Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM’ye tepki: Kabul etmiyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası sistemin mevcut yapısını eleştirerek BM Güvenlik Konseyi’ndeki beş ülkenin belirleyici rolüne tepki gösterdi.

Erdoğan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na mesajında Türkiye'nin krizlerde diplomatik çözüm arayışını sürdüreceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video mesajında Türkiye'nin arabuluculuk faaliyetlerini sürdürme taahhüdünü, Birleşmiş Milletler'in yapısına yönelik eleştirileriyle birlikte dile getirdi. Krizlerin çözümünde diplomatik temasın korunmasını savunurken uluslararası kurumların güven sorununu aşması gerektiği görüşünü öne çıkardı.
Erdoğan'ın açıklamaları, yeni bir müzakere girişiminin duyurusundan çok Türkiye'nin mevcut diplomatik yaklaşımının anlatımına odaklandı. Mesajda belirli bir uyuşmazlık için görüşme tarihi, yeni bir anlaşma veya üzerinde uzlaşılmış bir çözüm planı açıklanmadı.
Erdoğan BM yapısını güvenle ilişkilendiriyor
Erdoğan, BM'ye yönelik eleştirisini karar yapısı üzerinden kurdu. Kendi değerlendirmesine göre 190'dan fazla devletin iradesinin beş ülkeye bağımlı olması, sistemin adil işlemesini ve güven oluşturmasını engelliyor.
Bu eleştiriyi Filistin, Lübnan ve Sudan'daki krizlerle ilişkilendiren Erdoğan, BM'den beklentisi olan milyonlarca kişinin hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Böylece kurumsal yapıya ilişkin itirazını, kriz bölgelerindeki insanların uluslararası örgütten beklediği karşılık üzerinden anlattı.
Erdoğan, mesajında atıfta bulunduğu BM Genel Kurulu'nun temasının “Güveni Yeniden Tesis Etmek” olduğunu hatırlattı. Genel Kurul'daki temaslarında da uluslararası düzene duyulan güvenin onarılmasını gündeme getirdiklerini belirterek İstanbul'daki konferansı aynı tartışmayla ilişkilendirdi.
Konuşmada güven meselesi yalnızca devletler arasındaki ilişkilerle sınırlı tutulmadı; uluslararası kuruluşların krizlere yanıt verme kapasitesi de bu çerçevede ele alındı. Erdoğan'ın yaklaşımında diplomatik çabaların sürdürülmesi ile uluslararası sistemin işleyişine yönelik itirazlar birbirinin alternatifi olarak sunulmadı.
Esir takaslarından Afrika girişimlerine
Türkiye'nin rolünü anlatırken Erdoğan, Rusya ve Ukrayna arasındaki esir değişimlerini ve Afrika'da yürütülen arabuluculuk faaliyetlerini örnek gösterdi. Bu girişimleri Türkiye'nin barışa katkı sağlama çabasının sonuçları olarak nitelendirdi; mesajında bunlara ilişkin ayrı ayrı tarih veya sayısal bilanço vermedi.
Bu iki örnek, konuşmada farklı coğrafyalardaki diplomatik faaliyetleri aynı yaklaşım altında toplamak için kullanıldı. Erdoğan, Türkiye'nin rolünü tek bir krizle sınırlamadan anlattı; ancak sözünü ettiği Afrika girişimlerinin hangi ülkeleri veya uyuşmazlıkları kapsadığını bu mesajda ayrıntılandırmadı.
Erdoğan'a göre çatışmaların çoğaldığı ve uluslararası hukuk ile kuruluşlara duyulan güvenin zayıfladığı koşullarda da diplomasi terk edilmemeli. Türkiye'nin, çatışan aktörler arasında doğrudan iletişimin kesildiği dönemlerde bile temas imkanlarını korumayı esas aldığını ifade etti.
Konferansın ev sahibi İstanbul'u da bu yaklaşımın parçası olarak değerlendirdi. Şehrin farklı toplumları buluşturan geçmişine işaret eden Erdoğan, İstanbul'un diplomatik buluşmalardaki konumundan duyduğu memnuniyeti aktardı ve organizasyonu üstlenen Dışişleri Bakanlığını tebrik etti.
Diplomatik temas için devam taahhüdü
Cumhurbaşkanı, diyalog imkanlarının korunmasına ilişkin tutumunu şu sözlerle ifade etti: “En çetin ihtilaflarda dahi diplomasi için mutlaka bir kapı olduğuna inanıyoruz.” Bu imkanın kullanılabilmesini siyasi irade, cesaret ve samimiyetle ilişkilendirdi.
Erdoğan'ın açıklamasında Türkiye açısından üstlenilecek rol, uyuşmazlığın aktörlerini buluşturmak ve hakkaniyetli çözümler için aracı olmak şeklinde tarif edildi. Bu, konuşmada hem taraflar arasında iletişimin yeniden kurulmasını hem de çözüm arayışında sorumluluk alınmasını içeren bir yaklaşım olarak yer aldı.
Diplomatik temaslar yeni görüşmelere dönüşürse, Erdoğan'ın dile getirdiği devam taahhüdünün somut karşılığı bu girişimlerin kapsamı ve tarafların katılımıyla değerlendirilebilecek. Ancak mesajda bu yönde bir takvim sunulmadığı için açıklamanın kendisi yeni bir müzakere sürecinin başladığını göstermiyor.
Erdoğan, kapanışta Türkiye'nin arabuluculuk görevleri üstlenmeye devam edeceğini yineledi. Böylece konferansa iletilen mesaj, belirli bir krizde sonuç ilan etmek yerine diplomatik çabanın sürdürülmesi ve uluslararası sistemde güvenin güçlendirilmesi yönündeki tutumu ortaya koydu.
More stories
- Maden faciasında 3 can kaybı: Bakan Akın Gürlek soruşturma başlatıldığını açıkladı
- Vali yardımcısının ölümünde soruşturma: Yasak aşk iddiası gündemde
- Veri analistinin 7 saniyelik oyunu deşifre oldu: 192 milyonluk para trafiği
- Son ankette dengeler değişti: YENİ Parti zirveye yerleşti, iktidar kanadında düşüş var
- Schengen vizesinde 6 kriter masada: AB Delegasyonu Başkanı'ndan Türkiye açıklaması
- AKP'den yeni düzenleme: GSS prim borçlarına af geliyor
- Fon dosyasında tasfiye planı: Öncelik 1 milyon lira altı paylarda
- Dev bankadan Türk savunma sanayi raporu
Son haberler
- Ünlü ekonomistten 2027 asgari ücret tahmini: Yeni maaş 36 bin 500 TL olabilir
- Sibel Can ile Emir Sarıgül ayrıldı iddiası: Masadan döndüren gerekçe ne?
- CMAS, simüle edilmiş ajan arama pişmanlığını 0,104'e indirdi
- AfD belgeleri ortaya çıktı: Trump ile yıllar süren temas
- Öğrenci affında yatay geçiş düzenlemesi: Taban puan kriteri geldi, son tarih 9 aralık
- A Milli Takım'da Sergen Yalçın dönemi: Sözleşme şartları ve ücreti açıklandı

