İçeriğe geç
Ekonomi

BIST kâr beklentilerinde finans dışı şirketler %149 ayrışıyor

Matriks Haber anketi, 2026 üçüncü çeyrekte bankalarda kâr düşüşü, kimya ve sınai şirketlerde daha güçlü görünüm öngörüyor.

BIST kâr beklentilerinde finans dışı şirketler %149 ayrışıyor

Matriks Haber’in 21 Ekim’de Dünya tarafından aktarılan anketine göre, 19 banka ve aracı kurum Borsa İstanbul bankalarında 2026 üçüncü çeyrekte net kârın yıllık %7,6 düşmesini bekliyor.

Aynı ankette finans dışı şirketlerin toplam net kârının yıllık %149,4 ve 2026 ikinci çeyreğine göre %144 artacağı tahmin edildi; bu ayrışma bilanço sezonunda sektör seçimini öne çıkarıyor.

Anket sonuçlarına göre bankacılık sektöründe kârların çeyreklik bazda da %5,3 gerilemesi bekleniyor. Finans dışı şirketlerdeki güçlü artış tahmini ise bankaların aksine daha geniş bir toparlanma beklentisine işaret ediyor.

Sektör kırılımında kimya şirketleri yıllık %226,2 tahmini net kâr artışıyla öne çıkıyor. Matriks Haber’in derlediği beklentilere göre sınai endekste yıllık artış %46,2, sigortacılıkta ise %27,6 düzeyinde öngörülüyor.

Elektrik sektörü aynı tabloda en zayıf alan olarak ayrışıyor. Ankete göre elektrik şirketlerinde net kârın yıllık %60,3 azalması bekleniyor.

Ulaştırma ve havacılıkta yıllık görünüm negatif kalıyor. Beklentiler ulaştırmada yıllık %9,2, havacılıkta %6,6 net kâr düşüşüne işaret ederken, önceki çeyreğe göre baz etkisiyle daha güçlü toparlanma öngörülüyor.

Matriks Haber’in 11 kurum raporundan derlediği değerlendirmelere göre yüksek finansman maliyetleri, iç talepteki zayıflama ve enerji fiyatlarındaki artış şirket sonuçlarını etkileyen başlıca unsurlar olmaya devam ediyor. Kurum raporlarında savunma, rafineri ve seçili perakende şirketlerinde görece güçlü operasyonel sonuçlar bekleniyor.

Bankacılık, otomotiv ve beyaz eşya için daha ihtiyatlı bir görünüm aktarılıyor. Bankalar için aracı kurumların izledikleri gruplarda çeyreklik net kâr daralması tahminleri genel olarak %2 ile %10 arasında değişiyor.

Bankalar üzerindeki baskıda yüksek swap maliyetleri, artan kredi risk maliyeti ve TÜFE’ye endeksli tahvillerden sağlanan gelirin önceki çeyreğe göre zayıflaması gösteriliyor. Swap maliyeti, bankaların döviz ve lira takas işlemlerinden kaynaklanan fonlama yükünü ifade ediyor.

Ağustos sonundan itibaren gerileyen fonlama maliyetlerinin kredi-mevduat makasını desteklediği belirtilse de, aracı kurum değerlendirmelerine göre bunun 2026 üçüncü çeyrekte net faiz marjlarına etkisi sınırlı kaldı. Net faiz marjı, bankaların kredi getirileri ile fonlama maliyetleri arasındaki farkı gösteren temel kârlılık ölçütlerinden biri.

Dünya’nın aktardığı ankette net faiz marjlarında daha belirgin toparlanmanın 2026 dördüncü çeyrekte görülebileceği değerlendirmesi yer aldı. Buna karşılık takipteki kredilerde artış ve karşılık giderleri bankacılık kârlılığı için risk olarak gösterildi.

Anket tahminleri gerçekleşmiş finansal sonuç değil; şirketlerin açıklayacağı 2026 üçüncü çeyrek bilançoları sektörler arasındaki farkın ne ölçüde sonuçlara yansıdığını gösterecek.

More stories

Son haberler