İçeriğe geç
SON HABERLER
Gündem

269 kişinin hayatını kaybettiği rönesans rezidans davasında son durum

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Rönesans Rezidans’ta 269 kişi hayatını kaybetti.

Atlas Newsdesk
269 kişinin hayatını kaybettiği rönesans rezidans davasında son durum

Rönesans Rezidans davasında 13. duruşma 26 Ekim için planlandı; altı bilirkişi raporuna rağmen kusur ve suç vasfı tartışmaları sürüyor.

Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi, önceki oturumda dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için yargılamayı 26 Ekim 2026 tarihine bırakmıştı. Yakınlarını kaybedenlerin avukatları suçlamanın olası kast kapsamında ele alınmasını isterken, sanıklar teknik değerlendirmelere ve kendilerine yüklenen sorumluluklara itiraz ediyor.

Antakya'daki yapının 6 Şubat 2023 depremlerinde çökmesi sonucunda 269 kişi öldü; yaralı sayısı 13 olarak kaydedildi. ANTİS Yapı'nın inşa ettiği, 2013'te tamamlanan 15 katlı rezidansın yıkılmasıyla başlayan soruşturma, malzeme kalitesinden ruhsatlandırmaya uzanan süreçleri kapsadı.

Altı raporda değişen kusur değerlendirmesi

Teknik incelemelerdeki temel ayrışma, tespit edilen eksikliklerin hangi kişinin sorumluluğuna bağlandığı konusunda ortaya çıktı. Temmuz 2025 tarihli değerlendirme bazı sanıklara ikincil sorumluluk yüklerken veya kusur atfetmezken, Ocak 2026'da açıklanan rapor bütün sanıklar yönünden asli kusur bulunduğu sonucuna vardı.

Temmuz değerlendirmesinde statik projeyi hazırlayan Hüseyin Yalçın Coşkun asli kusurlu sayılmış, müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun için tali kusur belirtilmişti. Müşteki tarafının itirazından sonra ek inceleme isteyen mahkemeye sunulan ocak raporu, proje hesaplarıyla uygulama arasındaki farklılıklara, betonun dayanımına ve denetim eksikliklerine işaret etti.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesindeki yedi akademisyenin hazırladığı son raporda ise beton ve donatıya ilişkin uygunsuzluklarla tasarım ve yapım hataları birlikte değerlendirildi. Bilirkişiler, zemindeki sorunların tek başına yıkımı açıklamadığını belirterek müteahhitlik, projelendirme, denetim ve şantiye görevlerindeki sorumlulara asli kusur atfetti.

Aynı değerlendirmede belediyenin ruhsatlandırma ve proje incelemesinde görevli personeli tali kusurlu sayıldı. Buna karşılık proje müdürü İbrahim Dahıroğlu'nun çalışmalarını ve görevlerini ortaya koyacak belgeler yetersiz bulunduğundan kendisine kusur yüklenmedi; dolayısıyla rapor, incelenen herkes için aynı sonuca ulaşmadı.

Suç vasfına itiraz ve savunmalar

Şubat 2024'te kabul edilen iddianamede başlangıçta sekiz sanık için bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçlaması yöneltildi; her biri hakkında istenen cezanın üst sınırı 22 yıl altı ay olarak belirlendi. Hüseyin Yalçın Coşkun ile kontrol elemanı Önder Artun'un öldüğünün mahkemeye bildirilmesinin ardından sanık sayısı altıya indi.

25 Eylül 2026 oturumunda müşteki avukatları, son teknik incelemedeki bulguları gerekçe göstererek sanıklardan olası kast yönünden ek savunma alınmasını istedi. Mahkeme talebi kabul etmedi ve Mehmet Yaşar Coşkun, Mehmet Haşim Eraslan ile Bülent Seküçoğlu bakımından tutukluluğun sürmesine hükmetti.

Mehmet Yaşar Coşkun, eylül oturumunda bilirkişi değerlendirmesinin bilimsel temeline karşı çıkarak yeniden uzman incelemesi yapılmasını savundu. Önceki savunmalarında depremi ve zemin koşullarını öne süren Coşkun suçlamaları reddederken, Seküçoğlu uygulama denetçisi olmadığını ve görev alanını aşan konulardan sorumlu tutulduğunu ileri sürdü.

Ailelerin talebi ve kamu sorumluluğu

Müşteki avukatı Ece Gün, hâkim değişiklikleriyle tekrarlanan inceleme taleplerinin dosyanın ilerlemesini geciktirdiğini savunuyor. Rezidansta annesini, babasını ve kız kardeşini kaybeden avukat Yeşim Toplu da delillerin araştırılmasında gecikme yaşandığını belirterek sorumlulukların açıklığa kavuşturulmasını istiyor.

Kamu kurumlarının sorumluluğu, ailelerin Hatay 1. İdare Mahkemesi'nde açtığı tazminat davasında ayrıca inceleniyor. Bu dosyanın bilirkişi değerlendirmesi belediyeler, ilgili bakanlık ve AFAD'ın hizmet kusurunu ele alıyor; ceza dosyasında kişilere yöneltilen suçlamalardan ayrı bir yargılama hattı oluşturuyor.

26 Ekim için belirlenen oturum öncesinde son ara karar, eksiklerin giderilmesine yönelikti; bir hüküm açıklanmış değil. Dosyanın bundan sonraki aşamalarında teknik raporlar arasındaki sorumluluk farklılıklarının nasıl değerlendirileceği ve müşteki tarafının suç vasfına ilişkin itirazlarının nasıl karşılanacağı belirleyici başlıklar olmaya devam ediyor.

More stories

Son haberler