Suriye'nin Hizbullah Planı Bölgede Yeni Gerilimlere Yol Açıyor
ABD yönetiminin Suriye'yi Hizbullah'a karşı kullanma önerisi, Lübnan ve İsrail'de endişe yaratırken Şam yönetimi bu fikre mesafeli duruyor.
Lauren Collins ·

Suriye Üzerinden Yeni Strateji Arayışı
ABD yönetimi, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaları sonlandırmak amacıyla Suriye'nin yeni yönetimini devreye sokmayı hedefleyen bir strateji üzerinde duruyor. Yetkililerin aktardığına göre, Washington bu yaklaşımı İsrail'in askeri operasyonlarına bir alternatif olarak görüyor. Ancak bu öneri, bölgedeki dengeleri kökten değiştirme potansiyeli taşıdığı için hem Lübnan hem de İsrail tarafında ciddi bir tedirginlik yarattı.
Söz konusu plan, İran destekli gruba yönelik baskının İsrail ordusu yerine Suriye'deki yeni iktidar tarafından yürütülmesini öngörüyor. ABD Başkanı Donald Trump, mevcut Suriye yönetiminin Hizbullah'ı etkisiz hale getirme konusunda daha başarılı olabileceğini savunuyor. Yaklaşık 18 ay önce Beşar Esad'ın devrilmesiyle göreve gelen Ahmet el-Şaraa liderliğindeki hükümet ise bu beklentiyi karşılamaya yönelik bir niyet taşımadığını belirtiyor.
Şam Yönetiminin Tutumu ve Bölgesel Kaygılar
Suriye Devlet Başkanı el-Şaraa, Hizbullah ile bir çatışmaya girmek istemediklerini açıkça ifade etti. Şam yönetimi, ABD'den gelen bu yöndeki açıklamaların yanlış anlaşıldığını savunsa da, Washington'ın konuyu gündemde tutmaya devam ettiği gözlemleniyor. Bu durum, zaten kırılgan olan bölgesel ittifakların daha da karmaşık bir hale gelmesine neden oluyor.
Lübnan tarafında, Suriye güçlerinin sınır ötesi bir müdahale hazırlığı yapabileceği ihtimali büyük bir huzursuzluk kaynağı. Ülke içindeki siyasi ve askeri dengelerin hassasiyeti göz önüne alındığında, dışarıdan gelecek herhangi bir askeri müdahale girişimi, Lübnan'ın iç istikrarını tehdit eden bir unsur olarak değerlendiriliyor. İsrailli yetkililer ise el-Şaraa hükümetine duydukları güvensizlik nedeniyle bu öneriye şüpheyle yaklaşıyor.
İsrail ve Türkiye Arasındaki Stratejik Rekabet
Suriye'nin geleceği üzerindeki rekabet, İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkileri de doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin el-Şaraa hükümetine verdiği destek, İsrail'in sınır güvenliği konusundaki endişeleriyle çatışıyor. İsrail'in, Esad sonrası dönemde Suriye'nin güneyinde kontrol ettiği bölgelerdeki varlığı, bu yeni stratejik planın uygulanabilirliğini daha da zorlaştırıyor.
Güvenlik uzmanları, bu önerinin İsrail'in askeri planlamalarını kısıtlayıp kısıtlamayacağını tartışıyor. İsrail güvenlik birimlerinin konuyu değerlendirmek üzere kapalı oturumlar düzenlediği belirtiliyor. Önümüzdeki süreçte, ABD'nin bu fikri diplomatik bir baskı aracı olarak kullanmaya devam edip etmeyeceği ve Şam'ın reddetme tutumunu koruyup korumayacağı, bölgedeki tansiyonun seyrini belirleyecek temel unsurlar olacak.