Suudi Arabistan’ın F-35 Talebi Washington’da Gündemde
Suudi Arabistan, nükleer iş birliği sonrası F-35 alımı için Washington’da diplomatik temaslarını hızlandırarak seçim öncesi süreci değerlendirmek istiyor.

Savunma Diplomasisinde Yeni Hamle
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman, ABD'deki ara seçimler öncesinde Washington'da kritik temaslarda bulunarak F-35 savaş uçaklarının tedariki konusundaki beklentilerini dile getirdi. Konuya yakın kaynaklar, bu talebin daha geniş kapsamlı bir güvenlik iş birliği paketinin parçası olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Bakanın, ABD yönetimiyle yürüttüğü görüşmelerde Başkan Yardımcısı JD Vance ile bir araya geldiği ifade ediliyor. Bu durum, Riyad'ın söz konusu savunma talebini en üst düzeyde müzakere etme çabasını ortaya koyuyor.
Nükleer Anlaşma ve Zamanlama Faktörü
Riyad yönetimi, geçtiğimiz hafta imzalanan nükleer iş birliği mutabakatının yarattığı diplomatik ivmeyi kullanmayı hedefliyor. Yetkililer, seçim kampanyalarının yoğunlaşmasıyla birlikte Washington'da büyük çaplı silah satışlarının onaylanmasının zorlaşabileceğini öngörüyor.
Suudi tarafı, F-35 talebini sadece bir uçak alımı olarak değil, teknolojik ve stratejik bir ortaklık paketi şeklinde sunuyor. Bu strateji, nükleer iş birliği ile savunma kapasitesini tek bir müzakere masasında birleştirmeyi amaçlıyor.
Kongre ve Bölgesel Denge Kaygıları
Sürecin önündeki en büyük belirsizlik ise ABD Kongresi'nden gelecek olası tepkiler olarak görülüyor. Birçok milletvekilinin, gelişmiş savaş uçağı satışlarını İsrail'in bölgedeki askeri üstünlüğünü koruma perspektifiyle değerlendirdiği biliniyor.
Kongre'deki bu direnç, uçak satışının nükleer anlaşma gibi diğer savunma başlıklarından ayrılmasına veya sürecin yavaşlamasına neden olabilir. Washington'daki siyasi iklimin sertleşmesi, tartışmalı dış politika kararlarının maliyetini artırıyor.
Gelecek Senaryoları ve Riskler
Lobicilik faaliyetlerinin başarılı olması durumunda, ABD ve Suudi Arabistan arasındaki güvenlik bağlarının güçlenmesi bekleniyor. Ancak Kongre'nin karşı çıkması, iki ülke arasında diplomatik sürtüşmelere yol açabilir ve savunma sanayii ihracat politikalarının ne kadar belirleyici olduğunu bir kez daha gösterebilir.
Eğer karar seçim sonrasına ertelenirse, Körfez bölgesindeki ABD güvenlik taahhütlerine dair belirsizlik bir süre daha devam edecektir. Riyad, talebini masada tutmaya devam etse de mevcut diplomatik fırsat penceresini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
More stories
- Polonya'daki saldırıda yeni ayrıntılar: Zanlının evinde bulunan üç ceset aile üyelerine ait çıktı
- Fransa'da Cumhurbaşkanı adayı Melenchon vaatlerini duyurdu
- ABD'den dikkat çeken teklif: İran'ın nükleer programına ilişkin bilgiye 20 milyon dolar ödül
- Polonya'da silahlı saldırı sonrası ulusal yas ilan edildi
- İngiltere İçişleri Bakanlığına AB oturum hakları davası
- Atina'dan Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasına yanıt geldi
- Trump’tan İran’a mesaj: “Çok sert bir şekilde vuruyor olacağız”
- ABD ve BAE’den askeri yapay zekâ ortaklığı: "Talon Synapse" görev gücü kuruluyor
- İran'ın Dondurulmuş Varlıklarına İlişkin Çelişkili Açıklamalar
- Suriye'nin Hizbullah Planı Bölgede Yeni Gerilimlere Yol Açıyor
Son haberler
- Yapay zeka botları 11 bin aramalık artışla üniversite kütüphanelerini aksatıyor
- Zehirleyen güzellik: Botoks
- OpenAI ve Anthropic'in yapay zeka harcama artışı %1,5'e geriledi
- Erdoğan, Azerbaycan'da: Aliyev ile ortak basın toplantısında konuştu
- Kulis: Emekli zammı için masadaki en kuvvetli senaryo
- Fon soruşturmasında yeni gelişme: BDDK Daire Başkanı Bilal Soysal tutuklandı
- Genel seçim anketi: Partilerin oy oranı ne oldu?
- Yeni Parti'de ön seçim: 81 ilde sandık kuruldu

