Pentagon’un masasındaki çarpıcı rapor: İran, Orta Doğu savaşını uzaya taşıdı
Pentagon’a bağlı Savunma İstihbarat Ajansının raporuna göre İran, ABD’nin ülkenin uzayla ilgili önemli tesislerini bombalamasına rağmen gelişmekte olan bir…

DIA'ya göre İran, sınırlı uydu filosuna rağmen GPS sinyallerini karıştırabilen sistemleriyle ABD'nin uzay kullanımını zorlaştırabiliyor.
Pentagon bünyesindeki Savunma İstihbarat Ajansının (DIA) değerlendirmesi, İran'ın karadan yürüttüğü elektronik müdahalelere dikkat çekiyor. Ajans, ülkenin GPS hizmetini aksatabilecek farklı karıştırma araçlarını elinde tuttuğunu ve Amerikan uzay kapasitesini hedefleyen saldırgan faaliyetler yürüttüğünü belirtiyor.
Amerikan Girişim Enstitüsünün verileri, İran'ın çalışan uydu envanterini 12 olarak gösteriyor; ABD'nin envanteri bunun 1.000 katını aşıyor. Ancak Amerikan savunma uzmanlarının değerlendirmelerinde, yörüngedeki sayısal fark ile uzay hizmetlerinin kesintisiz kullanılabilmesi birbirinden ayrı meseleler olarak öne çıkıyor.
Karadaki sistemler üstünlük tartışmasını değiştiriyor
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, İran'ın uzay komutanlığına düzenlenen saldırılardan sonra Amerikan ordusunun bu alanda üstünlük elde ettiğini açıklamıştı. Amerikan Girişim Enstitüsünün havacılık ve uzay uzmanı Todd Harrison ise İran'ın karıştırma araçlarının varlığını bu değerlendirmeye itirazının merkezine yerleştiriyor.
Harrison, İran'ın Amerikan uzay sistemlerini aksatabildiği koşullarda, “İran karşısında üstünlüğümüz yok” diyor. Bu itiraz, İran'ın ABD ile eşdeğer bir uydu filosuna sahip olduğu iddiasına değil, Amerikan sistemlerinden yararlanmayı engelleyebilme kapasitesine dayanıyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) kıdemli uzmanı Kari Bingen de İran'ın Amerikan uzay kullanımına engel çıkarabilecek araçları bulunduğunu belirtiyor. Bununla birlikte Bingen, İran'ın kapasitesini ABD, Çin veya Rusya'nınkiyle kıyaslanamayacak kadar dar görüyor.
Denizdeki seyrüsefer de tartışmanın bir parçası. ABD Ulaştırma Bakanlığı, Hürmüz Boğazı çevresinde uydu temelli konumlandırma hizmetlerinde parazit ve kesintiler konusunda uyarıda bulunmuştu; ancak bu uyarı, söz konusu olayların sorumlusunu tek başına ortaya koymuyor.
İran'ın uydu envanteri dış destekle büyüyor
DIA'nın aktardığına göre İran Savunma ve Silahlı Kuvvetler Lojistik Bakanlığı, 2024'te üç uyduyu alçak yörüngeye yerleştirdi. Görev, Simorgh roketi açısından önceki denemelerden farklı olarak başarıyla tamamlanan ilk uçuş niteliğini taşıdı.
Rusya'nın katkısı da ajansın değerlendirmesinde yer alıyor. DIA, 2022 ile 2024'te İran adına toplam iki uzaktan algılama uydusunun Rusya tarafından uzaya gönderildiğini bildiriyor; 2025 için de Rus desteğiyle gerçekleştirilen başka fırlatmalar aktarılıyor.
Pentagon'a iletilen başka bir raporda, İran'ın kara hedeflerini saptamakta kullanılabilecek Çin üretimi bir keşif uydusu edindiği öne sürülüyor. Bu satın alma iddiası, İran'ın kendi fırlatma programına ilişkin DIA verilerinden ayrı bir bildirime dayanıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca üç Çinli kuruluşa yaptırım uyguladığını açıklamıştı. Bakanlık, kararın gerekçesini İran'ın askeri operasyonlarına hizmet eden uydu görüntülerinin sağlanması olarak belirtmişti; bu gerekçe, Washington'ın kuruluşlara yönelik iddiası niteliğinde.
Hedefleme kapasitesi ile dayanıklılık ayrışıyor
Amerikalı yetkililerin dile getirdiği diğer kaygı, İran'ın uzaydan sağlanan bilgileri askeri hedeflere yönelik saldırıların isabetini artırmak için kullanması. Bu endişe, gerçekleşmiş saldırıların ne ölçüde uydu verisine dayandığını veya hangi tesislerin bu yöntemle vurulduğunu tek başına kanıtlamıyor.
ABD Uzay Kuvvetleri Merkez Komutanı Tuğgeneral Todd Benson, Mitchell Havacılık ve Uzay Gücü Enstitüsünün çevrim içi etkinliğinde uzay hizmetlerine erişimin yaygınlaşmasına dikkat çekmişti. Benson'ın değerlendirmesine göre, bu hizmetlere ulaşmak artık geçmişteki gibi yalnızca dünya güçlerinin sahip olduğu bir imkan değil.
DIA, İran'ın sivil programıyla askeri uzay çalışmalarını birlikte sürdürdüğünü bildiriyor. Ajansa göre Tahran, bu faaliyetleri ekonomik gelişme, askeri yenilenme ve ulusal prestij hedefleriyle ilişkilendirirken kendi yön bulma ve güdüm araçlarını elektronik müdahalelere karşı korumaya da odaklanıyor.
İran karıştırma kapasitesini korursa, Harrison'ın itirazı doğrultusunda Amerikan uydu üstünlüğü kesintisiz kullanım güvencesi anlamına gelmeyebilir. Tartışmanın belirleyici noktası, yalnızca fırlatılan uydu sayısı değil, İran'ın müdahale kapasitesinin sahadaki kapsamı ve Amerikan sistemlerinin buna dayanıklılığı olacak.
More stories
- Yakıt maliyetleri yükselirken Emirates'in kârı %66 düştü
- Avrupa hava sahasında bomba alarmı uçuşları yeniden aksattı
- Avrupa'da büyük panik: Bomba ihbarı savaş uçaklarını havalandırdı
- Arktik rotası Güney Kore gemilerine Avrupa'ya ulaşımda en az 10 gün kazandırıyor
- Muhalif liderler Netanyahu'ya karşı ortak masada buluştu
- Tinubu Nijerya'nın bütçe açığı için 7,7 milyar dolar dış borç istedi
- Protestolar İtalya’yı alarma geçirdi: Yaş sınırı indi, Milano sokaklarına 500 ek asker
- Merz: Türkiye'den gelen göç Almanya'yı zenginleştirdi
Son haberler
- Silivri'deki duruşmaya tanık ifadeleri damga vurdu: Belge yok, Sadece duyum
- Fon skandalında Ahmet Şık'a "Suskunluk anlaşması" teklifi iddiası
- Gazeteci Murat Ağırel için tahliye talebi: Gerekçe o fotoğraf
- DoorDash, 17 milyar dolarlık incelemede LinkedIn bağlarını kısıtladı
- Brent petrol toparlanırken çip hisseleri baskı altında kaldı
- Trump yönetimi 500 kanser koruma adımını geriletmekle suçlandı
- Radardan kaçışa 'WhatsApp' operasyonu

