İçeriğe geç
SON HABERLER
Gündem

Gazeteciler sokağa çıkıyor: “Artık yeter, nefes alamıyoruz”

Basın meslek örgütleri, yarın saat 14.00’te birçok ilde düzenlenecek eylemlere destek çağrısı yaptı.

Atlas Newsdesk
Gazeteciler sokağa çıkıyor: "Artık yeter, nefes alamıyoruz"

Basın meslek örgütleri, basın özgürlüğü talebiyle 24 Ekim 2026 saat 14.00 için dokuz ilin adını vererek eş zamanlı eylem çağrısı yaptı.

Ortak açıklama, gazetecilerin çalışma koşullarıyla toplumun bilgiye ulaşabilmesini birlikte ele alıyor. Örgütler, protestolara yalnızca medya çalışanlarını değil, siyasi partilerden barolara ve yurttaşlara kadar farklı kesimleri de davet ediyor.

Çağrıya katılan kuruluşlar, gazetecilere yönelik adli uygulamalara, yayınlara getirilen kısıtlamalara ve medya yönetimlerine kayyım atanmasına itiraz ediyor. Duyurulan program, aynı saatte farklı şehirlerde eylemler ve toplu basın açıklamaları yapılmasını öngörüyor; açıklama gerçekleşmiş bir katılımın değil, planlanan protestoların duyurusu niteliğinde.

Dokuz şehir için ortak saat

Açıklamada İstanbul, Diyarbakır, Ankara, Van, İzmir, Kocaeli, Antalya, Eskişehir ve Adana eylem yapılması planlanan şehirler arasında sıralanıyor. Örgütler başka illerde de etkinlik düzenleneceğini belirtiyor, ancak çağrıda toplam şehir sayısı veya beklenen katılımcı sayısı bulunmuyor.

Organizatörler buluşma için cumartesi günü saat 14.00’ü işaret ediyor. İl bazında meydan adları, açık adresler ve ayrı etkinlik programları ise metinde yer almıyor.

Ortak çağrının tarafları arasında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi bulunuyor. Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş ve gazetecilik alanındaki uzmanlık dernekleri de çağrıya katılıyor.

Katılım daveti, meslek örgütlerinin kendi üyeleriyle sınırlı tutulmuyor. Açıklama; sendikaları, insan hakları alanında çalışan kuruluşları, diğer sivil toplum yapılarını ve meslek kuruluşlarını da protestolara destek vermeye çağırıyor.

Adli tedbirler ve erişim kısıtlamaları

Örgütler, gazetecilerin mesleki faaliyetleri dolayısıyla gözaltı ve tutuklama işlemleriyle karşılaştığını savunuyor. Ev hapsi ile elektronik kelepçe uygulamalarını da eleştirerek bu tedbirlere karşı ortak itirazlarını dile getiriyor.

Açıklama, bazı tutuklamaların kaçma veya delilleri karartma riski bulunmadan uygulandığını ileri sürüyor. Bu değerlendirme örgütlere ait; metin, iddianın dayandığı dosyaları, ilgili yargı kararlarını veya karşı görüşleri aktarmıyor.

Örgütler, habercilik faaliyetlerinin yanı sıra soru yöneltmenin, eleştirinin ve kamu adına denetimin anayasal koruma altında olduğunu belirtiyor. Metin, bu hukuki değerlendirmeyi belirli bir mahkeme kararına ya da madde numarasına dayandırmıyor.

İtirazın yayıncılık boyutunda televizyonlar, internet üzerinden haber yayımlayan kuruluşlar ve sosyal medya hesaplarına getirildiği belirtilen kısıtlamalar bulunuyor. Açıklama, hesaplara yönelik engellemelerin gazetecilerin yanında kamuoyuna bilgi veren uzmanları ve haber paylaşan yurttaşları da etkilediğini savunuyor.

Çağrının zamanlaması, örgütlerin bir televizyon kanalına kayyım atanmasının ilk yıl dönümü olarak tanımladığı tarihe bağlanıyor. Ancak metinde söz konusu işlemle ilgili kararın gerekçesi, kapsamı ve güncel hukuki durumu açıklanmıyor.

Mesleki itirazdan toplumsal katılım davetine

Örgütlerin temel yaklaşımı, basın özgürlüğünü gazetecilerin mesleki güvencelerinden daha geniş bir hak olarak tanımlamak. Açıklama, haber üretimine yönelik müdahalelerin toplumun gelişmeler hakkında bilgi edinmesini de sınırlandırdığını savunuyor.

Bu nedenle çağrı, daha önce gazetecilerin haberlerinde sorunlarını duyurduğu kesimlere de yöneltiliyor. Örgütler, benzer baskılarla karşılaştığını belirttikleri grupları ortak protestoya katılmaya davet ederek dayanışmanın meslek sınırlarını aşmasını istiyor.

Açıklamada gazetecilerin soru sorma işlevi, kamu gücünü kullananların hesap vermesiyle ilişkilendiriliyor. Örgütlerin itirazı böylece yalnızca yayınların devam etmesine değil, haberin hazırlanması, paylaşılması ve kamuoyuna ulaşması süreçlerine de uzanıyor.

Duyurulan programın somut adımı, belirtilen saatte şehirlerde yapılması planlanan ortak açıklamalar olacak. Katılımın kapsamı ve davet edilen kuruluşların vereceği destek, eylemler gerçekleştiğinde ortaya çıkacak; çağrı bu konuda bir sayı veya taahhüt içermiyor.

More stories

Son haberler