İçeriğe geç
Ekonomi

Yatırım fonları tasfiye teklifi komisyondan geçti, SPK yetkileri genişliyor

Tasfiye sürecindeki yatırım fonlarının yönetimi, varlıkların geri kazanımı ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin usullerini düzenleyen kanun teklifi TBMM…

Cuneyd Erdogan
Yatırım fonları tasfiye teklifi komisyondan geçti, SPK yetkileri genişliyor

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 14 Ekim 2026’da belirli yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin teklifi kabul etti; metin 1 milyon liraya kadar ara ödeme öngörüyor. Düzenleme, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor. Teklifin amacı, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarıldığı belirtilen değerlerin geri kazanılması ve geri kazanılan tutarların fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usulü belirlemek.

Metin, kapsam dışındaki yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye rejimi oluşturmayacağını hükme bağlıyor. Bu sınır, düzenlemenin sermaye piyasası genelinde kalıcı bir tasfiye çerçevesi yerine belirli dosyalara dönük özel bir süreç olarak tasarlandığını gösteriyor. Komisyon aşamasının tamamlanması, teklifin yasama sürecinde Genel Kurul aşamasına taşınabilecek noktaya geldiği anlamına geliyor.

SPK’ya tasfiye sürecinde geniş yetki

Teklife göre fonların tasfiyesi, SPK’nın gözetim ve denetiminde tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul; fon varlıklarının tespiti, nakde çevrilmesi, değerleme esasları, fon pay sahipliğinin belirlenmesi, ara ve nihai ödeme, dağıtım sırası ve diğer tasfiye usullerini belirleme yetkisine sahip olacak. Tasfiye kuruluşları, fon varlıklarının korunması ve fon pay sahiplerinin ortak menfaati doğrultusunda mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmeye çalışacak.

Metin, borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin SPK tarafından belirlenmesi halinde özel araçlar öngörüyor. Bu durumda geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve geçici farklı fiyat marjı gibi yöntemler kullanılabilecek. SPK, tasfiye kuruluşlarının talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına da onay verebilecek.

Borsa içinde veya dışında varlık satın alan yatırımcılar için satış kısıtı getirilebilmesi de teklif kapsamındaki araçlardan biri. Kurul, bu yatırımcıların belirli süre boyunca ilgili varlıkları Borsa’da satamayacağına veya Borsa’da satış sonucunu doğuracak işlem yapamayacağına karar verebilecek. Bu hüküm, tasfiye sürecinde ani arz baskısı oluşmasını sınırlamaya dönük bir piyasa mekanizması olarak öne çıkıyor.

1 milyon liralık ara ödeme sınırı

Düzenleme, yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilmesini öngörüyor. Bu tutar, nihai tasfiye tamamlanmadan önce fon pay sahiplerine sınırlı likidite sağlanmasına yönelik bir eşik olarak metinde yer alıyor. Nihai ödeme, geri kazanılan değerler, tasfiye malvarlığı ve dağıtım sırasına ilişkin SPK tarafından belirlenecek esaslara bağlı olacak.

Tasfiye sürecinde tahsil edilen tutarlar, fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına dahil edilecek. Tasfiyenin tamamlanmasından sonra tahsil edilen tutarlar ise mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak. Bu ayrım, fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde zamanlama ve tahsilat kalitesini belirleyebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Teklif, Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı gibi fiillere karıştığı tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye hesabından ödeme yapılmamasını da düzenliyor. Bu hüküm, fon pay sahipliği tespitinin yalnızca kayıt eşleşmesine değil, ilgili kişilerin hukuki durumuna da bağlı olacağını gösteriyor. Fon pay sahipliği, tasfiye kuruluşları tarafından MKK kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında belirlenecek.

MKK ve bankalara bilgi yükümlülüğü

Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ, Takasbank, Borsa İstanbul AŞ, Türkiye Bankalar Birliği, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ve ilgili kamu kurumları, düzenlemenin uygulanması için gerekli bilgi ve belgeleri SPK, Yatırımcı Tazmin Merkezi veya TMSF’ye vermekle yükümlü olacak. Teklif, bu kurumların gizlilik ve sır saklama hükümlerini gerekçe göstererek bilgi vermekten kaçınamayacağını belirtiyor. Bu madde, tasfiye sürecinde varlık izi, hesap hareketi ve pay sahipliği tespitinin hızını etkileyebilecek bir koordinasyon zemini kuruyor.

Piyasa açısından ana konu, SPK’nın satış yöntemlerini ve fiyat marjlarını nasıl kullanacağı olacak. Eğer varlık satışları kademeli ve şeffaf yürütülürse fon pay sahipleri açısından tahsilat görünürlüğü artabilir; belirli varlıklarda satışların yoğunlaşması halinde ise ilgili menkul kıymetlerde likidite ve fiyatlama baskısı izlenebilir. Şirketler ve sektörler bakımından etki, fon portföylerinde yer alan varlıkların niteliğine ve satış takvimine bağlı kalacak.

Genel Kurul süreci ve kanunun yayımı, uygulama takvimini belirleyecek bir sonraki eşik olacak. Yatırımcılar açısından izlenecek başlıklar, SPK’nın ödeme sırası, değerleme yöntemi, Borsa dışı satış onayları ve 1 milyon liraya kadar ara ödeme mekanizmasının ne zaman işletileceği.

More stories

Son haberler