İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Kripto dünyasını sarsan vurgun: Binance saldırısının arkasından Kuzey Kore çıktı

Kuzey Kore, küçük yaşlardan itibaren seçtiği öğrencileri siber operasyonlar için yetiştiriyor.

Atlas Newsdesk
Kripto dünyasını sarsan vurgun: Binance saldırısının arkasından Kuzey Kore çıktı

Eski yetkililere göre Kuzey Kore, 11-12 yaşında seçtiği öğrencileri siber operasyonlarda görev almak üzere uzun süreli eğitimden geçiriyor.

Aktarılan eğitim modeli, askeri siber birimlerle yabancı şirketlere yazılım hizmeti sunan iş gücünü aynı öğrenci havuzundan besliyor. Kuzey Kore adına eğitmenlik yaptıktan sonra Güney Kore'ye kaçan Kim Heung-kwang'ın anlatımı, teknik yeteneğin seçilmesi kadar çalışanlara sunulan ayrıcalıkların da bu sistemin parçası olduğunu gösteriyor.

Öğrenci havuzundan askeri birimlere geçiş

Eski yetkililer ve uzmanların aktardığına göre, ortaokul düzeyinde başarı gösteren öğrenciler arasından yılda 150–200 kişi bilgisayar mühendisliği eğitimine alınıyor. Seçilenlerden eğitimde ilerleyenler 17 yaşında önde gelen üniversitelere yönlendiriliyor; sonraki değerlendirmede daraltılan kadro, askeri siber birimlere geçiyor.

Müfredatta matematik ve dil eğitiminin yanında kripto para sistemleri ile yabancı donanımların çalışma biçimini çözmeye yönelik tersine mühendislik bulunuyor. Operasyon kadrolarına alınmayan öğrenciler içinse Batı'daki şirketlere uzaktan uygulama ve yazılım üretmeye dayalı başka bir çalışma yolu tarif ediliyor.

Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi, 2024 için Kuzey Kore'nin siber savaş kadrosunu yaklaşık 8.400 kişi olarak tahmin ediyor. Bu, yıllık öğrenci alımından farklı olarak mevcut personel büyüklüğüne ilişkin bir değerlendirme; verilen bilgiler, çalışanların görevler arasındaki dağılımını açıklamıyor.

Programın kurumsal geçmişi Kim Jong Un döneminden önceye uzanıyor: Kuzey Kore, siber operasyon birimini 1998'de oluşturdu. Kim Jong Un ise 2013'te siber savaş yeteneğini, füze ve nükleer silah kapasitesiyle birlikte ülkenin saldırı araçları arasında değerlendirdi.

Döviz ödüllerine kazanç baskısı eşlik ediyor

Kim Heung-kwang'a göre, operasyonları yürüten askeri birimlere elde edilen gelirin yüzde otuz'una varan bölümü dolar cinsinden aktarılabiliyor. Buradaki oran kişisel maaşı değil, birimlere ayrılabildiği belirtilen payı ifade ediyor; anlatımda çalışanlara tek tek ne kadar ödeme yapıldığı açıklanmıyor.

Aynı eski eğitmen, başarılı çalışanlara Pyongyang'da aileleriyle yaşayabilecekleri konutlar sağlanabildiğini aktarıyor. Çin dahil yurt dışına çıkabilme ve İşçi Partisi üyeliği de tarif ettiği ayrıcalıklar arasında bulunuyor.

Ancak insan hakları kuruluşu PSCORE'un raporu için görüşülen eski teknoloji çalışanları, bu imkanlardan farklı bir çalışma ortamı anlatıyor. Bu kişilerin ifadelerine göre günlük mesai 10 saatin üzerine çıkabiliyor; barınma alanları dar tutuluyor ve çalışanlar sürekli izleniyor.

PSCORE İcra Direktörü Nam Bada, çalışanlardan aylık döviz hedeflerini tutturmalarının beklendiğini, hedefin altında kalanların aşağılanma ve diğer cezalarla karşılaşabildiğini söylüyor. Bada, kazanç baskısını ruhsal ve fiziksel sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriyor; anlatılan koşulların çalışan nüfusunun ne kadarını kapsadığı belirtilmiyor.

Devlet desteği ve yapay zeka araçları

Blockchain analiz şirketi Chainalysis'ten Alec Zebrick, devlet adına çalışan bu grupların başarısız girişimlerden sonra da operasyon yürütebildiğini belirtiyor. Zebrick'in değerlendirmesinde bu süreklilik, yöntemlerini geliştirebilmeleri açısından diğer siber suç gruplarından ayrıştıkları noktalardan biri.

Birleşmiş Milletler üyesi 11 ülkenin temsilcilerinden oluşan yaptırım izleme ekibi, 2025 tarihli raporunda TraderTraitor grubunun ChatGPT ve DeepSeek hesapları bulunduğunu bildirdi. Hesap sahipliği tek başına bu araçların belirli bir saldırıda hangi işlevi üstlendiğini veya saldırının sonucunu belirlediğini ortaya koymuyor.

Zebrick'e göre gruplar, daha fazla para barındıran kuruluşlara yöneliyor; bu hedeflere saldırmak daha zor olsa da elde edilebilecek kazanç büyüyor. Bu değerlendirme, belirli bir şirketin sıradaki hedef olduğunu göstermiyor ve gelecekteki saldırıların başarısına ilişkin bir tahmin oluşturmuyor.

Eğer daha yüksek gelirli operasyonlar eğitim ve personel kapasitesine aktarılırsa, sınır ötesi dijital finans kuruluşlarının karşılaşacağı risk genişleyebilir. Bu senaryonun gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek için operasyon gelirlerinin kullanımı, yeni personel alımları ve yapay zeka araçlarının saldırılardaki somut rolüne ilişkin bilgiler gerekiyor.

More stories

Son haberler