Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili Adli Tıp raporu çıktı
Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) eski görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumunca…

ATK, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünü kalp hastalığına bağladı; raporda zehirlenme veya travmayla ölüm için tıbbi kanıt bulunmadığı belirtildi.
Adli Tıp Kurumu bünyesindeki ATK 1. İhtisas Kurulu, otopsi ve mezarın açılmasından elde edilen bulguları birlikte değerlendirdi. Kurulun raporunda, göğüs ağrısının ardından Kozinoğlu'na verilen isosorbid dinitrat etken maddeli ilacın da ölümde rol oynamadığı görüşü bildirildi.
İncelemenin odağında, ölümün doğal olup olmadığı ve başka kişilerin müdahalesine ilişkin bir bulgu bulunup bulunmadığı vardı. Kurul, kalpteki değişikliklerden kemik incelemelerine, toksikoloji sonuçlarından radyasyon ölçümlerine uzanan değerlendirmesinin sonucunu eldeki tıbbi verilerle sınırlı olarak ifade etti.
Antimon bulgusu nasıl değerlendirildi
Rapora göre Kimya İhtisas Dairesi, incelenen materyallerde sekiz ağır metal saptadı. Bunlar arasında antimonun yanı sıra arsenik, kurşun, kadmiyum, molibden, kobalt, nikel ve vanadyum yer aldı; kurul, antimon dışındaki metallerin düzeylerini normal kabul etti.
Mezarın açılmasıyla alınan tırnak örneğindeki antimon miktarı, diğer örneklere kıyasla yüksek bulundu. Bununla birlikte kurul, uzun süreli antimon maruziyetini destekleyecek deri belirtileri veya akciğer hasarı saptanmadığını, karaciğer, böbrek ve kalbin histopatolojik incelemelerinde de bu yönde doku hasarı görülmediğini kaydetti.
Ölümden hemen önce antimonla temas ihtimali de klinik belirtiler üzerinden ele alındı. Raporda, böyle bir maruziyet açısından değerlendirilen şiddetli bulantı, kusma, ishal, sindirim sistemi kanaması ve solunum yollarındaki alerjik reaksiyon belirtilerinin bulunmadığı aktarıldı.
Kimyasal taramalarda, inceleme kapsamındaki uyuşturucular, uyarıcılar, ilaç bileşenleri, böcek ilaçları ve kemirgen zehirleri saptanmadı. Fizik İhtisas Dairesinin alfa ve beta radyoaktivite ölçümlerinde de doğal radyasyon seviyesini aşan bir sonuç elde edilmediği raporda belirtildi.
İlk otopsiden mezarın açılmasına
Raporda aktarılan kayıtlara göre Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri 1 Nolu Ceza İnfaz Kurumu'ndan Silivri Devlet Hastanesi'ne getirildiğinde hayatını kaybetmişti. Ertesi gün Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince radyolojik görüntüleme, beden muayenesi ve otopsi gerçekleştirildi; toksikoloji ve doku incelemeleri için örnek toplandı.
İlk otopside kalbin ağırlığının arttığı ve boşluklarında hafif genişleme bulunduğu kaydedildi. Rapora göre aortta ve kalbi besleyen damarlarda aterom plakları görülürken, koroner damarlardaki plakların damar içini hafif ölçüde daralttığı belirlendi.
Morg İhtisas Dairesi, ölümün kalp damar hastalığından kaynaklandığı yönündeki görüşünü 10 Şubat 2012 tarihli raporuyla Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına iletti. Savcılık daha sonra, 2 Eylül tarihli başvurusunda ölümün nedeni ve zamanı ile üçüncü kişi müdahalesinin araştırılması için mezarın açılmasının gerekip gerekmediğini sordu.
Bu başvuru üzerine beden muayenesi ve olay yerine ait fotoğraflar, cezaevi kamera kayıtları, ambulans formu, hastane belgeleri ve görüntülemeler istendi. Raporda mezarın 12 Eylül'de açıldığı belirtildi; ancak aktarılan metinde eylül ayındaki iki işlemin hangi yıl yapıldığı açıklanmadı.
Kemik incelemesi travmayı desteklemedi
Mezardan çıkarılabilen kemiklerde ölüm sonrası aşınma, yumuşama, doku kaybı ve kırıklar görüldüğü bildirildi. Kurul, bunlardan ayrı olarak yeniden canlandırmayla ilişkili göğüs kemiği ve kaburga kırıklarını ve otopsi sırasında oluşturulan kesileri değerlendirdi; başka belirgin travmatik ya da patolojik bulgu bildirmedi.
Kurul, göğüs kemiği ve kaburgalardaki kırıkların yeri ve özelliklerinin yeniden canlandırma sırasında oluşmalarıyla uyumlu olabileceğini belirtti. Ayrıca ölüm zamanını değerlendirmek amacıyla göz sıvısında ölçülen potasyumun, ölümden otopsiye kadar geçen süre bakımından normal kabul edildiğini kaydetti.
Bu incelemeler sonunda kurul, mevcut bulguların travma veya zehirlenme kaynaklı ölümü desteklemediği görüşüne ulaştı. Savcılığın soruları arasında kesin ölüm saati de bulunmasına rağmen, aktarılan sonuç bölümünde belirli bir saat verilmedi; ölüm nedeni konusundaki tıbbi görüş ise kalp hastalığı olarak korundu.
More stories
- Sadettin Saran ve Ela Rümeysa Cebeci beraat etti
- İsmail Saymaz ve Murat Ağırel için istenen ceza belli oldu
- Emekli çalışanların işten çıkarılmasıyla ilgili Yargıtay'dan kritik karar
- Zorunlu kış lastiği takma tarihi belli oldu
- Emeklilere yönelik düzenlemenin tarih belli oldu
- Gizli tanıktan İBB davası itirafı: Fatih Keleş'e dair ifadelerim piyasa duyumları
- Devlet Bahçeli'den 19 ilçe için il olma teklifi
- Google'ın yapay zeka özetleri Rekabet Kurumu'nun gündeminde
Son haberler
- Güneş enerjisi devlerinin birleşmesi 2,4 milyar dolar hedefliyor
- 18 yıl sonra ilk zafer: Liverpool Kadıköy'de teslim oldu
- İran'ın 4 ülke muafiyeti Hindistan petrolünü rahatlatabilir
- Rusya'dan Demokratların zaferi sonrası Trump mesajı
- AB üyeliğinde dış politika uyumu Türkiye ve adayları zorluyor
- British Airways günlük Dubai-Heathrow seferlerini yeniden başlattı

