Atlas Özel Dosya: Elon Musk xAI’ı yeniden kurarken “Türk faktörü” — Barış Akış’ın yükselişi

Selin Özalp ·

Atlas Özel Dosya: Elon Musk xAI’ı yeniden kurarken “Türk faktörü” — Barış Akış’ın yükselişi

Kriz masası: Kurucu göçü, “yanlış kurduk” itirafı ve geri çağırma operasyonu

Elon Musk, yapay zekâ şirketi xAI’da alışıldık “sert reset” düğmesine bir kez daha bastı. Bu seferki fark: Resetin bahanesi sadece teknoloji değil, insan. Son haftalarda xAI’dan art arda kopan kurucu/üst düzey ayrılıkları ve içerideki yeniden yapılanma, Musk’ı “xAI ilk sefer doğru kurulmadı” noktasına getirdi. Musk’ın kendi ifadesiyle şirket “temelden yeniden inşa ediliyor”; Tesla’nın ilk yıllarına atıf yaparak bunun daha önce de yaşandığını söyledi.

Bu itirafın hemen ardından gelen hamle alışılmadık ama Musk’a özgü: geçmişte elenen adaylara geri dönmek. Musk, X’te yaptığı paylaşımda geçmiş yıllarda xAI’da “teklif ya da mülakat bile” alamamış pek çok yetenekli kişi olduğunu kabul ederken, “özür” diledi ve en kritik cümleyi ekledi: işe alım sürecinin arşivini, xAI’daki “talent engineering” (yetenek mühendisliği) ekibinde çalışan Barış Akış’la birlikte tarayıp, umut vadeden adaylara yeniden ulaşacak.

Bu, klasik bir “HR iyileştirmesi” değil. Bir yapay zekâ laboratuvarının, kurucu ekip erirken yeniden ölçeklenmek için eski aday havuzunu yeniden açması; üstelik bunu kamuya açık bir özürle yapması, xAI’ın içinde bulunduğu baskının seviyesini gösteriyor. Aynı günlerde The Verge, son ayrılık dalgasının şirketi “catch-up phase”e (rakiplerin peşinden koşma evresi) sıkışmış gören çalışanların hayal kırıklıklarıyla da ilişkilendirildiğini; güvenlik ve ürün öncelikleri üzerinden gerilimler yaşandığını aktardı.

Bu arada Musk’ın “şirketleri tek çatı” stratejisi de tabloyu büyütüyor. Mart 2025’te xAI, sosyal medya platformu X’i (eski adıyla Twitter) tamamen hisse karşılığı bir anlaşmayla satın aldı; Musk bu birleşmenin veri, model, hesaplama gücü, dağıtım ve yeteneği “resmen birleştireceğini” duyurdu. Şubat 2026’da ise Wall Street Journal’a göre xAI, SpaceX’e entegre edildi ve anlaşma xAI’ı 250 milyar dolar seviyesinde değerledi. Sonuç: Yapay zekâ, sosyal medya ve uzayın aynı kurumsal “hidra”ya bağlandığı bir Musk ekosistemi.

Bu ekosistemde şimdi sahneye çıkan “Türk faktörü”: Barış Akış. Barış Akış kim: İstanbul’dan Stanford’a, “insan sermayesi” takıntısıyla kurulan kariyer

Barış Akış’ı xAI hikâyesine ilginç kılan şey, klasik “Türk mühendis, Silikon Vadisi’nde yüksek pozisyon” anlatısından farklı bir yerde durması. Akış, Human Capital’in kurucu ortağı ve başkanı. Human Capital kendisini çok aşamalı (multi-stage) bir girişim sermayesi firması olarak konumluyor; kurucularla birlikte “olağanüstü şirketler” inşa etmek için ekip kurma tarafına da ağırlık veren bir model anlatıyor.

