Schengen vizesinde 6 kriter masada: AB Delegasyonu Başkanı’ndan Türkiye açıklaması
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, “Vize serbestisi için tamamlanması gereken altı kriter bulunuyor.

Orav, vize serbestisi için altı koşulun kaldığını söylerken Türk yetkililerin bu başlıkta üst düzey talimat aldıklarını aktardı.
Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, diplomasi muhabirleriyle buluşmasında bu bilgiyi Türk kamu görevlileri ve siyasetçilerle yaptığı görüşmelere dayandırdı. Orav'ın açıklaması, eksik koşulların karşılandığına ilişkin bir duyuru değil; Türk muhataplarının çalışmaların siyasi düzeyde desteklendiğine dair kendisine ilettiği mesajı içeriyor.
Orav, Türkiye'deki temaslarında vize başvurularında karşılaşılan güçlüklerin hemen her görüşmede dile getirildiğini belirtti. Randevuya erişim ve bekleme süreleri için düzenli bir çözüm yaklaşımı gerektiğini söyleyen büyükelçi, AB ülkelerinin konsolosluk kadrolarını genişletmek üzere çaba gösterdiğini bildirdi.
Altı koşulun hukuki kapsamı
Aktarılan süreç bilgisine göre, 2016'daki vize serbestisi çerçevesinde yer alan 72 koşuldan 66'sı karşılandı; geriye altı başlık kaldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da Ağustos 2026'da bu başlıkları tamamlamaya yönelik çalışmaların devam ettiğini açıklamıştı. Orav'ın aktardığı talimat bilgisi, bu çalışmaların sonuçlandığını göstermiyor.
Eksik başlıklardan biri, terörle mücadele mevzuatındaki suç tanımları ile uygulamanın Avrupa standartlarına uyarlanmasını kapsıyor. Bu koşulda, temel hakların ve ifade özgürlüğünün korunmasına ilişkin güvenceler öne çıkıyor. Bir başka başlık ise kişisel verilerin işlenmesi ve paylaşımındaki korumaların polis faaliyetlerini de içerecek şekilde AB kurallarıyla uyumlaştırılması.
Veri paylaşımı, Europol ile yapılması öngörülen operasyonel işbirliği anlaşmasının da merkezinde bulunuyor. Bu anlaşmanın, ağır suçlara ve terörizme karşı yürütülen çalışmalarda Türk makamlarıyla Europol arasında kişisel veri aktarımını mümkün kılması amaçlanıyor. Yolsuzlukla mücadele başlığında ise Avrupa Konseyi bünyesindeki GRECO'nun Türkiye için hazırladığı tavsiyelerin uygulanması isteniyor.
Diğer koşullar, Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması hükümlerinin üçüncü ülke vatandaşları bakımından da yerine getirilmesini ve AB üyelerinin tamamıyla ceza alanında adli işbirliğini kapsıyor. İkinci başlık, Türkiye'nin diplomatik olarak tanımadığı Kıbrıs Cumhuriyeti'ni de içerdiğinden yalnızca teknik düzenlemelerle sınırlı değil. Böylece kalan dosyalar, iç hukuk değişiklikleriyle devletler arası işbirliğini birlikte gündeme getiriyor.
Konsolosluk kapasitesi ile serbesti ayrımı
Orav'ın ele aldığı iki vize başlığı farklı süreçlere işaret ediyor: Konsolosluklardaki personel ihtiyacı mevcut başvuruların işleyişiyle, altı kriter ise vize serbestisinin koşullarıyla ilgili. Kadroların artırılması, bu hukuki koşulların karşılanmasıyla aynı anlama gelmiyor. Başvuru sahipleri açısından randevu erişimi gündemde kalırken, serbesti dosyasında mevzuat ve uygulama adımları belirleyici başlıklar olmayı sürdürüyor.
Orav, ilişkilerde ilerleme imkânı bulunduğu yönündeki değerlendirmesini karşılıklı üst düzey temaslara bağladı. Kendi gözlemlerine dayanarak AB'nin ilerlemeye hazır olduğunu ifade etti; Türkiye ile Birliğin birbirine ihtiyaç duyduğunu savundu. Bu yaklaşımı, ortak geçmişteki güçlükler yerine gelecekteki işbirliğine ağırlık verilmesi çağrısıyla anlattı.
Büyükelçi, sözünü ettiği altı aylık dönemde karşılıklı ziyaretlerin yoğunlaştığını belirtti. Haziran ve temmuzdaki iki haftalık aralıkta AB'nin iki başkanının Türkiye'ye geldiğini; aynı döneme ilişkin değerlendirmesinde Birliğin dış politika yüksek temsilcisinin iki, Avrupa Komisyonu üyelerinin ise dört ziyaret gerçekleştirdiğini aktardı. Orav ayrıca üst düzey diyalog mekanizmalarının işlemekte olduğunu söyledi.
Made in Europe görüşmeleri sürüyor
Orav, Made in Europe başlığında ise hukuki metnin son biçimini almadığını ve Birliğin 27 üyesi arasındaki görüşmelerin sürdüğünü bildirdi. Türkiye'nin ilettiği görüşlere dikkat edildiğini belirtti. Ancak bu açıklama, Türkiye'nin düzenlemedeki konumunun kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Vize dosyasında izlenecek somut gelişme, talimat verildiği yönündeki açıklamaların kalan koşulları karşılayan düzenleme ve uygulamalara dönüşmesi olacak. Bu adımlar atılırsa serbesti sürecindeki eksik başlıklar azalabilir; yalnızca konsolosluk kapasitesinin artırılması ise ayrı bir idari süreç olarak kalır. Made in Europe bakımından da Türkiye'ye ilişkin kapsam, müzakerelerden çıkacak nihai metinle açıklık kazanacak.
More stories
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM'ye tepki: Kabul etmiyoruz
- Veri analistinin 7 saniyelik oyunu deşifre oldu: 192 milyonluk para trafiği
- Son ankette dengeler değişti: YENİ Parti zirveye yerleşti, iktidar kanadında düşüş var
- AKP'den yeni düzenleme: GSS prim borçlarına af geliyor
- Goldman Sachs'tan TCMB analizi: Rezerv Kaybı riski devam ediyor
- Turkuvaz Medya ile Abdulkadir Selvi arasında "Fon" gerilimi: Hedef gösterildi
- Tiran'da hükümet karşıtı gösteriler: Polisin müdahalesinde Türk yapımı TOMA'lar görüldü
- Üsküdar Başkanvekili Sarıoğlu'nun kariyeri: TMSF kayyumluğundan belediye koltuğuna
Son haberler
- Öğrenci affında yatay geçiş düzenlemesi: Taban puan kriteri geldi, son tarih 9 aralık
- A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi: Sözleşme şartları ve ücreti açıklandı
- Almanya'da sahte iltica dosyası skandalı: Rüşvetle açılan soruşturmalar inceleniyor
- Norveç varlık fonu Türkiye portföyünü incelemeye aldı: biz de zarar gördük
- X'te ilginç tartışma: Patrick Yıldız'dan Çin Seddi'ne uzanan küresel polemik
- Üniversite mezunlarında beyin göçü arttı: Zirvede moleküler biyoloji var
- Simya efsanesi nükleer fizikle gerçeğe döndü: Cıvadan altın elde edildi

