Fatma Betül Sayan Kaya'nın 'fon' istifası sonrası AK Parti'den ilk değerlendirme

Fon krizi iddiaları sonrası Fatma Betül Sayan Kaya AKP görevinden ayrıldı; Ömer Çelik, denetim ve hukuk sürecinin tavizsiz yürütüleceğini söyledi.

Atlas Newsdesk ·

Fatma Betül Sayan Kaya'nın 'fon' istifası sonrası AK Parti'den ilk değerlendirme

Fon krizi, 63 milyon TL’lik Özata hissesi iddiası ardından Fatma Betül Sayan Kaya’nın AKP görevinden ayrılmasıyla parti gündemine yerleşti.

Kaya’nın istifası parti gündeminde

AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, hakkındaki iddiaların ardından görevinden affını istediğini sosyal medya hesabından duyurdu. Kaya, ortaya atılan iddiaların “hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde” açıklığa kavuşturulmasını önemsediğini belirtti.

İstifa, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında dile getirdiği iddiaların ardından geldi. Emre, Kaya’nın nisanda Özata Denizcilik’ten 63 milyon TL’ye aldığı hisseyi, fon krizi kamuoyuna yansımadan kısa süre önce 1,3 milyar TL’ye sattığını öne sürdü.

Emre ayrıca İlyas Kaya’ya ilişkin para hareketleri bulunduğunu iddia etti. Bu iddialara göre 16 Eylül’den önce, eylül ayı içinde 4-5 ayrı işlem yapıldı; Emre, hesapların dördünün Türkiye bağlantılı, birinin ise yurt dışı bağlantılı olduğunu söyledi.

Çelik sistemik risk görmedi

AKP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, istifanın ardından yaptığı açıklamada parti yönetiminin süreci Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla izlediğini bildirdi. Çelik, “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ilkesinin esas alındığını söyledi.

Çelik’in açıklamasında yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadelede taviz verilmeyeceği vurgulandı. AKP Sözcüsü, “Karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır” diyerek iddiaların araştırılacağını ve yanlış yapanların hukuk önünde hesap vereceğini belirtti.

Parti yönetiminin en kritik mesajı, krizin finansal sisteme yayılıp yayılmadığına ilişkin oldu. Çelik, “Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur” ifadesini kullandı ve sorunun sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli sayıda fonda ortaya çıktığını savundu.

Özata işlemi iddiası büyüdü

İddiaların merkezindeki işlem, Özata Denizcilik hissesinde nisanda 63 milyon TL olarak belirtilen alış ile daha sonra 1,3 milyar TL olarak öne sürülen satış arasındaki fark üzerinden tartışılıyor. Bu iki rakam, siyasi tartışmanın sermaye piyasası denetimiyle birleştiği ana başlık haline geldi.

Emre’nin açıklamaları, kamuoyuna muhalefet partisi sözcüsünün iddiası olarak yansıdı; işlem kayıtlarına ilişkin resmi bir denetim sonucu açıklanmış değil. Kaya’nın istifası da iddiaları kabul anlamına gelen bir beyanla değil, sürecin sağlıklı yürütülmesi gerektiği vurgusuyla duyuruldu.

Çelik, fon krizinden olumsuz etkilenen vatandaşların haklarının korunacağını söyledi. Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere kurumların koordinasyon içinde çalışacağını belirterek, olayların tüm boyutlarının inceleneceğini ifade etti.

Denetim süreci düzenlemeye dönebilir

Süreç tekil işlemlerle sınırlı kalırsa, siyasi maliyet Kaya’nın istifası ve ilgili denetim dosyalarıyla dar bir hatta ilerleyebilir. Bu durumda Özata Denizcilik etrafındaki tartışma işlem geçmişine odaklanır; fon sektörü için ana sonuç, mevcut denetimlerin daha görünür hale gelmesi olur.

Denetimler daha geniş usulsüzlük bulgularına ulaşırsa, siyasi etki AKP içinde hesap verme söyleminin ötesine taşınabilir. Böyle bir tabloda sermaye piyasası kurumları için yeni idari ve hukuki düzenleme ihtimali güçlenir; yatırımcı güveni açısından açıklanacak resmi bulgular belirleyici olur.

Çelik’in açıklamasında benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari tedbirlerin gündeme alınabileceği belirtildi. Bu nedenle dosyanın sonraki aşaması, iddiaların resmi kayıtlarla nasıl karşılaştırılacağı ve kurumların hangi düzenleme ihtiyacını saptayacağı üzerinde şekillenecek.

More stories

Son haberler