Cumhur İttifakı’nda sesler yükseliyor: Liste açıklansın
Türkiye’de yaşanan en büyük vurgunlardan biri olan fon krizine ilişkin soruşturmada çok sayıda siyasetçi ve bürokratın adı gündeme gelirken, işlemleri…

Fon soruşturması, tutuklamalar ve açıklanmayan yatırımcı listeleri nedeniyle AKP ile Cumhur İttifakı içinde siyasi baskıyı artırdı.
Tartışmanın merkezinde, yüksek kazanç sağladığı belirtilen kişi ve şirketlerin tam listesinin kamuoyuyla paylaşılmaması var. İktidar kanadından gelen çağrılar, dosyanın yalnızca sermaye piyasası işlemleriyle sınırlı kalmadığını, siyasi sorumluluk alanına da taşındığını gösteriyor.
Liste çağrısı AKP’ye yayıldı
AKP grup başkanvekilleri Abdülhamit Gül, Özlem Zengin ve Leyla Şahin Usta, farklı açıklamalarında soruşturmadaki isimlerin açıklanmasını istedi. Gül, milletin parasına çöken ve haksız kazanç elde eden kişilerin kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi.
Zengin, TBMM’de yaptığı konuşmada listenin tamamının yayımlanmasını istediğini belirtti. Usta da Genel Kurul görüşmeleri sırasında listelerin açıklanmasını ve herkes hakkında gerekli işlemin yapılmasını savunduklarını söyledi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı açıklamada fon işlemlerinin kayıtlarda bulunduğunu belirtti. Şimşek, fonların kuruluşundan tasfiyesine kadar işlemlerin incelendiğini, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarının sağlam olduğunu ve açıklama konusunda kişisel bir engel görmediğini söyledi.
Tayyar 187,6 milyar lirayı işaret etti
Eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, soruşturmada 100 milyon liranın üzerinde kazanç sağladığı tespit edilen 141 gerçek kişi ve 73 tüzel kişi bulunduğunu yazdı. Tayyar’a göre kayıtlara giren toplam kazanç 187 milyar 653 milyon lira; kazanç eşiği 10 milyon liraya indirildiğinde sayı daha da artıyor.
Tayyar, listenin Sermaye Piyasası Kurulu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Başsavcılık ve tasfiyeyi yürüten bankada bulunduğunu savundu. Aynı açıklamada, liste yayımlanmadığı sürece 60 AKP milletvekili, 180 yüksek yargı mensubu ve 30 vali ile kaymakamın dosyaya karıştığı yönündeki söylentilerin süreceğini belirtti.
Dosyada adı geçen en görünür isimlerden biri Fatma Betül Sayan Kaya oldu. Kaya’nın, eşi İlyas Kaya ile Özata Denizcilik hisselerine yaklaşık 163 milyon lira yatırıp satışlardan 2,17 milyar lira gelir elde ettiği iddia edildi; Kaya’nın suçlamaları reddettiği ve tutuklandığı aktarıldı.
Soruşturma kapsamında adı geçen diğer isimler arasında Ertan Aydın, Mustafa Aksu, Özdemir Ataseven, Muhammed Yarız, Erdin Özel, Abdülkadir Özkan, Erkan Kilimci, İhsan Çimen, Eren Yeşilyurt, İskender Balcı, Taha Çakmak, Nihat Kırmızı, Kerem Alkin, Emre Alkin ve Emre Tezmen bulunuyor. Metinde, bu kişilerin farklı tarihlerde Tera, Özata, Pusula veya bağlantılı sermaye piyasası işlemleri nedeniyle gündeme geldiği belirtiliyor.
MHP’den arınma baskısı geldi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek de listenin açıklanmamasının, dosyayla ilgisi bulunmayan kişileri şüphe altında bıraktığını yazdı. Çiçek, unvanı veya siyasi kimliği ne olursa olsun dosyada yer alan kişilerin hukuki sorumlulukla karşılaşması gerektiğini savundu.
AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram ise bir televizyon programında Kaya üzerinden iktidara yönelik sert sözler söyledi. Daha sonra açıklamalarının yanlış anlaşıldığını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve parti teşkilatından helallik istedi.
Bu açıklamalar, soruşturmanın parti içi disiplin ile kamuoyu baskısı arasında sıkıştığını gösteriyor. Siyasi aktörler açısından temel sorun, listelerin açıklanmamasının hem suç isnadı bulunmayan kişileri töhmet altında bırakması hem de gerçek sorumluların ayırt edilmesini zorlaştırması.
Şirketler için hukuki ayrışma
Eğer listeler kapsamı tanımlanarak yayımlanırsa, siyasi maliyet kısa vadede artabilir; ancak dosyaya konu şirketler, yatırımcılar ve kamu kurumları açısından hukuki ayrışma daha net kurulabilir. Böyle bir senaryoda Tera, Özata ve Pusula bağlantılı işlemlerde kimin yatırımcı, kimin yönetici, kimin denetim sorumlusu olduğu daha açık tartışılır.
Eğer listeler açıklanmazsa, söylentiler siyaset kurumuna ve sermaye piyasası denetimine yönelik güven tartışmasını büyütebilir. Bu yol, Türkiye’de fon tasfiyeleri, portföy yönetimi ve kamuyla ilişkili finansal işlemlerde şeffaflık talebini dosyanın asıl hukuki sonucundan daha kalıcı bir siyasi başlığa dönüştürebilir.
More stories
- YENİ Parti'den MEB'de yolsuzluk iddiası
- Başsavcılık ilk raporla yetinmedi: Denizolgun'un ölümü için 'Ek rapor' kararı
- Fındık piyasasında rekabet soruşturması
- Seçim anketinde dikkat çeken sonuç: Muhalefet önde
- 8 kişiyi öldüren Arif Sefa Özdemir'in ilk ifadesi ortaya çıktı
- Hakan Fidan 'Mekke Savunma İttifakı' değerlendirdi
- Erdoğan açıkladı: Emekliler için yıl sonuna kadar düzenleme yapılacak
- Tera ve Pusula Portföy'ün fonları tasfiye sürecine alındı
Son haberler
- Altın fiyatlarında geri çekilme: Kritik ABD verisi bekleniyor
- Şişecam'dan ilk 3 çeyrekte 195 milyar liralık satış açıklaması
- Türk somonu dünyaya açılıyor: Ekim ayı ihracatı 95 milyon doları geçti
- Trump'tan Beyaz Saray'da kalıcı iz: Oval ofis artık bir 'Ulusal Anıt'
- Irak'ın kuzeyinde siyasi çatlak: KYB yönetimden ayrıldı
- Rusya'da yabancı yatırımcıya büyük darbe: Japon devine el konuldu
- Kripto dünyasını sarsan vurgun: Binance saldırısının arkasından Kuzey Kore çıktı

