İçeriğe geç
Dış Politika

Fransa’da şiddet tırmanıyor: Başbakan sokağa çıkma yasağı ve OHAL sinyali verdi

Başbakan Sébastien Lecornu, bazı kentlerde kısmi sokağa çıkma yasağı uygulanmasını isterken İçişleri Bakanı Laurent Nunez, polisin bazı bölgelerde kontrolü…

Atlas Newsdesk
Fransa'da şiddet tırmanıyor: Başbakan sokağa çıkma yasağı ve OHAL sinyali verdi

Fransa'da Başbakan Sébastien Lecornu, protestolardaki şiddetin ardından sokağa çıkma yasaklarını savundu, olağanüstü hali de dışlamadı.

Lecornu, pazartesi yapılan acil hükümet toplantısını izleyen açıklamasında, olayların yoğunlaştığı kentler için bölgesel yöneticilerden gece hareketliliğini sınırlayan tedbirler istedi. Başbakan, hafta sonundaki yağma olaylarından sonra işletmelerin korunmasını bu talebin gerekçesi olarak gösterdi.

Açıklama, ülke çapında olağanüstü hal ilan edildiği anlamına gelmiyor. Lecornu, mevcut durumda yerel sokağa çıkma kısıtlamalarını tercih ettiğini belirtirken daha kapsamlı güvenlik tedbirlerini gerektiğinde kullanabileceklerini söyledi.

İşletmelerde hasar hesabı henüz tamamlanmadı

Fransa Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanı Alain Di Crescenzo'nun verdiği bilgiye göre, pazar akşamı saat 20.00'deki tespitler zarar gören işletmelerin sayısını 1.500 olarak gösteriyordu. Di Crescenzo, bazı kentlerdeki incelemelerin bu toplama henüz yansımadığını belirtti.

Di Crescenzo, eksik bölgelerin eklenmesiyle ilk sayının en az yüzde on ile yüzde yirmi arasında yükseleceğini öngördü. Ayrıca saldırıya uğrayan işletmelerin toplamının 2.000'i geçmesini beklediğini söyledi; bu rakam tamamlanmış bir sayımın sonucu değil, kendisinin tahminiydi.

Maddi kayıpların yüz milyonlarca euro düzeyine ulaşacağı değerlendirmesi de Di Crescenzo'ya ait. İşletmelerin zararına ilişkin bu öngörü ile o ana kadar kayda geçirilen iş yeri sayısını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Di Crescenzo, pazar gecesinde de Paris, Marsilya, Lyon ve Nantes'ta şiddetin sürdüğünü bildirdi. Bu açıklama, hasar tespitinin devam eden olaylarla aynı zamanda yürütüldüğünü gösteriyor; işletmelerin kapanma süreleri veya çalışanlara etkisi konusunda ise açıklanmış bir veri bulunmuyor.

Okullardan başlayan eylemler genişledi

Gösterilerin başlangıcında, eylül ayının ortalarında Paris'teki öğrencilerin okul koşullarına yönelik itirazları vardı. Öğrenciler, binaların fiziksel yetersizliklerine ve öğretmen açığına karşı sokağa çıkmıştı.

Eylemler başka kentlere yayılırken öğretmenler, emekliler ve sendikalar da katılımcılar arasına girdi. Eğitim alanındaki taleplerin yanına hayat pahalılığına yönelik tepkiler eklendi; böylece protestoların gündemi okullardaki sorunlarla sınırlı kalmadı.

Cumartesi ülke genelindeki katılımın 500.000 kişiyi geçtiği bildirildi, ancak bu hesabı yapan kurum belirtilmedi. Gösterilerin çoğu barışçıl biçimde gerçekleşirken bazı kentlerde yağma ve şiddet görüldü; olayları bütün katılımcılara mal edecek bir bilgi bulunmuyor.

Bu ayrım, hükümetin karşı karşıya bulunduğu iki farklı dosyayı belirginleştiriyor: güvenliğin sağlanması ve protestocuların eğitim ile geçim koşullarına ilişkin talepleri. Lecornu'nun toplantı sonrası açıklamasında öne çıkardığı tedbirler, doğrudan kamu düzeni ve işletmelerin korunmasına yönelikti.

Güvenlik tercihleri siyasi baskıyla kesişiyor

İçişleri Bakanı Laurent Nunez, kimi kentlerde güvenlik güçlerinin gösteriler üzerindeki denetimi yitirdiğini kabul etti. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise şiddeti kınayarak protestolara müdahalede farklı güvenlik yöntemleri geliştirilmesini istedi.

Lecornu, olaylara müdahale eden polisleri savundu ve olağanüstü halin uygulama bakımından ağır bir araç olduğunu vurguladı. Böylece başbakan, bu seçeneği gündemde tutmakla birlikte mevcut koşullarda yerel yasakların daha uygun olduğu görüşünü ortaya koydu.

Siyasi tartışma, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde ve parlamentoda üç blok arasındaki bölünmenin karar almayı zorlaştırdığı bir dönemde yaşanıyor. Eski başbakan Édouard Philippe, kamu düzeninin sağlanması için somut adımlar gerektiğini söyledi.

Yerel yasaklar uygulanırsa, hükümetin işletmeleri koruma hedefi ile kısıtlamaların gündelik faaliyetlere etkisi birlikte önem kazanacak. Olayların sürmesi halinde ise Lecornu'nun açık bıraktığı olağanüstü hal seçeneği yeniden gündeme gelebilir; başbakan bu karar için bir tarih vermedi.

Uygulamanın kapsamını belirleyecek ayrıntılar, hangi kentlerin kapsanacağı, yasakların saatleri ve ne kadar süreceği olacak. Hasar sayımının tamamlanması da ticari kaybın boyutunu netleştirecek; eğitim ve geçim taleplerine verilecek yanıt ise güvenlik tedbirlerinden ayrı bir hükümet gündemi olarak duruyor.

More stories

Son haberler