Almanya’da sahte iltica dosyası skandalı: Rüşvetle açılan soruşturmalar inceleniyor
Alman medyasında, bazı Türk vatandaşlarının iltica başvurularında kullanmak üzere rüşvetle ceza soruşturması açtırdığı öne sürüldü.

BAMF, Almanya’da iltica dosyalarına sunulan adli belgeleri, Türkiye’de rüşvetle soruşturma açtırıldığı iddiası üzerine inceliyor.
Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) kaynaklarına dayandırılan iddialar, bazı Türk vatandaşlarının başvurularında kullandığı soruşturma kayıtlarının nasıl oluşturulduğuna odaklanıyor. İncelemenin konusu yalnızca belge sahteciliği değil; resmî sistemde bulunan bir dosyanın, sığınma talebini desteklemek için para karşılığında açılıp açılmadığı da araştırılıyor.
Bu ayrım, adli kaydın doğruluğu ile soruşturmanın başlatılma koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektiren bir meseleye işaret ediyor. Bazı savcıların rüşvet karşılığında bu düzene katıldığı öne sürülüyor; ancak iddiaları doğrulayan kesinleşmiş bir yargı kararı bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi verilmiyor.
UYAP kaydının ötesindeki soruşturma şüphesi
BAMF kaynaklarına atfedilen anlatıma göre, başvuru yapmayı planlayan kişiler TikTok veya Telegram üzerinden kaçakçılık şebekelerine ulaşıyor. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında sosyal medya paylaşımı yapmaları isteniyor ve bu içeriklerin, şebekeyle çalıştığı iddia edilen savcılara gönderildiği ileri sürülüyor.
İddiaya göre savcılar, “Cumhurbaşkanına hakaret” kapsamında dosya açıyor ve kayıtlar Ulusal Yargı Ağı Projesi’ne (UYAP) işleniyor. Başvuranların daha sonra bu kayıtları, Türkiye’de siyasi nedenlerle baskı gördükleri savını desteklemek üzere Alman makamlarına sunduğu öne sürülüyor.
BAMF’nin daha önceki incelemelerinde, UYAP belgesi izlenimi veren sahte evraklar ve sistemin arayüzüne benzeyen internet siteleri tespit edildiği aktarılıyor. Yeni şüphelerde ise belgenin teknik olarak gerçek olması ihtimali, dosyanın hangi amaçla oluşturulduğunun araştırılmasını öne çıkarıyor.
Bir muhabirle görüşen ve kaçakçı olarak tanıtılan kişi, 800 avro karşılığında soruşturma, konut araması ve iddianame sürecini sağlayabileceğini iddia etti. Almanya’ya düzensiz girişin de dahil edildiği paketlerde talep edilen tutarın ise 6.000–8.000 avro olduğu aktarıldı.
Aynı kişi, belgelerin oturum izni sağlayacağını savunarak Berlin ve Hamburg’da daha önce hizmet verdiği kişilerin bulunduğunu söyledi. Bu anlatım, teklifin gerçekten yerine getirildiğini veya belgeler sayesinde oturum hakkı kazanıldığını tek başına doğrulamıyor.
Yeneroğlu inceleme ve dosya sayısını soruyor
Bağımsız milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği yazılı sorularla konuyu TBMM’ye taşıdı. Bakanlık ya da HSK tarafından inceleme yapılıp yapılmadığını ve yurt dışındaki sığınma taleplerinde kullanılmak üzere gerçeğe aykırı dosya oluşturulduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmaların sayısını sordu.
Yeneroğlu, soruşturma yetkisinin para karşılığında kullanılmasına ilişkin değerlendirmesini iddiaların doğrulanması koşuluna bağladı. İddialar hakkında yayımlanan haber sırasında Adalet Bakanlığı’nın yanıtı bulunmuyordu; bu durum, suçlamaların kabul edildiği anlamına gelmiyor.
2025 tarihli bir bilirkişi raporunun şüpheleri desteklediği de aktarılıyor. Ancak raporun ayrıntılı bulguları, incelenen dosyaların kapsamı ve hangi savcılara ilişkin değerlendirme içerdiği belirtilmiyor.
Başvurular ve kabul oranları geriliyor
BAMF istatistiklerinden aktarılan rakamlarda, Türk vatandaşlarının ilk iltica başvuruları 2023’te yaklaşık 61.000 iken 2024’te 29.177’ye, 2025’te 11.919’a indi. Türkiye, başvuru sayısına göre 2023’te ikinci, sonraki iki yılda üçüncü sırada yer aldı.
Aynı verilere göre olumlu karar oranı, 2020’deki %43 düzeyinden 2023’te yaklaşık %13’e geriledi. Oran 2024’te %9,4, 2025’te ise %8,1 olarak kaydedildi; bu düşüşün ne kadarının usulsüzlük şüpheleriyle bağlantılı olduğunu gösteren bir veri paylaşılmadı.
Usulsüzlükler doğrulanırsa, belge incelemelerinin kapsamı ve gerçek koruma ihtiyacı bulunan başvuranların dosyalarının nasıl ayrıştırılacağı önem kazanacak. İddialar doğrulanmazsa da yalnızca soruşturma kaydı sunulmasının usulsüzlük göstergesi sayılmaması, bireysel dosyaların değerlendirilmesinde temel bir ayrım olacak.
Alman makamlarının konuyu Türk yetkililerle temaslarında gündeme getirdiği belirtiliyor. İncelemenin sonucu, Bakanlığın vereceği yanıt ve iddia edilen düzenekle bağlantılı dosyaların kapsamı henüz açıklığa kavuşmuş değil.
More stories
- X'te ilginç tartışma: Patrick Yıldız'dan Çin Seddi'ne uzanan küresel polemik
- Donald Trump'ın "Özür dile" çağrısına LeBron James'ten alaycı cevap
- İsrail'de seçim anketi: Netanyahu kan kaybediyor, muhalefet önde
- Venezuela muhalefeti belirsiz seçim takvimi için sokakta
- Xizang depremi sonrası dondurucu soğukta acil barınma yarışı
- Champi Tayfunu Tayvan genelinde hayatı durma noktasına getirdi
- Mekke İttifakı'ndan Suudi Arabistan'da askeri konuşlandırma kararı
- Rusya’da Laboratuvarda Veba Alarmı: Bir Araştırmacı Öldü, 200 Kişi Karantinaya Alındı
Son haberler
- Maden faciasında 3 can kaybı: Bakan Akın Gürlek soruşturma başlatıldığını açıkladı
- Ünlü ekonomistten 2027 asgari ücret tahmini: Yeni maaş 36 bin 500 TL olabilir
- Sibel Can ile Emir Sarıgül ayrıldı iddiası: Masadan döndüren gerekçe ne?
- CMAS, simüle edilmiş ajan arama pişmanlığını 0,104'e indirdi
- Vali yardımcısının ölümünde soruşturma: Yasak aşk iddiası gündemde
- Öğrenci affında yatay geçiş düzenlemesi: Taban puan kriteri geldi, son tarih 9 aralık
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM'ye tepki: Kabul etmiyoruz
- Veri analistinin 7 saniyelik oyunu deşifre oldu: 192 milyonluk para trafiği

