Üniversite mezunlarında beyin göçü arttı: Zirvede moleküler biyoloji var
Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2025’te yüzde 2,2’ye yükseldi. Vakıf üniversitelerinde tam burslu okuyanlarda oran yüzde 8,6’ya ulaştı.

TÜİK’e göre, bazı mühendislik bölümlerinde beyin göçü 2025’te %10’u aşarken üniversite mezunlarında genel oran yüzde 2,2’ye çıktı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri, 2025” verileri, ülke ortalamasının eğitim grupları arasındaki farkları tek başına açıklamadığını gösteriyor. Bölüm, burs kategorisi ve öğrenim dili temelindeki karşılaştırmalarda, genel oranın üzerinde kalan mezun grupları bulunuyor.
Kurumun verilerinde erkek mezunlar için hesaplanan oran yüzde 2,7; kadın mezunlar için yüzde 1,8 düzeyinde. Yurt dışına göç eden lisans mezunlarının ülkelere dağılımında ise Almanya, ABD’nin önünde yer alıyor.
Genetik ve mühendislikte yüksek oranlar
TÜİK’in bölüm sıralamasında moleküler biyoloji ve genetik yüzde 13,1 ile başı çekiyor; işletme mühendisliği yüzde 13 ile hemen arkasından geliyor. Matematik mühendisliğinde yüzde 11 olan oran, elektronik mühendisliğinde yüzde 10,9 ve fizik mühendisliğinde yüzde 10,2 olarak kaydediliyor.
Bu ölçüm, yurt dışına gidenlerin meslek grupları arasındaki payını değil, her bölümün kendi mezunları içindeki göç oranını ifade ediyor. Dolayısıyla moleküler biyoloji ve genetiğin ilk sırada bulunması, sayıca en fazla göçün bu bölümden gerçekleştiği anlamına gelmiyor.
Daha geniş eğitim alanlarında bilişim ve iletişim teknolojileri yüzde 7 ile ilk sırayı alıyor. TÜİK, mühendislik, imalat ve inşaat için yüzde 4,8; doğa bilimleri, matematik ve istatistik için yüzde 3 bildiriyor; her iki oran da genel ortalamanın üzerinde bulunuyor.
Bilişim ve iletişim teknolojilerinde erkeklerin oranı yüzde 8,2, kadınlarınki yüzde 5,1 olarak hesaplanıyor. Bu alan her iki cinsiyette de en yüksek orana sahipken en düşük değerler erkeklerde tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlikte yüzde 0,8; kadınlarda eğitim alanında yüzde 0,7 oluyor.
Tam burslu mezunlar ayrışıyor
TÜİK’e göre devlet üniversitelerinden mezun olanlarda oran, 2024’teki %1,7 düzeyinden 2025’te %1,9’a çıktı. Vakıf üniversitelerinde aynı karşılaştırma yüzde 4,3’ten yüzde 4,4’e yükselişe işaret ediyor; böylece iki üniversite grubu arasındaki fark sürüyor.
Vakıf üniversitelerinin kendi içindeki dağılımında ise tam burslu mezunlar yüzde 8,6 ile öne çıkıyor. Kısmi burs kategorisindeki yüzde 3,8 ve ücretli kategorideki yüzde 3,7 ile karşılaştırıldığında, tam burslu grupta oran iki katı aşıyor.
Bu ayrım, üniversite türüne ait tek bir ortalamanın burs grupları arasındaki farkı göstermeye yetmediğini ortaya koyuyor. Bununla birlikte oranların farklılaşması, burs statüsünün göçe neden olduğunu veya mezunların hangi gerekçelerle ülke değiştirdiğini tek başına kanıtlamıyor.
Öğrenim dilinde de TÜİK’in sıralaması farklılaşıyor: Fransızca eğitim görenlerde oran yüzde 10,5 ile Almanca grubundaki yüzde 7,5’in üzerinde. İngilizce öğrenim görenlerde yüzde 6,8, Rusça grubunda yüzde 5 hesaplanıyor; bu değerler eğitim dili ile gidilen ülkeyi aynı gösterge haline getirmiyor.
Almanya göç dağılımında ilk sırada
Göç eden lisans mezunları içinde Almanya’ya gidenlerin payı yüzde 22, ABD’ye gidenlerin payı yüzde 16,9 olarak bildiriliyor. TÜİK’in ülke dağılımında bunları Birleşik Krallık yüzde 10,5, Hollanda yüzde 8,3 ve Kanada yüzde 5,2 ile izliyor.
Ülke paylarının hesaplama tabanı, bölüm bazındaki oranlardan farklı: burada yalnızca göç etmiş lisans mezunları dikkate alınıyor. Bu nedenle Almanya’nın yüzde 22’lik payı, Türkiye’deki bütün lisans mezunlarının bu ülkeye gittiği şeklinde okunmamalı.
Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık’a giden grupların her birinde bilgisayar mühendisliği mezunları en büyük paya sahip. ABD için elektrik-elektronik mühendisliği, Kanada içinse işletme mezunları öne çıkıyor; ülke tercihlerinin bölüm bileşimi aynı değil.
Türkiye içindeki il sıralamasında TÜİK, İstanbul için yüzde 4 ile en yüksek, Siirt için yüzde 0,2 ile en düşük oranı bildiriyor. İstanbul’un ardından İzmir, Ankara, Eskişehir ve Yalova gelirken düşük oranlı illerde Siirt’i Hakkâri, Kilis, Van ve Bitlis takip ediyor.
Verilerin işgücü açısından değerlendirilmesinde açık kalan konu, yüksek oranlı bölümlerde göçün mezun sayıları ve istihdam ihtiyacıyla nasıl örtüştüğü. Oranlar gruplar arasındaki farkı gösterse de tek başına belirli bir sektörde personel açığı veya ekonomik kayıp bulunduğunu kanıtlamıyor.
More stories
- Öğrenci affında yatay geçiş düzenlemesi: Taban puan kriteri geldi, son tarih 9 aralık
- İndirim psikolojisi: Alışveriş çılgınlığının arkasındaki nedenler
- Tıpta çığır açan gelişme: Prostat kanseri 15 yıl önceden haber veriyor
- Milyonlar geceyi ayakta geçirdi: Toplu uykusuzluğun nedeni ne?
- İklim krizi alarmı: Ülkeler sözünü tutsa dahi dünya 2,6 derece ısınacak
- Milyonların hafızasına kazınan bakış: "Side-Eyeing Chloe" 15 yaşında
Son haberler
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM'ye tepki: Kabul etmiyoruz
- Veri analistinin 7 saniyelik oyunu deşifre oldu: 192 milyonluk para trafiği
- A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi: Sözleşme şartları ve ücreti açıklandı
- Son ankette dengeler değişti: YENİ Parti zirveye yerleşti, iktidar kanadında düşüş var
- Almanya'da sahte iltica dosyası skandalı: Rüşvetle açılan soruşturmalar inceleniyor
- Norveç varlık fonu Türkiye portföyünü incelemeye aldı: biz de zarar gördük
- X'te ilginç tartışma: Patrick Yıldız'dan Çin Seddi'ne uzanan küresel polemik
- Simya efsanesi nükleer fizikle gerçeğe döndü: Cıvadan altın elde edildi

