Fon dosyasında tasfiye planı: Öncelik 1 milyon lira altı paylarda
Tasfiye sürecine giren fonlarda, 1 milyon lira ve altındaki pay sahiplerine ödemede öncelik verileceği öğrenildi.
Atlas Newsdesk ·

Fon soruşturması, 20 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan fonlarda 450 bini aşkın hesabın tasfiye koşullarını öne çıkardı.
Dosyada ilk ödeme sırasının 1 milyon lira ve altındaki fon paylarına verilmesinin ekonomi yönetiminde ele alındığı belirtildi. Bu eşik kesinleşirse, tasfiye sürecinin önce küçük ve orta ölçekli hesap sahiplerine yönelmesi beklenir.
1 milyon lira eşiği
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, kapatılan fonların çözümünde 1 milyon lira ve altındaki payların önceliklendirilmesinin gündeme geldiği aktarıldı. Bu bilgi tek kaynağa dayandığı için nihai karar olarak değil, tasfiye planında öne çıkan seçenek olarak değerlendiriliyor.
Toplam büyüklüğü 20 milyar dolar olarak aktarılan dosya, 450 binin üzerinde hesap sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Bu büyüklük, soruşturmayı yalnızca ceza hukuku dosyası olmaktan çıkarıp sermaye piyasası güveni ve tasarruf sahiplerinin korunması başlıklarına taşıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü dosyada son üç aylık dönem başta olmak üzere fonlardaki hesap hareketlerinin ayrıntılı inceleneceği bildirildi. Soruşturmadaki tutuklu sayısının 51’e yükseldiği, 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığına tedbir uygulandığı belirtildi.
MKK kayıtlarında Temmuz trafiği
Başsavcılık, 2026/149004 sayılı soruşturma dosyasında Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi. Talep, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve 6,4 bin sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet iddiaları çerçevesinde yapıldı.
İnceleme, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ve Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fon kayıtlarını kapsıyor. Başsavcılık, tasfiye tarihine kadar yatırımcı bazında gerçekleşen hareketlerin belirlenmesini istedi.
MKK’dan istenen kayıtlar arasında fon alım satımlarının TL karşılıkları, mevcut katılma payı değerleri ve pay oranları yer alıyor. Başsavcılık özellikle 1 Temmuz ile 16 Eylül arasında fondan çıkan yatırımcılar için adet, tutar ve bakiye bilgilerinin öncelikli gönderilmesini talep etti.
Bu zaman aralığı, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan çıkışların ne zaman ve hangi büyüklükte gerçekleştiğini gösterebilir. Kayıtlar yatırımcı bazında incelendiğinde, olağan portföy tercihi ile dosyada araştırılan para hareketleri arasındaki ayrım daha açık kurulabilir.
Malvarlığı tedbirleri genişledi
Malvarlığı dondurma kararları, kaçırma, değer azaltma veya üçüncü kişilere devir riskinin önlenmesi amacıyla uygulandı. Bu tedbirler, soruşturma tamamlanmadan önce varlıkların el değiştirmesini sınırlayarak olası iade ve tasfiye mekanizmasına alan açıyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede soruşturmanın tasarrufların istismar edilmesini önlemeyi ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullarda giderilmesini amaçladığını bildirdi. Gürlek, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Soruşturma dosyasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya üye olma, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve sermaye piyasası mevzuatına aykırılık iddiaları bulunuyor. Bu iddialar yargılama sonunda kesinleşmediği sürece hukuki değerlendirme aşamasında kalacak.
Tasfiye yolu ikiye ayrılıyor
Eğer 1 milyon lira ve altındaki paylar için öncelikli ödeme planı resmileşirse, ilk etki hesap sahipleri tarafında nakit erişiminin kısmen açılması olur. Şirketler açısından bu yol, fon kayıtlarının hızlı ayrıştırılmasını ve ödeme sırasının hukuki temele bağlanmasını gerektirir.
Eğer inceleme süresi uzar ve MKK kayıtlarından yeni uyuşmazlık alanları çıkarsa, tasfiye takvimi yavaşlayabilir. Bu durumda sermaye piyasası sektörü için ana risk, benzer fon ürünlerinde itfa taleplerinin artması ve yatırımcı güveninin daha uzun süre baskı altında kalmasıdır.
Küresel ölçekte dosyanın etkisi sınırlı kalabilir; ancak yerel fon piyasasında güven kaybı, hanehalkı tasarruflarının mevduat ve döviz gibi daha likit araçlara yönelmesine neden olabilir. Şimdi belirleyici unsur, savcılığın para trafiğini ne hızla ayrıştıracağı ve ödeme eşiğinin hangi hukuki kararla uygulanacağı olacak.