CHP sözcüsü Müslim Sarı 'den Yeni Parti ve DEM'e çağrı

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerine ilişkin Yeni Parti ve DEM Parti’ye çağrı yaparak, "Bu süreci birlikte yönetmeliyiz.

Atlas Newsdesk ·

CHP sözcüsü Müslim Sarı 'den Yeni Parti ve DEM'e çağrı

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Adana’da Mekke Anlaşması için Meclis onayı isterken fon krizi üzerinden hükümeti hedef aldı. Sarı, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini ve Türkiye’nin askeri sorumluluk alanlarının Parlamento zemininde açıklanması gerektiğini söyledi.

CHP Adana İl Örgütü’nde yapılan açıklamaya CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ve Adana İl Başkanı Orhan Bayram da katıldı. Sarı, açıklamasında dış politika, fon krizi, belediyelere dönük operasyonlar, Türkiye Belediyeler Birliği seçimi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi adaylığı tartışmalarını aynı siyasi sorumluluk çerçevesinde ele aldı.

Meclis onayı talebi öne çıktı

Sarı, iktidarın Mekke Anlaşması’nı fiilen yürüttüğünü savunarak bunun hukuki açıdan sorunlu olduğunu söyledi. CHP’nin bu nedenle anlaşmanın hangi mekanizmalarla işleyeceğini, kolektif işbirliğinin nasıl devreye gireceğini ve Türkiye’nin askeri yükümlülüğünün nerede başlayıp nerede biteceğini sorduğunu belirtti.

Sarı’ya göre anlaşmanın meşru zemini Türkiye Büyük Millet Meclisi olmalı. Dışişleri Bakanı’nın konunun Parlamento ve yasal süreçler içinde ilerleyeceğine ilişkin açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.

Bu başlıkta Sarı’nın temel iddiası, dış politika kararlarının sadece yürütme düzeyinde değil, denetime açık bir süreçle ele alınması gerektiği yönünde oldu. Anlaşmanın içeriği, kapsamı ve Türkiye’ye yükleyeceği somut sorumluluklar kaynak metinde ayrıntılandırılmadı.

Fon dosyasında istifa çağrısı

Sarı, fon krizini son 25 yılda Türkiye’nin karşılaştığı en büyük yolsuzluk olarak nitelendirdi; bu iddia bağımsız bir veriyle desteklenmedi. Krizin boyutunun henüz bilinmediğini söyleyen Sarı, iktidarın meseleyi teknik bir tahsilat sorunu gibi ele aldığını savundu.

Sarı, Mehmet Şimşek’in Kasım 2025’te manipülasyon gördüğünü söylediğini ileri sürerek, buna rağmen neden müdahale edilmediğini sordu. Eğer müdahale edilmediyse görev sorumluluğunun yerine getirilmediğini, müdahale edilmek istenip de edilemediyse bunun da siyasi ve kurumsal açıklama gerektirdiğini söyledi.

Sarı, bu nedenle Şimşek’i istifaya çağırdı. Ayrıca kamuoyunda dolaştığını söylediği iddiaları aktarırken, bunların doğrulanmış bilgi değil dedikodu niteliğinde olduğunu belirtti ve Şimşek’in kendisini engelleyen bir yapı varsa bunu açıklaması gerektiğini savundu.

Fon krizine ilişkin siyasi sorumluluk vurgusunda Sarı, meselenin sadece 455 bin kişinin fonlarının tahsil edilmesiyle sınırlı olmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı’nın kimsenin parasının kalmayacağı yönündeki açıklamasına atıf yapan Sarı, siyasi ve kurumsal bağlantıların ortaya çıkarılması gerektiğini ileri sürdü.

Belediyeler Birliği dengesi sıkıştı

Sarı, fon krizinin tartışıldığı günlerde CHP’li belediyelere dönük operasyonların arttığını savundu. Yolsuzluk iddialarının yalnızca CHP belediyeleri üzerinden ele alınmasının inandırıcılığı zayıflattığını belirtti ve tutuklu yargılamanın ceza yöntemi gibi kullanılmasına karşı olduklarını söyledi.

Sarı, herkesin yargılanabileceğini, ancak benzer dosyalarda farklı usuller uygulanmasının adalet algısını zedelediğini ifade etti. Bu değerlendirme, kaynak metinde CHP’nin siyasi tutumu olarak yer aldı; ilgili soruşturmaların kapsamı ve resmi makamların yanıtı metinde bulunmadı.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili seçimi için de 15 Ekim tarihi öne çıktı. Sarı, Vahap Başkan’ın birlik başkanı olması nedeniyle yapılacak seçimde muhalefet partileri arasında işbirliği aradıklarını söyledi.

Sarı, geçmiş seçimlerde CHP adaylarının kazandığını, ancak farkların azaldığını belirterek dengelerin daha kritik hale geldiğini savundu. Yeni Parti ve DEM Parti’ye ortak aday, ortak süreç ve ortak encümen çağrısı yaptı; kırmızı çizgilerinin birliğin AKP ve Cumhur İttifakı kontrolüne geçmemesi olduğunu söyledi.

Açıklamanın son bölümünde Sarı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adaylığı üzerinden Özgür Özel’i eleştirdi. CHP’den seçilen yaklaşık 50 belediye başkanının AKP’ye geçmesini siyasi açıdan izah edilemez bulduğunu belirterek, aday belirleme süreçlerinde sorumluluğu olanların da özeleştiri vermesi gerektiğini söyledi.

Sarı, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde seçilen bazı belediye başkanlarının da AKP’ye geçtiğini hatırlatarak özeleştirinin yalnızca bir döneme indirgenmemesi gerektiğini ifade etti. İzmir adaylığı konusunda ise Özgür Özel’in İzmir halkından özür dilemesi gerektiğini savundu.

Önümüzdeki süreçte üç başlık öne çıkacak: Mekke Anlaşması’nın Meclis’e nasıl getirileceği, fon krizinde siyasi sorumluluğun nasıl tartışılacağı ve 15 Ekim’deki Türkiye Belediyeler Birliği seçimi. Bu başlıklarda hükümetin, CHP yönetiminin ve diğer muhalefet partilerinin vereceği yanıtlar tartışmanın yönünü belirleyecek.

More stories

Son haberler