Macron’a ‘Fransız çıkmazı’: Siyasi gücü tükeniyor
Fransa’da son yılların en şiddetli toplumsal olayları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un görevdeki son aylarını daha da büyük bir kargaşaya sürükledi.

Fransa protestoları, yağma ve kundaklamaların ardından Macron’un son aylarında kamu düzeni, bütçe ve 2027 yarışını aynı anda baskıladı.
Cumartesi günü ülke geneline yayılan olaylarda mağazalar yağmalandı, binalar ateşe verildi ve kamu kurumları hedef alındı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, görev süresinin bitmesine altı ay kala hem sokaktaki öfkeyi yatıştırmaya hem de devletin daralan mali alanını korumaya çalışıyor.
Kriz, Macron’un yaklaşık 10 yıl önce iktidara gelirken sunduğu reformcu ve güçlü yürütme iddiasıyla keskin bir tezat oluşturuyor. O dönem ekonomik değişim, siyasi sınıfın yenilenmesi ve devlet otoritesinin güçlendirilmesi vaadi öne çıkmıştı; şimdi tablo, parçalı parlamento ve sınırlı bütçe manevrası ile tanımlanıyor.
Macron’un daralan seçenekleri
2018-2019 Sarı Yelekliler ayaklanmasında Macron, kamuoyu baskısını hafifletmek için milyarlarca euroluk tavizler açıklamıştı. Bu kez zorlanan kamu maliyesi ve bölünmüş Meclis, benzer bir mali yanıtı siyasi ve piyasa açısından daha pahalı hale getiriyor.
Macron’un eski müttefikleri, mevcut çıkmazın kaynağı olarak 2024’te alınan erken parlamento seçimi kararını gösteriyor. Macron’un siyasi kanadından eski milletvekili Loïc Kervran, X’te “Bu görev süresinin sonu yavaş bir can çekişme” diyerek parlamentonun feshedilmesini Beşinci Cumhuriyet tarihinin en kötü kararlarından biri olarak niteledi.
Cumhurbaşkanı ülkeye seslenişinde olağanüstü hal ilan etmedi ve somut güvenlik adımları konusunda sınırlı mesaj verdi. Konuşma sırasında Paris’in varlıklı semtleri dahil yağma olaylarının ikinci gece de sürmesi üzerine Başbakan Sébastien Lecornu, pazartesi günü yerel düzeyde sokağa çıkma yasakları uygulanacağını açıkladı.
Le Pen için açılan hat
Olaylar, 2027 cumhurbaşkanlığı yarışı için şimdiden güçlü konumda görülen Marine Le Pen’e siyasi alan açabilir. Ulusal Birlik lideri, düşen yaşam standartlarına yönelik öfkeyi ve kamu düzeni kaygısını aynı kampanya hattında birleştirebilecek bir pozisyonda duruyor.
Macron’un partisinden eski milletvekili Jean-Baptiste Moreau, Le Pen için artık kampanya harcamasına gerek kalmadığını, önünde “altı şeritli bir otoyol” bulunduğunu söyledi. Le Pen de pazar günü yayımladığı video mesajda Macron yönetimini çöken bir iktidar olarak sundu ve kendisini düzeni yeniden sağlayacak seçenek olarak konumlandırdı.
Macron’un eski başbakanı Edouard Philippe de cumhurbaşkanının konuşmasını yetersiz buldu. Kendi cumhurbaşkanlığı adaylığına hazırlanan Philippe, X’te “Ülkemizin yönetilmeye ihtiyacı var” diyerek daha açık güvenlik kararları beklediğini belirtti.
Philippe’in sorunu, Macron’la geçmişteki siyasi bağının seçmen nezdinde yarattığı yükten kurtulamaması. Kaynakta aktarılan son kamuoyu yoklamalarının çoğu, aşırı sol lider Jean-Luc Mélenchon’un ikinci tura kalma yarışında Philippe’in önüne geçtiğini ve böyle bir eşleşmenin Le Pen’in şansını artıracağını gösteriyor.
Körfez ziyareti krizi büyüttü
Macron’un ofisi pazartesi günü, cumhurbaşkanının içişleri bakanının istifasını kabul etmediğini açıkladı. Aynı açıklamaya göre Macron, istihbarat toplama ve polisin hazırlık düzeyindeki belirgin aksaklıkların incelenmesi talimatını verdi.
Siyasi kriz piyasa algısını da etkiliyor. Piyasa analistlerine göre şiddet olayları, Fransa’nın artan borç yükü ve Euro Bölgesi’nin en büyük bütçe açıklarından birini azaltmakta zorlandığı bir dönemde siyasi risk primini daha görünür hale getirdi.
Macron, pazartesi günü muhalefetin ülkede kalma çağrılarına rağmen Kuveyt’e gitti. Cumhurbaşkanı, Körfez turunun yakıt tedarikini güvenceye almaya ve protestocuların sayısını artıran ekonomik baskının bir bölümünü hafifletmeye yardımcı olacağını savunuyor.
Bu ziyaretin siyasi maliyeti, Macron’un halkın ruh halinden uzak olduğu algısını güçlendirmesi olabilir. Olaylardan saatler önce eşi Brigitte ile bir Céline Dion konserinde görüldüğüne ilişkin görüntüler, eleştirmenler tarafından bu algının sembolü olarak kullanıldı.
Önümüzdeki tablo üç hatta ilerleyebilir: Yerel sokağa çıkma yasakları şiddeti sınırlarsa hükümet kısa vadede kamu düzeni iddiasını toparlamaya çalışır; olaylar sürerse piyasa baskısı ve istifa çağrıları artabilir. Harcama tavizleri genişlerse tahvil piyasalarının tepkisi sertleşebilir, taviz verilmezse sokaktaki gerilim Macron’un son altı ayını ve 2027 yarışının zeminini belirlemeyi sürdürebilir.
More stories
- İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Avrupa yanlış hesaplamalarının bedelini ödüyor
- Trump Fransa'daki protestoları göçmenlere bağladı
- Uganda'daki pirinç projesi verimi akr başına 25 çuvala çıkardı
- Senegal'in AFCON itirazında CAS kararı kasım sonunda açıklanacak
- İran, olası saldırıda Avrupa'daki üsleri işaret etti
- Fransa'da şiddet tırmanıyor: Başbakan sokağa çıkma yasağı ve OHAL sinyali verdi
- Çin Tayvan bağları olan iki bakanı yaptırım listesine ekledi.
- Irak'ta beş yıl tutulan mühendis Robert Pether İrlanda'ya döndü.
Son haberler
- İstanbul Altın Rafinerisi de radara takıldı: Trilyon dolarlık sektör yasa dışı altını nasıl aklıyor?
- Kayyuma kayyum atandı
- Tanju Özcan: Serbest kalmak istiyorum, evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım
- Nscale ve Anthropic'ten 45 milyar dolarlık görüşme
- Erdoğan imzaladı: Ekonomi bürokrasisinde kritik değişimler
- SPK'den Tera Yatırım kararı: Oy hakları donduruldu
- 50 yaş üstü her 5 erkekten biri osteoporoz kırığı riski taşıyor
- CoreWeave, Goldman Sachs tavsiyesinin ardından %3,4 yükseldi

