Merz: Türkiye’den gelen göç Almanya’yı zenginleştirdi
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye’den gelen göç sayesinde Almanya’nın kültürel, ekonomik ve bilimsel açıdan daha zengin hale geldiğini söyledi

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türk göçü için düzenlenen 65. yıl buluşmasında yabancı düşmanlığının arttığını belirterek eşit aidiyet çağrısı yaptı.
Merz, Almanya'nın kalkınmasına katkı veren ilk kuşağın ardından çocuklarının ve torunlarının da dışarıdan gelen kişiler gibi görülebildiğini söyledi. Entegrasyonun, insanların toplumda kabul görme ve aynı fırsatlara ulaşma beklentilerinden ayrı ele alınmaması gerektiğini vurguladı.
Alman hükümetinin, iki ülkenin iş gücü anlaşmasının yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği etkinlikte konuşan Merz, göçün geçmişini hem başarılar hem ayrımcılık üzerinden değerlendirdi. Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan ise aynı buluşmada ilişkilerin geleceği açısından vize serbestisine ilişkin ilerleme beklentisini dile getirdi.
Merz, aidiyeti ayrımcılıkla birlikte ele aldı
Merz, yabancılara yönelik korkunun ideolojik hedefler doğrultusunda kullanıldığını savundu. Eleştirdiği “Geri göç” söylemini, Türklerin de katkısıyla oluşan modern Almanya'yı hedef alan bir yaklaşım olarak niteledi.
Başbakan, insanların toplumsal değerinin kökenlerine göre belirlenmemesi gerektiğini söyledi. Beklentisini, “Ülkemizde herkes, ten rengi veya ebeveynlerinin kökeni ne olursa olsun, değer görmelidir.” sözleriyle ifade etti.
Merz, bu mesajını Almanya'daki ırkçı şiddetin geçmişine yaptığı göndermelerle destekledi. Mölln ve Solingen saldırılarını, Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresinin cinayetlerini ve Hanau saldırısını hatırlattı.
NSU'nun öldürdüğü kişilerden sekizinin Türk kökenli olduğunu belirten Merz, yabancı düşmanlığını özgür toplum açısından tehdit olarak tanımladı. Toplumsal kazanımların korunmasının kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini, bunların kararlılıkla savunulması gerektiğini söyledi.
Geçici çalışma planından kalıcı yaşama
Merz'in aktardığı tarihsel çerçeveye göre, Almanya'ya çalışmaya gelenlerin başlangıçtaki beklentisi iki yılın ardından ülkelerine dönmekti. Ancak 1961–1973 döneminde gelen işçilerin yaklaşık yarısı Türkiye'ye dönerken kalanlar Almanya'da yaşamını sürdürdü.
Başbakan, ilk kuşağın çalışma hayatı dışındaki imkanlarının sınırlı olduğunu anlattı. Sanayi işletmelerine yakın barınma alanlarında, birden fazla kişinin paylaştığı odalarda ve ortak kullanım alanlarıyla yaşadıklarını; bazı yerlerde hareket kısıtlamalarıyla karşılaştıklarını belirtti.
Merz'e göre, zamanla ailelerin de gelmesi ve kent merkezlerine yerleşilmesi, geçici çalışma amacıyla başlayan göçü kalıcı bir toplumsal ilişkiye dönüştürdü. Başbakan, ilk kuşağın emeğini özellikle Ruhr Bölgesi'nin gelişimi ve Almanya'nın bugünkü refahının oluşumu açısından değerlendirdi.
Ekonomik katkının yanında kültürel dönüşümü de vurgulayan Merz; Aras Ören, Deniz Utlu, Fatih Akın, İlkay Gündoğan, Uğur Şahin ve Özlem Türeci'yi başarı örnekleri olarak andı. Özcan Mutlu'nun anlaşmanın 60. yılı için beş yıl önce yayımladığı kitabı da önerdi.
Turan, vize serbestisine destek bekliyor
Büyükelçi Turan, ilişkilerin geçmişini karşılıklı bağlılık üzerinden ele alarak görüş ayrılıklarının iş birliğini ortadan kaldırmadığını söyledi. İki ülkenin zor dönemlerde ortak anlayışla hareket edebildiğini ve anlaşmazlıkları birlikte aşabildiğini belirtti.
Turan, Sirkeci'den başlayan işçi yolculuklarının zaman içinde iki toplumun yaşamına yerleştiğini anlattı. Başlangıçta çalışmak üzere gelenlerin sonraki kuşaklarının siyaset, iş dünyası, kültür, spor ve eğitimde etkili konumlara ulaştığını söyledi.
Büyükelçi, uluslararası krizler ve belirsizlikler karşısında Türkiye ile Almanya arasındaki temasların ilerlemesine önem verdiklerini belirtti. Türkiye Cumhurbaşkanı ile Almanya Başbakanı arasındaki diyaloğun, ilişkileri geliştirme çabalarına katkı sağladığını ifade etti.
Turan'ın somut ilerleme beklediği başlıkların başında vize serbestisi yer aldı. İnsanlar arasındaki bağların ve ekonomik ilişkilerin potansiyelinden daha fazla yararlanılması için bu alanda adım atılmasını önemli gördüklerini söyledi.
Büyükelçi, özellikle Avrupa Birliği kapsamındaki süreçlerde Almanya'nın desteğinin sürmesini beklediklerini belirtti. Ancak aktarılan konuşmalarda vize serbestisine ilişkin yeni bir karar veya uygulama takvimi açıklanmadı; bu başlık Turan'ın dile getirdiği diplomatik beklenti olarak kaldı.
More stories
- Protestolar İtalya’yı alarma geçirdi: Yaş sınırı indi, Milano sokaklarına 500 ek asker
- AB'den Libya'ya "Deniz yetki alanları" tepkisi
- İsrail Başbakanı Netanyahu yeni güvenlik haritasını tanıttı
- Enerji krizine karşı körfez hamlesi: Macron 295 bin tonluk yakıt tedariki için anlaştı
- Özbekistan turist sayısındaki %37 artış sonrası yatırım arıyor
- ABD'de ara seçimler yaklaşıyor: Kamuoyu anketlerinde son durum ne?
- İran, olası saldırıda Avrupa'daki üsleri işaret etti
- Fransa'da şiddet tırmanıyor: Başbakan sokağa çıkma yasağı ve OHAL sinyali verdi
Son haberler
- Anthony Taylor MHK Başkanı oldu
- RAMS İnşaat'tan sel iddialarına yanıt: İstinat duvarında çökme veya kayma bulunmuyor
- YENİ Parti'den Murat Kurum'a Yanıt: İstanbullular senin notunu son yerel seçimde verdi
- Gazeteci İsmail Arı hakkında gözaltı kararı: Emniyete götürüldü
- Tanju Özcan’a 7 yıl 3 ay 15 gün hapis
- "Avrupa'nın çöpü Türkiye'de" paylaşımlarına İletişim Başkanlığı'ndan yalanlama
- Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e Ayazağa yanıtı
- Fenerbahçe 90.dakikada yıkıldı: Slavia Prag deplasmanında 2-2'lik beraberlik

