilen hesaplarla ilişkiyi hem de herhangi bir hukuka aykırılığı reddediyor; yayımlanan bölümde iddiaları bağımsız biçimde doğrulayacak banka belgeleri bulunmuyor.
İki hesap, farklı kullanım iddiaları
Cole, BAE’de First Abu Dhabi Bank bünyesinde bulunduğunu öne sürdüğü hesabı “Alpha” diye adlandırıyor. Yazara göre, genel finansman iddiasının bir parçasını oluşturan bu hesaba 2017’den başlayarak yaklaşık 750 milyon dolar gönderildi ve kaynaklar gizli diplomatik faaliyetler için ayrıldı.
Kitaptaki anlatıma göre hesabın resmî sahibi Kushner değil, BAE tarafından finanse edilen Watani Al Emarat vakfıydı. Cole, Kushner’ın işlem yapmaya yetkili imzacılar arasında bulunduğunu savunuyor; avukatları müvekkillerinin vakıfla veya hesapla bağlantısı ve bunlara dair bilgisi olmadığını belirtiyor.
Yazarın “Beta” adını verdiği ikinci hesabın ise İsrail Merkez Bankası bünyesinde tutulduğu ve 2018 ilkbaharına gelindiğinde yaklaşık 1 milyar dolar içerdiği ileri sürülüyor. Cole, ilk hesaptan farklı olarak bu kaynağın Kushner’ın kişisel yararına ayrıldığını iddia ediyor; ancak paranın kullanımını ortaya koyan kayıtlar bölümde sunulmuyor.
Cole ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun transferlerden önce bilgilendirilmesini istediğini, mesajların dönemin ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman üzerinden iletildiğini öne sürüyor. Friedman aracılık yaptığı iddiasını reddediyor; Kushner’ın avukatları da İsrail’de kendisi için böyle hesaplar bulunduğunu kabul etmiyor.
Azerbaycan güzergâhında belge eksikleri
İki hesaba ilişkin anlatının ortak noktası, paranın Azerbaycan’daki bankalar üzerinden geçirildiği iddiası. Cole, asıl kaynakların BAE ve Suudi Arabistan olduğunu, aracı hesapların gönderenlerin izini takip etmeyi güçleştirdiğini savunuyor.
Buna karşılık yayımlanan bölüm, transferlere aracılık ettiği ileri sürülen Azerbaycan bankasını tanımlamıyor. Azerbaycan yönetiminin işlemleri bilerek düzenlediğini gösteren doğrudan kanıt da sunulmuyor; dolayısıyla iddia edilen güzergâh, tek başına devletin sorumluluğunu ortaya koymuyor.
Cole, araştırmasının izini Hollanda istihbaratının Kushner’ın telefon ekranına eriştiği iddiasına dayandırıyor. Anlatımda istihbarat, finans ve diplomasi çevrelerinden aktarımlar bulunuyor; ancak bunlar banka dökümlerinin veya hesap yetki belgelerinin yerini tutmuyor.
Yazar, İsrail’in olası bir İran saldırısında BAE’yi savunmasına yönelik düzenlemeyle bağlantılı üçüncü bir hesaptan da söz ediyor. Bu hesaba ilişkin tutar verilmediğinden, ayrıntılandırılan hesapların genel finansman rakamıyla nasıl örtüştüğü bölümden tam olarak anlaşılamıyor.
Diplomatik kararlar ödeme kanıtı değil
İddiaların siyasi zemini, Kushner’ın İsrail ile Arap ülkeleri arasında yakınlaşma aradığı döneme uzanıyor. Trump yönetimi 2018’de İran’la nükleer anlaşmadan çekildi; 2020’de imzalanan İbrahim Anlaşmaları ise İsrail ve BAE arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasını sağladı.
Cole bu gelişmeleri gizli finansman teziyle birlikte ele alıyor. Ancak kararlarla öne sürülen transferlerin aynı döneme denk gelmesi, dış politikanın ödeme karşılığında belirlendiğini kanıtlamıyor; Kushner’ın avukatları da ABD çıkarlarına aykırı veya başkanın kabul etmediği bir yabancı anlaşma yapılmadığını savunuyor.
Kitap, Kushner Companies’ın Manhattan’daki 666 Fifth Avenue mülküne bağlı yaklaşık 1 milyar dolarlık kredi yükümlülüğünü de aileye ilişkin mali arka plan olarak aktarıyor. Bununla birlikte bölüm, iddia edilen hesaplardan şirket borçlarına ödeme yapıldığını göstermiyor; aynı büyüklükteki tutarlar arasında belgelenmiş bir bağlantı kurulmuyor.
İddiaların sınanması açısından belirleyici unsurlar, hesap sahipliği, imza yetkileri, transfer talimatları ve nihai alıcıları gösterecek belgeler olacak. Bu kayıtlar olmadan, diplomatik girişimlere ayrıldığı söylenen kaynaklarla kişisel yarar iddiasını birbirinden ayırmak ve para akışını doğrulamak mümkün değil.
More stories
- İran Körfez altyapısını hava saldırıları durumunda hedef alabilir
- Enterprise Singapore, şirketleri Çin'deki niş alanlara yönlendiriyor
- Yunanistan ve Mısır'dan ortak adım: Libya mutabakatına karşı diplomatik hamle
- Harry Kane 73 gollük sezonun ardından ilk Ballon d'Or'unu hedefliyor
- Yahudi Kongresi Liderinden Netanyahu'ya sert çıkış: Aptallık yüzünden her şeyi kaybediyorsunuz
- Malavili yargıç 150.000 dolarlık Land Cruiser kararıyla tepki topladı
- Rutledge, 1 trilyon randlık kâr sonrası maden patlamasına karşı çıktı
- DSÖ, ikinci vaka sonrası Kenya'nın Ebola mücadelesine destek veriyor

