RAMS İnşaat’tan sel iddialarına yanıt: İstinat duvarında çökme veya kayma bulunmuyor
İstanbul’da etkili olan sel felaketinin ardından RAMS Türkiye İnşaatlar Koordinatörü Tolga Metin Asutay, Sarıyer’in Ayazağa Mahallesi’nde yapımı süren RAMS…

RAMS Türkiye, Ayazağa'daki selin ardından 3 bin konutluk dönüşüm projesinde inşaatın sürdüğünü ve istinat duvarlarında hareket belirlenmediğini açıkladı.
Sarıyer'de yürütülen RAMS Park House Maslak projesine ilişkin açıklamayı, RAMS Türkiye İnşaatlar Koordinatörü Tolga Metin Asutay yaptı. Asutay, şantiyede biriken suyun uzaklaştırıldığını ve kazı faaliyetlerinin devam ettiğini belirtti.
Şirketin açıklamasında, mevcut şantiye koşulları ile tamamlanacak binaların taşkına karşı korunması birlikte ele alınıyor. Asutay, istinat sisteminin ölçümlerine ve bina girişlerinin yüksekliğine dayanarak projenin güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu; ancak açıklamaya ölçüm tabloları veya bağımsız bir teknik inceleme raporu eşlik etmiyor.
İstinat duvarları için ölçüm açıklaması
Asutay'ın aktardığına göre, selden önce istinat duvarları sabahları ve akşamları kontrol ediliyordu. Taşkını izleyen kontrollerde elde edilen değerlerin önceki kayıtlarla karşılaştırıldığını belirten Asutay, incelenen noktalarda bir santimetrelik yer değiştirme dahi saptanmadığını söyledi.
İstinat sisteminde yaklaşık 540 adet fore kazık bulunduğunu bildiren Asutay, bu yapının çevredeki zeminin kaymasını önlediğini savundu. Bu değerlendirme şirket yetkilisine ait; duvarın performansına ilişkin bağımsız bir mühendislik görüşü sunulmuyor.
Asutay ayrıca İSKİ görevlilerinin sahayı ziyaret ederek inceleme yaptığını aktardı ve şirket olarak sorun belirlemediklerini söyledi. Bununla birlikte, İSKİ'nin kendi değerlendirmesi, incelemenin kapsamı veya yazılı sonucu açıklamada yer almıyor; dolayısıyla şirketin beyanı kurumsal bir güvenlik onayı olarak okunmamalı.
Yamaç suyu ve bina kotları
Şantiyeye giren suyun kaynağı konusunda Asutay, derede taşma olduğunu kabul ederken suyun ağırlıklı bölümünün yamaç yönünden geldiğini belirtti. Projenin dere yatağında bulunmadığını, yamaç üzerinde konumlandığını söyleyen Asutay, sahadaki suyun tahliye edildiğini aktardı.
Binaların giriş seviyelerinin belirlenmesinde İSKİ tarafından iletilen, geçmiş 100 yılı kapsayan yağış kayıtlarının kullanıldığını açıklayan Asutay, girişlerin gözlenen su düzeyinden yüksekte kaldığını söyledi. Ancak girişlerle su seviyesi arasındaki mesafe, kullanılan taşkın hesabı ve yağış kayıtlarının tarih aralığı paylaşılmadı.
Asutay'ın verdiği bilgiye göre, saha zemininin yaklaşık %90'lık bölümü kaya niteliğinde. Kazılan alanlarda su toplanmasını çalışmalar sırasında karşılaşılabilen bir durum olarak değerlendiren Asutay, drenaj ve deşarj düzenlemelerinin proje hazırlığında dikkate alındığını belirtti.
Bu açıklamalar, istinat duvarının hareketi ile suyun sahadan uzaklaştırılmasını ayrı teknik başlıklar olarak ortaya koyuyor. Sunulan bilgiler, gelecekteki bir yağışta suyun hangi hızla tahliye edilebileceğini veya altyapının hangi debiye göre tasarlandığını göstermiyor.
Hak sahiplerinin geçmiş taşkın anlatımı
Projenin konut kapasitesini 3 bin olarak açıklayan Asutay, yaklaşık 12 bin kişinin yaşayabileceği bir yerleşim hedeflediklerini söyledi. Şirketin planında konutların yanı sıra altyapı, sosyal tesisler ve ortak kullanım alanları bulunuyor; bu kapasite mevcut nüfusu değil, proje hedefini ifade ediyor.
Hak sahiplerinden Mehmet Kazdal, yaklaşık 40 yıldır mahallede yaşadığını ve dönüşümden önce de taşkınlarla karşılaştıklarını anlattı. Kazdal'ın aktarımına göre, 2023'teki yağış sırasında yaklaşık 35 gecekondunun bulunduğu alandaki insanların çıkarılması için iş makineleri kullanıldı.
Bir diğer hak sahibi Mustafa Kaygın ise dönüşüm için 16 yıldır çaba gösterdiklerini belirterek dere çevresindeki yaklaşık 35–40 gecekondunun kaldırıldığını söyledi. Kaygın, dönüşüm yapılmamış olsaydı daha ağır sonuçlarla karşılaşılabileceğini savundu; bu, gerçekleşmiş bir olayın tespiti değil, hak sahibinin olası sonuçlara ilişkin değerlendirmesi.
İki hak sahibinin anlatımları, bölgedeki taşkın geçmişine ilişkin yerel tanıklık sağlıyor, ancak mevcut projenin mühendislik güvenliğini bağımsız olarak doğrulamıyor. Geçmişteki olayların resmi kayıtları ve son selin tarihi de verilen bilgiler arasında bulunmuyor.
Benzer bir taşkında giriş seviyeleri suyun üzerinde kalır ve tahliye sistemi yeterli çalışırsa, binalara su ulaşması riski sınırlanabilir; farklı bir su seviyesi veya tahliye yetersizliği ise ayrı bir değerlendirme gerektirir. Şirketin güvenlik beyanlarının kapsamını netleştirmek için ölçüm kayıtları, taşkın hesabı ve İSKİ incelemesinin sonucu önem taşıyor; açıklamada tamamlanma ya da teslim takvimi verilmiyor.
More stories
- YENİ Parti'den Murat Kurum'a Yanıt: İstanbullular senin notunu son yerel seçimde verdi
- Gazeteci İsmail Arı hakkında gözaltı kararı: Emniyete götürüldü
- Tanju Özcan’a 7 yıl 3 ay 15 gün hapis
- "Avrupa'nın çöpü Türkiye'de" paylaşımlarına İletişim Başkanlığı'ndan yalanlama
- Bakan Kurum'dan Özgür Özel'e Ayazağa yanıtı
- Tiran'da hükümet karşıtı gösteriler: Polisin müdahalesinde Türk yapımı TOMA'lar görüldü
- Coğrafi verilerin ticari kullanımına yeni düzenleme: Resmi Gazete'de yayımlandı
- AİHM hak ihlali kararı vermişti: Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebi reddedildi

