İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Reuters seçim senaryolarını inceledi: Netanyahu için “Sınırsız Güç” uyarısı

Reuters 27 Ekim tarihinde gerçekleşecek olan İsrail seçimlerine dair bir analiz yayınladı.

Atlas Newsdesk
Reuters seçim senaryolarını inceledi: Netanyahu için "Sınırsız Güç" uyarısı

İsrail seçimleri liderliği değiştirse de güvenlik çizgisini koruyabilir; analistler, asıl farkın askeri politikanın sertliğinde olacağını söylüyor.

Carnegie Orta Doğu Merkezi'nden Michael Young, siyasi kadrolarla güvenlik kurumlarının önemli bölümünün aynı stratejik çerçeveyi benimsediğini belirtiyor. Young'ın değerlendirmesinde İran'la mücadele, sınırların dışında savunma yürütülmesi ve askeri caydırıcılık bu çerçevenin temelini oluşturuyor; hükümet değişikliğinin yön değişikliğine dönüşmesini de bu uzlaşma sınırlıyor.

Seçim yarışında Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud ile aşırı milliyetçi ortaklarının karşısında, Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar'ın öncülük ettiği muhalefet bulunuyor. Eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot'un temsil ettiği alternatifin güvenlik yaklaşımını ne ölçüde değiştireceği, liderlik yarışından ayrı bir tartışma olarak öne çıkıyor.

Netanyahu önleyici saldırıları öne çıkarıyor

Netanyahu, savunma ağırlıklı yaklaşım yerine tehditlere önceden müdahale edilmesini savunuyor. Başbakanın açıkladığı hedefler arasında İsrail'in bölgesel gücünü artırmak ve silah tedarikinde dışa bağımlılığını mümkün olduğunca azaltmak da yer alıyor.

Netanyahu'nun eski danışmanı Aviv Bushinsky, başbakanın yeniden kazanması halinde mevcut operasyonları ve yerleşimlerin büyütülmesini sürdürmesini bekliyor. Bushinsky'nin değerlendirmesi, seçim zaferinin Netanyahu tarafından mevcut politikaları daha sert uygulamak için destek olarak yorumlanabileceği yönünde.

İran konusunda Netanyahu'nun kamuoyuna açıkladığı amaç, yalnızca Tahran'ın faaliyetlerini sınırlandırmanın ötesine geçiyor. Başbakan, subayların mezuniyet törenindeki konuşmasında İran yönetiminin devrilmesini hedeflediğini ve güvenlik birimlerine bu yönde talimat verdiğini söyledi; açıklama, askeri bir sonucun doğrulanması değil, siyasi hedefin ifadesi niteliğinde.

Young'ın tarif ettiği ortak yaklaşım ile Bushinsky'nin beklentisi birlikte değerlendirildiğinde, olası ayrım stratejinin varlığından çok uygulanma yoğunluğunda beliriyor. Netanyahu iktidarını korur ve Bushinsky'nin öngördüğü çizgiyi izlerse, liderlikteki devamlılığa daha yoğun askeri faaliyet eşlik edebilir; bu, gerçekleşmiş bir sonuç değil, danışmanın değerlendirmesine dayanan bir senaryo.

Batı Şeria'da yöntem ve hedef ayrımı

Filistinli analist Ghassan el-Hatib, hükümetin değişmesinin Filistinlilere yönelik yaklaşımda esaslı bir dönüşüm getirmesini beklemiyor. El-Hatib'e göre seçmenlerin sağa yönelmesi, partiler arasındaki rekabeti de daha sert tutumlar etrafında şekillendiriyor.

El-Hatib, Netanyahu'nun rakiplerinin kuracağı bir hükümetin uluslararası itibarını iyileştirmek amacıyla yerleşimci saldırılarının bazılarını sınırlamaya çalışabileceğini düşünüyor. Yerleşim büyümesinin daha düşük görünürlükle sürdürülmesi ihtimalini de dile getiriyor; ancak bunların hedefleri değil, uygulama yöntemlerini değiştireceğini savunuyor.

Bu değerlendirme, muhalefetin kazanmasını Filistin devleti kurulmasına açılan bir yol olarak yorumlamaya karşı çıkıyor. El-Hatib'in yaklaşımına göre diplomatik görünümün yumuşamasıyla sahadaki yerleşim politikasının değişmesi aynı şey değil; dolayısıyla hükümetin söylemi kadar uygulamaları da belirleyici olacak.

Uluslararası Kriz Grubu'ndan Joost Hiltermann ise Batı Şeria'daki araştırmalarına dayanarak yerleşimci saldırıları, Filistinlilerin artan tepkisi ve siyasi çözüm perspektifinin yokluğuna dikkat çekiyor. Hiltermann, bu koşullarda sınırlı bir olayın daha geniş bir ayaklanmaya dönüşebileceği uyarısında bulunuyor; sözleri kesinleşmiş bir gelişmeyi değil, çatışmanın yayılması riskini tarif ediyor.

Washington'ın İran ve ilhak tutumu

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Washington'ın İran'a yönelik baskısını devam ettireceğini bildirdi. Sözcü, Tahran'ı enerji kaynaklı gelirlerini müttefiklere saldırıları ve terör faaliyetlerini desteklemek için kullanmakla suçladı; bu suçlama ABD yönetiminin değerlendirmesi olarak aktarılıyor.

Aynı sözcü, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhakına Washington'ın destek vermediğini de belirtti. Bölgedeki istikrarı İsrail'in güvenliğiyle ilişkilendiren açıklama, ABD'nin İran'a baskı politikasının ilhaka onay anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.

Seçim sonrasında Young'ın tanımladığı stratejik uzlaşma korunursa, hükümet değişse bile İran'a yaklaşımda süreklilik görülebilir. Batı Şeria'da ise el-Hatib'in öngördüğü daha düşük görünürlüklü uygulamaların Hiltermann'ın işaret ettiği gerilimi azaltıp azaltmayacağı belirsiz; hükümetin bileşimi, operasyon kararları ve yerleşim uygulamaları bu iki değerlendirmeyi sınayacak.

More stories

Son haberler