Akış’ın TechCrunch’taki biyografisi, Human Capital’in aynı anda bir yatırım firması ve mühendis yetenek ajansı gibi çalıştığını; 250 milyon doların üzerinde varlık yönettiğini ve 5.000 üyeli bir mühendis ağına dayandığını vurguluyor. Ayrıca Human Capital’in Brex, Livongo, Snowflake, Anduril ve Wildlife Studios gibi 1 milyar dolar üzeri değerlemeye ulaşmış şirketlere erken dönemde yatırım yaptığı; bazı unicorn’larda 50 kişi altındayken mühendis yerleştirmeleri yaptığı belirtiliyor.

Akış’ın kariyerini “xAI’a transfer edilebilir” yapan asıl ayrıntı burada: TechCrunch biyografisine göre üniversitedeyken bir web geliştirme otomasyon işi kurup sattı; asıl olarak ise mezuniyet sonrası planlarında 500’den fazla yazılım mühendisi akranına bire bir rehberlik ederek Human Capital’in temel fikrini şekillendirdi. Yani Akış’ın uzmanlığı, model mimarisi kadar “doğru insanı bulma ve tutma” üzerine kurulu.

Bu profilin altını kalınlaştıran bir başka kanıt: Human Capital’in portföy ve “talent engagements” listesinde, xAI da açıkça görünüyor. Üstelik listede SpaceX de var. Bu, Akış’ın Musk ekosistemiyle “sonradan tanışan dış danışman” olmaktan ziyade, uzun süredir aynı ağlar içinde dolaşan bir isim olabileceğine işaret ediyor (bu nokta bir çıkarım; ilişkinin kapsamı ve zamanlaması kamuya açık şekilde detaylandırılmadığı için sınırlarını kesin çizmek zor).

Akış’ın eğitim ve kampüs izi de net: Stanford Üniversitesi’nin CS229 Machine Learning final proje listesinde “Baris Akis” adı, 2014 sonbahar döneminde bir proje çalışmasında yer alıyor. Stanford Türk Öğrenci Birliği (Turkish Student Association) yürütme kurulu sayfasında ise Akış’ın 2014-2015 döneminde “Outreach Director” olarak listelendiği görülüyor.

Türkiye tarafında daha az bilinen ama “hikâye değeri” yüksek bir detay: Akış’ın adına açılmış YouTube videosu kaydında, Genç Öngörü Derneği’nin düzenlediği “Model Birleşmiş Milletler Türkiye Konferansı” (MBMTR) kapsamında 27-29 Eylül 2014’te (Kadir Has Üniversitesi, İstanbul) kapanış konuşması yaptığı bilgisi yer alıyor. Aynı dönemi anlatan bir başka sayfa, Genç Öngörü Derneği’ni “lise çağındaki yedi genç tarafından” kurulmuş; akranlarına kendilerini geliştirebilecekleri fırsatlar sunmayı amaçlayan, politik/kâr amacı gütmeyen bir çocuk derneği olarak tanımlıyor. Bu bağlam, Akış’ın daha lise çağında “kamu konuşması/organizasyon” tarafında bir sahne tecrübesi olduğuna dair güçlü bir arka plan sunuyor.

Kendi anlatısında sosyal etki boyutu da var: Bir podcast/video röportajının özetinde Akış’ın Stanford’dayken bir web-otomasyon işi kurup sattığı; Stanford Social Entrepreneurial Students’ Association (SENSA) adlı öğrenci oluşumunu kurduğu/yönettiği; ayrıca Birleşmiş Milletler’le ortak bir ulusal sivil girişim üzerinden lise öğrencilerine profesyonel ve iletişim becerileri kazandırmayı hedefleyen bir yapı kurduğu ifade ediliyor. (SENSA’nın Stanford Entrepreneurship Network’te sosyal girişim ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir öğrenci grubu olarak listelendiği görülüyor. )

Özetle: İstanbul’da büyüyüp Stanford’a uzanan bir çizgide, “insan sermayesi”ni bir ürün gibi tasarlayan bir kurucu. Musk’ın xAI’da yaşadığı “kurucu erozyonu” problemine tam da bu yüzden uygun.

Washington defteri: DOGE, vatandaşlık duvarı ve “resmî” dahil olamama meselesi

Akış’ın hikâyesine son iki yılda eklenen katman, onu Türkiye kamuoyunda manşet yapılabilir hâle getirdi: Washington.

