İçeriğe geç
Gündem

YENİ Parti’den Murat Kurum’a Yanıt: İstanbullular senin notunu son yerel seçimde verdi

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Bakan Kurum’un Özgür Özel’e yönelik sözlerine sert cevap verdi.

Atlas Newsdesk
YENİ Parti'den Murat Kurum'a Yanıt: İstanbullular senin notunu son yerel seçimde verdi

Zeynel Emre, Ayazağa projesinin çevre onayı ve ruhsatı konusunda Murat Kurum'u eleştirdi; Kurum ise belediyelerin rolüne işaret etmişti.

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, sosyal medya açıklamasında Bakanlığın projeye ilişkin kararlarını tartışmanın merkezine yerleştirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise daha önce YENİ Parti Lideri Özgür Özel'e verdiği yanıtta belediyelerin onaylarını ve projedeki mali payını gündeme getirmişti.

Tarafların açıklamaları, aynı projenin farklı idari aşamalarına dayanıyor. Emre çevresel değerlendirme ve yapı ruhsatından kimin sorumlu olduğunu sorgularken, Kurum belediyelerin proje başlangıcındaki kararlarıyla Bakanlığın sonradan üstlendiğini söylediği rol arasında ayrım yapıyor.

Emre çevre onayını ve ruhsatı sorguluyor

Emre, Ayazağa'da selden etkilendiğini belirttiği bir dere yatağındaki proje için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararının Bakanlık tarafından verildiğini ileri sürdü. Bu kararı hukuka aykırı olarak nitelendiren Emre'nin açıklamasında, iddiasını destekleyen bir yargı kararı ya da karar belgesine ilişkin ayrıntı yer almadı.

Ruhsat aşaması da Emre'nin eleştirisinin ikinci bölümünü oluşturdu. Emre, ilçe belediyesinin ruhsat vermemesi üzerine Bakanlığın devreye girdiğini ve inşaat ruhsatını düzenlediğini savundu; böylece hem çevresel onay hem de yapım izni bakımından sorumluluğun Bakanlıkta olduğunu iddia etti.

Emre, açıklamasını Kurum'un son yerel seçimde aldığı sonuca gönderme yaparak tamamladı. Ancak paylaşımında seçim sonucuna ilişkin sayı vermedi; eleştirisinin somut idari dayanakları olarak çevre onayıyla ruhsat işlemlerini gösterdi.

Kurum belediyelerin proje payını öne çıkarıyor

Kurum'un önceki açıklamasına göre proje, Sarıyer Belediyesi tarafından sunulan teklifin ardından 2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) onayı aldı. Bakan, Özel'in dereye imar izni verildiği yönündeki eleştirisine karşı bu süreci belediyelerin projedeki rolünün dayanağı olarak gösterdi.

Kurum, İBB'nin projede 1,1 milyar TL tutarında satış bedeli ve 4.004 metrekarelik inşaat alanı payı bulunduğunu söyledi. Bu iki unsuru belediyenin doğrudan ortaklığı olarak nitelendirdi; açıklamada satış bedelinin tahsil edilip edilmediği veya alan payının hangi sözleşmeye dayandığı belirtilmedi.

Bakan, Bakanlığın müdahalesini ise proje kapsamındaki 950 hak sahibinin durumuyla açıkladı. Sarıyer Belediyesi'nin ruhsat işlemlerini uzattığını ve hak sahiplerinin bu nedenle mağdur olduğunu ileri sürerek Bakanlığın sürece yalnızca bu sorunu gidermek amacıyla katıldığını savundu.

Kurum ayrıca derenin ıslah edilmesi ve dere üzerindeki yapıların kaldırılması görevlerinin belediyelere ait olduğunu söyledi. Böylece kendi açıklamasında ruhsat süreciyle dereye ilişkin çalışmaların sorumluluğunu ayrı başlıklar olarak ele aldı; bu görev dağılımına ilişkin mevzuat veya idari belge paylaşılmadı.

İzin belgeleri sorumluluk tartışmasının merkezinde

İki açıklama, Bakanlığın ruhsat aşamasında sürece katıldığı noktasında benzer bir anlatım içeriyor; ancak bu katılımın gerekçesi ve sorumluluk bakımından anlamı konusunda ayrışıyor. Emre bunu Bakanlığın karar yetkisinin göstergesi sayarken, Kurum hak sahiplerinin sorununu çözmeye yönelik bir müdahale olarak sunuyor.

Projenin belediye onayı almış olmasıyla çevresel değerlendirme ve ruhsat işlemleri, açıklamalarda birbirinin yerine kullanılan kanıtlar değil, farklı iddiaların dayanakları olarak öne çıkıyor. Paylaşılan bilgilerde projenin adı, yüklenicisi, ÇED kararının tarihi ve ruhsatın düzenlenme tarihi bulunmadığı için işlemlerin bütün sırasını belirlemek mümkün değil.

Tartışmanın somutlaşması açısından ÇED kararı, ruhsat kayıtları ve belediyelerin proje kararları belirleyici belgeler arasında yer alıyor. Bu belgeler kamuoyuna sunulursa kurumların hangi aşamada hangi işlemi yaptığı karşılaştırılabilir; mevcut açıklamalar ise hukuki sorumluluk konusunda tek başına kesin bir sonuç vermiyor.

More stories

Son haberler