Etiyopya'da çatışmalar şiddetlenirken sivil kayıplar artıyor
Etiyopya'nın Alamata bölgesinde yaşanan çatışmalarda en az 52 sivil hayatını kaybetti, Lalibela'da ise turistler mahsur kaldı.
Amina Diallo ·

Alamata bölgesinde can kaybı yükseliyor
Etiyopya'nın kuzeyindeki Alamata çevresinde üç gün boyunca devam eden yoğun çatışmaların ardından, sağlık kuruluşlarından gelen bilgiler en az 52 sivilin yaşamını yitirdiğini doğruluyor. Yerel bir hastanede görevli bir doktor, hayatını kaybedenler arasında çocukların, kadınların ve hayvancılıkla uğraşan bölge sakinlerinin bulunduğunu belirtti.
Sadece bir pazar yerine düzenlenen saldırıda 12 kişinin öldüğü ifade edilirken, bölgedeki tıbbi yardım kuruluşları son günlerde 700'den fazla yaralının tedavi altına alındığını bildirdi. Görgü tanıkları ve çevrim içi paylaşılan görüntüler, federal orduya ait tankların Alamata sokaklarında konuşlandığını ve bölgenin merkezi kontrol altına girdiğini gösteriyor.
Bu askeri hareketlilik, federal hükümet ile bölgeyi yöneten Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasındaki uzun süreli gerilimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Taraflar, yaşanan şiddet olaylarının karşı tarafın hamlelerine bir yanıt olduğunu savunarak birbirlerini suçlamaya devam ediyor.
Lalibela'da turistik faaliyetler durdu
Çatışmaların etkisi, tarihi kaya kiliseleriyle ünlü Amhara bölgesindeki Lalibela'ya da sıçradı. Havalimanının uçuşlara kapatılması nedeniyle yaklaşık bir haftadır bölgede mahsur kalan turistlerin tahliyesi için çalışmalar sürüyor. Başlangıçta 53 kişinin bulunduğu gruptan bazıları askeri helikopterler ve sivil toplum kuruluşlarının konvoyları aracılığıyla bölgeden çıkarıldı.
Lalibela çevresindeki gerilim, ordu birlikleri ile Tigray güçleriyle iş birliği yapan yerel milis grupları arasında yoğunlaşıyor. Bu ittifakın, merkezi hükümeti görevden uzaklaştırmayı hedefleyen daha geniş bir koalisyonun parçası olduğu belirtiliyor.
Bölgesel riskler ve lojistik kısıtlamalar
Çatışmaların coğrafi olarak genişlemesi, Etiyopya'nın denize açılan kapısı olan Cibuti rotası üzerindeki Afar bölgesini de kritik bir noktaya taşıyor. Bu güzergahın güvenliği, ülkenin yakıt tedariki, ticari faaliyetleri ve insani yardımların ulaştırılması açısından hayati önem taşıyor.
Tigray bölgesinde ise internet ve bankacılık hizmetlerinin askıya alınması, günlük yaşamı ve insani yardıma erişimi ciddi şekilde kısıtlıyor. Güvenli bölgelere ulaşmaya çalışan siviller, iletişim hatlarının kesik olması nedeniyle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk yaşıyor.
Federal güçlerin kuzeye doğru ilerlemesi durumunda, Tigray'ın siyasi merkezi üzerindeki baskının artması bekleniyor. Öte yandan, çatışmaların Afar bölgesine yayılması veya komşu ülkelerin sürece dahil olması, krizin yerel bir meseleden bölgesel bir güvenlik sorununa dönüşme riskini beraberinde getiriyor.