Riyad'da acil 'Husi' zirvesi: Türkiye ve Pakistan savaşa mı giriyor?

İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik operasyonlarını artırması üzerine Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları acil koduyla Riyad'a gitti.

Atlas Newsdesk ·

Riyad'da acil 'Husi' zirvesi: Türkiye ve Pakistan savaşa mı giriyor?

Riyad, Husi saldırıları ve Kızıldeniz gerilimi sürerken Türkiye ile Pakistan'ın askeri temsilini ortak savunma paktı için topluyor.

Suudi çağrısının ardından Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu'nun gün içinde bölgeye gitmesi bekleniyor. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'in de toplantıya katılımı için hazırlık yapıldığı aktarıldı.

Mekke paktı ilk sınavında

Üçlü güvenlik çerçevesi, 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dayanıyor. Metin, taraflardan birine yönelen saldırının tüm taraflara yapılmış sayılması ilkesini öne çıkarıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, New York'taki bakanlar görüşmesinde acil askeri toplantının düzenlemelerinin ele alındığını bildirdi. Açıklamada Mekke'yi ve sivil tesisleri hedef alan saldırılar anıldı; Riyad'ın BM Şartı'nın 51. maddesinden doğan kendini savunma hakkı vurgulandı.

İslamabad ve Ankara daha dar bir dil kullandı. Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, görüşmede anlaşmanın kurumsal yapıları ve bölgesel güvenlik dosyalarının değerlendirildiğini söyledi; Türk tarafı da teknik düzenlemelerin işlendiğini aktardı.

Meclis takvimi Ankara'yı sınırlıyor

Ankara açısından anlaşmanın iç hukuk süreci tamamlanmış değil. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, anlaşmanın henüz Meclis'e gönderilmediğini ve 1 Ekim'de açılacak yasama döneminde gündeme gelmesini beklediğini söyledi.

Bu takvim, Türkiye'nin askeri destek başlıklarını siyasi ve hukuki onay sürecinden ayırmasını gerektiriyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi ordusunun bazı teknik alanlarda desteğe ihtiyaç duyabileceğini ve bu ihtiyacın karşılanacağını belirtmişti.

Pakistan ise komuta yapılanmasını öne aldı. İslamabad yönetimi, emekli Korgeneral Nauman Mahmood'un paktın ilk genel sekreteri olarak Riyad'daki komuta merkezine gönderildiğini duyurdu.

İslamabad Siyasi Çalışmalar Enstitüsü'nden Tughral Yamin, Mahmood'un görevinin hızlı bir durum değerlendirmesi ve uygulanabilir seçenekler üretmek olacağını söyledi. Bu yorum, paktın kağıt üzerindeki dayanışmadan operasyonel planlamaya geçiş aradığını gösteriyor.

Babülmendep baskısı artıyor

Husilerin son haftalarda Suudi kentlerindeki hedeflere füze ve İHA saldırıları düzenlediği, Yemen'in Kızıldeniz kıyısında kara kontrolünü genişlettiği aktarılıyor. Bu hattın Babülmendep Boğazı'na açılması, enerji taşımacılığı ve sigorta maliyetleri açısından gerilimi bölgesel olmaktan çıkarıyor.

Yemen'de dört yıllık görece sükunetin ardından çatışmanın yeniden genişlemesi, Husi hareketinin yalnızca Yemen içi bir aktör olmadığını gösterdi. Grup, İran desteğiyle anılıyor ve Kızıldeniz hattındaki konumu nedeniyle Suudi güvenliği ile küresel ticaret arasında doğrudan bağ kuruyor.

İngiltere, savunma görevlerindeki uçaklara yakıt ikmali desteği vereceğini açıkladı. Fransa ise Hürmüz Boğazı'nı baypas eden Kızıldeniz'deki Yanbu petrol terminalini korumak için birlik göndereceğini bildirdi.

Suudi tarafının destek arayışı, kara unsurları ve hava savunması etrafında tarif ediliyor. Füze ve İHA saldırıları sürdükçe Riyad'ın kendi savunma kapasitesi üzerindeki baskı artıyor.

Husiler cephesinden gelen dil de toplantının riskini artırıyor. Grubun siyasi büro üyesi Muhammed el-Bukhaiti, Türkiye ve Pakistan'ın savaşa katılması halinde “demir yumrukla” karşılaşacaklarını söyledi.

Üç senaryo Riyad için masada

Pakt teknik koordinasyonla sınırlı kalırsa küresel etki daha çok petrol rotalarında risk primi ve sigorta maliyetleri üzerinden hissedilir. Bu durumda Suudi Arabistan hava savunmasını takviye ederken, bölgedeki enerji ve lojistik şirketleri sefer güvenliği planlarını sıkılaştırır.

Riyad anlaşmayı ortak savunma mekanizması olarak işletirse askeri yük Türkiye ve Pakistan'a daha doğrudan yaklaşır. Böyle bir hatta Suudi Arabistan kara ve hava savunmasında destek arar; savunma sanayii, ikmal ve üs erişimi gibi sektör başlıkları öne çıkar.

Diplomatik kanal ağır basarsa makro risk Babülmendep geçişlerinde kalıcı kesinti yerine fiyat oynaklığıyla sınırlanabilir. Açık soru, Meclis onayı, Pakistan'ın komuta rolü ve Riyad'ın BM Şartı vurgusunun sahadaki askeri kararlarla nasıl birleşeceği.

More stories