Trump döneminde kurulan Department of Government Efficiency (DOGE) girişimi; federal teknolojiyi modernize etmeyi, bürokrasiyi azaltmayı ve kamu harcamalarında tasarrufu hedefleyen bir yapılanma olarak tarif edildi. Bu girişim aynı zamanda şeffaflık, yetki alanı ve “devlet içinde teknoloji ekibi” tartışmaları nedeniyle ABD’de yoğun eleştiriler ve incelemelerle de anıldı.

Akış bu bağlamda, Washington kulislerinde Musk’a yakın bir isim olarak geçti; fakat kritik bir fren noktası var: The Independent’ın The Atlantic kaynaklı haberine göre Musk, Türk doğumlu ve green card sahibi olduğu belirtilen Akış’ı DOGE’da görevlendirmek istedi; ancak “kesin bir hayır” yanıtı aldı. Haberde, ABD’de federal hükümette çalışmanın genellikle vatandaş olmayanlara kapalı olduğu hatırlatılıyor. WIRED da benzer şekilde, Akış’ın Türk vatandaşı olması nedeniyle Trump yönetimine “resmen” katılmasının engellendiğini; buna karşın erken dönemde DOGE’a insan kazandırma süreçlerinde adı geçtiğini aktarıyor.

Bu “vatandaşlık duvarı” detayı, Akış’ı Türkiye’deki diaspora tartışmalarının merkezine oturtabilecek türden: Silikon Vadisi’nde kurucu/VC kimliğiyle sınırsız hareket eden bir Türk; Washington’da ise kimlik statüsü nedeniyle resmî kapıdan içeri giremiyor. Ama aynı kişi, bugün Musk’ın özel sektör cephesinde xAI’ın yeniden yapılandırma masasında oturuyor.

xAI’da yeniden yapılanma: “Reddedilenler” arşivi, yeni organizasyon şeması ve Barış Akış’ın rolü

Musk’ın xAI hamlesinin en çarpıcı yanı şu: krizi çözmek için “önce insan, sonra model” diyor. Bunun somut karşılığı, reddedilen adaylara geri dönmek.

Business Insider’ın aktardığına göre Musk, geçmişte xAI’da teklif/mülakat alamamış “pek çok yetenekli” kişi olduğunu kabul ederek özür diledi; kendisinin ve Barış Akış’ın şirketin “mülakat geçmişini” tarayıp umut vadeden adaylara yeniden ulaşacağını söyledi. Aynı haberde Akış’ın xAI’da “talent engineering team” içinde çalıştığı belirtiliyor. Buradaki mesaj net: Musk, xAI’daki teknik borcu (özellikle kodlama araçları) kapatmak için sadece yeni ürün liderleri değil, işe alım makinesini de yeniden tasarlamak istiyor.

Teknik eksen ise saklanmıyor. Musk, bir etkinlikte “Grok’un kodlamada şu an geride olduğunu” söyledi; rakipleri geçmek için yapılması gerekenleri bir “coding all-hands” toplantısında gözden geçirdiğini belirtti. Bu vurgu kritik; çünkü xAI rekabetinin “chatbot şakaları”ndan çıkıp, kurumsal dünyada asıl para yazan alana—yazılım geliştirmeyi otomatikleştiren araçlara—kaydığını kabul ediyor.

İçerideki organizasyonun da yeniden çizildiği anlaşılıyor. The Verge, Musk’ın kaydettiği bir iç toplantı videosunu paylaşarak xAI’ın dört ana alana ayrılacağını aktardı: Grok (ana model/voice), Coding, Imagine (görüntü/video) ve Macrohard (dijital emek/şirket emülasyonu hedefi). TechCrunch ise Musk’ın ayrılıkları “problem” değil “gerekli yeniden organizasyon” gibi çerçevelemeye çalıştığını; aynı zamanda agresif işe alım söylemini sürdürdüğünü yazdı.

