Aliyev’in ziyaret iptaline dair açıklama: En ağır darbeyi kardeş Türkiye’den aldık
Aliyev yönetimine yakınlığıyla bilinen Azerbaycan haber ajansı APA, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne katılmama…

Aliyev'in 30 Ekim'deki Ankara TDT Zirvesi'ne katılmaması, Türkiye-Azerbaycan hattındaki siyasi gerilimi diplomatik düzeye taşıdı. Resmi gerekçe aktarılmadı; tartışma, Azerbaycan merkezli APA'nın 29 Ekim tarihli analiziyle daha görünür hale geldi.
Analiz, Ankara-Bakü ilişkilerinde son dönemde biriken rahatsızlıkların yalnızca protokol tercihiyle açıklanamayacağını savundu. Metinde, İsrail'le ilişkiler, Azerbaycan'daki okul kıyafetlerine ilişkin düzenlemeler ve Türkiye'deki siyasi-dini çevrelerden gelen eleştiriler aynı dosyanın parçaları olarak sunuldu.
İsrail ilişkileri dosyanın merkezinde
APA'ya göre Türkiye'de Azerbaycan'a karşı yürütüldüğü öne sürülen kampanyalar son bir ayda yoğunlaştı, ancak süreç yaklaşık üç yıldır devam ediyor. Ajans, tartışmanın ana eksenlerinden birinin Bakü'nün İsrail ile kurduğu siyasi ve ekonomik ilişkiler olduğunu belirtti.
Analizde, Türkiye'deki bazı çevrelerin Azerbaycan dış politikasını Ankara'nın beklentilerine göre şekillendirmesini istediği iddia edildi. APA, bu yaklaşımı Azerbaycan'ın egemen karar alma hakkını küçümseyen bir tutum olarak niteledi.
Ajans ayrıca Türkiye'nin geçmişte İsrail ile geliştirdiği ilişkileri hatırlatarak Bakü'ye yöneltilen eleştirilerde çifte standart bulunduğunu savundu. Bu iddia, resmi bir açıklama değil, Azerbaycan merkezli ajansın siyasi değerlendirmesi niteliğinde.
Saral paylaşımı gerilimi görünürleştirdi
Tartışma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eski başdanışmanı Oktay Saral'ın Azerbaycan'a yönelik paylaşımı ve ardından görevden alınmasıyla daha geniş bir siyasi başlık haline geldi. Kaynak metne göre bu gelişme, Ankara'nın tartışmalara geç müdahale ettiği yönündeki Azerbaycan merkezli eleştirileri güçlendirdi.
APA'nın analizinde Türkiye'deki iktidar çevresi ve bazı dini gruplar için sert ifadeler kullanıldı. Ajans, Azerbaycan'a yönelik kampanyaların arkasında AKP ile ilişkili olduğunu öne sürdüğü İslamcı ve Nurcu çevrelerin bulunduğunu iddia etti.
Bu iddialar bağımsız olarak doğrulanmış bulgular değil; analizde yer alan siyasi değerlendirmeler olarak aktarılmalı. Metin ayrıca Türkiye toplumunda kutuplaşmanın arttığını ve iktidarın kendi siyasi hedefleri doğrultusunda radikal dini eğilimlere alan açtığını savundu.
APA, Azerbaycan'ın bu tür saldırıları daha çok İran'dan beklerken Türkiye'den tepki görmesini dikkat çekici bulduğunu yazdı. Ajans ayrıca Azerbaycan'ın Ankara ve İstanbul'daki diplomatik temsilcilikleri önünde altı protesto düzenlendiğini, bu gösterilerde Bakü yönetimine ve Azerbaycan halkına ağır suçlamalar yöneltildiğini aktardı.
Katılım düzeyi diplomatik ölçü oldu
APA, Aliyev'in Ankara'ya gitmemesini diplomatik açıdan olağandışı görmediğini savunmak için Türkiye tarafındaki önceki katılım örneklerini sıraladı. Analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Temmuz 2024'te Şuşa'da düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi'ne katılmadığı ve Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın temsil ettiği belirtildi.
Aynı metin, Erdoğan'ın Mayıs 2026'da Bakü'deki Dünya Kentsel Forumu'nun 13. oturumuna katılmadığını da aktardı. APA ayrıca 15 Ekim 2026'da Bakü'de düzenlenen CICA 7. Zirvesi'nde Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın temsil ettiğini hatırlattı.
Bu örnekler, zirvelere lider düzeyinde katılımın her zaman ikili kriz göstergesi olmayabileceği argümanını desteklemek için kullanıldı. Ancak Aliyev'in Ankara'daki TDT Zirvesi'ne katılmaması, zaten birikmiş olan kamuoyu tartışmaları nedeniyle ayrı bir siyasi anlam kazandı.
Ulusal çıkar vurgusu öne çıktı
APA'nın sonuç bölümünde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde dostluk ve kardeşlik bağlarının süreceği, ancak devlet çıkarlarının bundan sonra daha belirleyici hale geleceği görüşü savunuldu. Bu ifade, Bakü çevresinde ilişkiye daha mesafeli ve çıkar odaklı bir okumanın güçlendiğini gösteren bir değerlendirme olarak öne çıktı.
Önümüzdeki süreçte iki farklı hat belirleyici olabilir. Eğer Ankara ve Bakü kamuoyu tartışmalarını resmi kanallardan sınırlarsa gerilim diplomatik protokol düzeyinde kalabilir; tartışmalar siyasi gruplar üzerinden sürerse ikili ilişkilerde güven konusu daha fazla gündemde kalır.
Bu senaryoların etkisi yalnızca iki başkentle sınırlı olmaz. TDT içindeki siyasi uyum, Türkiye-Azerbaycan enerji ve güvenlik işbirliğinin algısı ve Bakü'nün dış politika özerkliği etrafındaki tartışmalar, bundan sonraki açıklamalar ve temsil düzeyleriyle yeniden ölçülecek.
More stories
- İBB'nin yeni metro hattında Özgür Özel'den Erdoğan-İmamoğlu kıyaslaması
- AYM'den eksik maaş ödemesi davalarında 'Hak ihlali' kararı
- Erdoğan'dan TDT Zirvesi'nde 'Birlik' mesajı: Ayrılığa yer yok
- SPK'den Türkiye Sigorta'ya bilanço İçin ek süre
- Azerbaycan, BM'de Türkiye yerine BAE'nin adayını destekleyecek
- Bakan Tekin'den tutuklanıp tahliye edilen öğrenciler hakkında ilk açıklama
- CHP sözcüsü Müslim Sarı 'den Yeni Parti ve DEM'e çağrı
- Motorine dev zam: Fiyatlar 100 TL'ye dayanıyor
Son haberler
- RSA Facts sohbet robotu asılsız 1.500 R'lik ödenek bildirimi oluşturdu
- Nijerya, birliklerin iki saldırıyı püskürttüğünü ve 48 isyancıyı öldürdüğünü bildirdi
- Randrianirina ilk yılının ardından gücü pekiştirmekle suçlanıyor
- Rusya dizel ihracatı sınırlamasını ocak sonuna kadar uzatıyor
- İspanya'da 69 kişinin öldüğü tren kazası güven krizine yol açtı
- Singapur özel kiralık araç kredilerini yüzde 60-70 ile sınırladı
- TÜRK-İŞ Ekim 2026 verileri: Açlık sınırı 38 bin, yoksulluk sınırı 123 bin TL'yi aştı

