İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Batı Şeria için hazırlanan sürgün planı Netanyahu’ya sunuldu

Netanyahu’ya iletilen 274 sayfalık plan, ilk on yılda 500 bin Filistinlinin Batı Şeria’dan ayrılmasını ve güvenlik bürokrasisinin dönüştürülmesini öngörüyor.

Batı Şeria için hazırlanan sürgün planı Netanyahu'ya sunuldu

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Batı Şeria'daki Filistin nüfusunun bölgeden ayrılmasını hedefleyen 274 sayfalık kapsamlı bir strateji raporu sunulduğu bildirildi. Sağ kanat gruplar tarafından hazırlanan bu çalışma, Filistinlilerin sözde gönüllü göç mekanizmalarıyla topraklarından uzaklaştırılmasını temel alıyor.

Basına yansıyan bilgilere göre hazırlanan taslak, ilk on yıllık süreçte 500 bin Filistinlinin Batı Şeria'dan tahliyesini hedefliyor. Belgede, izleyen dönemde ise 250 bin kişinin daha ayrılması gerektiği kaydedilerek iki aşamalı bir nüfus azaltma takvimi öneriliyor.

Girişimin Finansmanı ve İdeolojik Yapılanma

Söz konusu teklifin, İsrail güvenlik teşkilatına sağ çizgideki kadroları entegre etmeyi amaçlayan geniş çaplı bir organizasyonun parçası olduğu ifade ediliyor. Bu ağın, Amerika Birleşik Devletleri merkezli muhafazakar vakıflar ve bağışçılar tarafından finanse edildiği belirtiliyor.

Uzmanlar, güvenlik bürokrasisinde kurulan bu yeni yapının, ülkede kitlesel protestolara yol açan tartışmalı yargı reformunun arkasındaki fikirleri de desteklediğine işaret ediyor. Çalışma gruplarının, iç güvenlik servisi Şin Bet'in lider kadroları ve Batı Şeria'daki hükümet operasyonlarını koordine eden üst düzey yetkililerle temas halinde olduğu öne sürülüyor.

Bölgesel Dengeler ve Doğurabileceği Riskler

Raporda yer alan hedefler, doğrudan Batı Şeria'nın ilhakı ve bölgenin statüsünün tek taraflı olarak değiştirilmesi vizyonuna dayanıyor. Bu durum, yalnızca Filistin yönetimiyle olan gerilimi tırmandırmakla kalmayıp, bölgedeki statükonun bozulmasına karşı çıkan uluslararası aktörlerle ilişkileri de zora sokma potansiyeli taşıyor.

Koalisyon müzakerelerinin sürdüğü ve siyasi dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde masaya gelen planın resmi politikaya ne ölçüde dönüşeceği belirsizliğini koruyor. Girişimin hayata geçirilmesi halinde Tel Aviv ile Washington arasındaki diplomatik hattın ciddi biçimde sarsılabileceği ve bölgesel güvenlik risklerinin katlanabileceği değerlendiriliyor.

More stories

Son haberler