Bu aşamada Barış Akış’ın değeri, sadece “Türk” olması değil; tam olarak Human Capital’in uzman olduğu şeye denk düşmesi: yeteneği bulmak, ikna etmek, yerleştirmek. Human Capital’in listesinde xAI ile “talent engagements” bulunduğunun açıkça yazılması da (kurumsal ilişki düzeyini açıklamasa bile) bu köprünün tesadüfi olmadığını gösteriyor.

Dışarıdan bakıldığında bu, Musk’ın klasik yönetim refleksiyle de uyumlu: “Ürünü kurtarmak için önce ekibi kurtar, ekibi kurtarmak için önce doğru işe alımı kur.” xAI’ın “reddedilenler yığınına” geri dönüşü, Silikon Vadisi’nde nadir görülen bir tevazu anı gibi dursa da, aynı zamanda panik butonu: kurucu kadro erirken, ölçeklenme için yeni kan şart.

Enerji, veri ve tepki: Colossus’un iştahı büyürken xAI’ın toplumsal maliyeti

xAI hikâyesini yalnızca yönetim ve yetenek rekabeti üzerinden okumak eksik kalır. Çünkü Musk’ın yapay zekâ iddiasının kalbinde GPU, elektrik ve veri merkezi var.

xAI’ın kendi sitesinde “Memphis, Colossus adlı süper bilgisayarın evi” olarak sunuluyor; bu altyapının Grok’a güç verdiği ve 2026’ya kadar 1 milyon GPU hedeflendiği belirtiliyor. Greater Memphis Chamber’ın 2024 tarihli açıklaması da Colossus’un “1 milyon+ GPU” ölçeğine genişleyeceğini duyurmuştu.

Ancak ölçek büyüdükçe direnç de büyüyor. The Guardian, Mississippi’deki “Colossus 2” veri merkezi için 41 metan gaz türbini çalıştırma izni verilmesini; çevre ve halk sağlığı endişeleriyle yükselen muhalefeti ve NAACP’nin tepkisini haberleştirdi. Bu haber, xAI’ın sadece “AI yarışı”nda değil, enerji/çevre siyaseti içinde de tartışmalı bir aktör hâline geldiğini gösteriyor.

Türkiye açısından bu bölüm, “bizim insanımız Musk’a işe alım yapıyor” gurur anlatısından daha zor bir soruya açılıyor: Küresel teknoloji sahnesinde yükselmek, yalnızca bireysel başarı değil; aynı zamanda devasa altyapıların toplumsal maliyetiyle de ilişkilenen bir güç pozisyonu.

Türkiye’ye bakan yüz: Diaspora ağları, “Türkçe konuşan” bir güç noktası ve riskler

Barış Akış’ın xAI’daki rolü, Türkiye’de teknoloji girişimciliği için iki zıt duyguyu aynı anda tetikler: gurur ve rahatsızlık.

Gurur tarafı net: İstanbul’da büyüyen bir ismin, Stanford’daki öğrenci topluluklarında liderlik yapıp, makine öğrenmesi projelerine imza atıp, Silikon Vadisi’nde 5.000 kişilik bir mühendis ağı kurarak Musk’ın en kritik sorunlarından birinin çözüm masasına oturması. Üstelik xAI—X’in veri dağıtımı ve Tesla gibi uç nokta cihazlarla entegrasyon planlarıyla—“AI’ı ürünleştirme”nin en agresif örneklerinden biri. Tesla’nın destek sayfası, Grok’un Tesla araçlarında eller serbest şekilde kullanılabildiğini; ses ve “kişilik” seçenekleri (Storyteller’dan Unhinged’e) gibi özelliklerle beta olarak sunulduğunu yazıyor.

Rahatsızlık tarafı ise şu: Bu hikâye, Türkiye’nin yetiştirdiği yeteneğin değerini çoğu zaman Türkiye dışında bulduğu gerçeğini bir daha kanıtlıyor. Akış’ın Washington’da “resmî” rolünün vatandaşlık duvarına takıldığı; ama özel sektörde Musk’ın en kritik şirketlerinden birinde etkili olduğu iddiası, modern dünyada gücün seçilmiş kurumlarda değil, ağlarda dolaştığını anlatıyor.

More stories

Latest news