ABD Hazine Tahvil Faizleri Waller'ın Mesajlarıyla Geriledi
Fed Üyesi Waller'ın enflasyon hedefine yönelik ılımlı açıklamaları sonrası Hazine tahvil faizlerinde düşüş gözlendi; piyasalar faiz artırım beklentilerini kıstı.
Lauren Collins ·

Faiz Beklentilerinde Değişim
Merkez Bankası yetkilisi Christopher Waller'ın, enflasyonun kurumun %2'lik hedefine doğru ilerlemesi durumunda mevcut faiz oranlarının korunmasını destekleyebileceğini belirtmesi piyasalarda yankı buldu. Bu açıklamaların ardından Hazine tahvil faizlerinde üç ila beş baz puanlık geri çekilmeler yaşandı.
Özellikle politika değişikliklerine karşı oldukça duyarlı olan iki yıllık tahvil faizleri, haftanın başında %4,40 seviyesini aşmasının ardından %4,30 bandına kadar geriledi. Uzmanlar, bu hareketliliğin yatırımcıların sıkı para politikası ihtiyacına dair süregelen tartışmalarında yeni bir referans noktası oluşturduğunu ifade ediyor.
Piyasa Tepkileri ve Doların Seyri
Sektör temsilcileri, Waller'ın ifadelerinin tahvil piyasasına bir nebze nefes aldırdığını ve yetkilinin yeni veriler gelene kadar mevcut duruşunu koruma eğiliminde olduğunu belirtiyor. Bu söylemlerle birlikte ABD doları, G10 para birimleri karşısında %0,5'e varan değer kayıpları yaşadı.
Doların zayıflaması, küresel fonlama baskılarının hafiflemesi açısından önem taşırken, düşük tahvil faizleri de konut kredileri ve kurumsal borçlanma maliyetleri için bir gösterge niteliği taşıyor. Swap piyasalarında ise Eylül ayı toplantısına yönelik faiz artırım beklentileri, Waller'ın konuşması sonrası belirgin şekilde aşağı yönlü revize edildi.
Gelecek Veriler ve Riskler
Yıl sonuna kadar beklenen toplam sıkılaşma miktarı, haftanın başındaki tahminlerin altına geriledi. Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki baskısı devam ederken, piyasalar şimdi gözünü Cuma günü açıklanacak olan istihdam verilerine çevirdi.
Ekonomistler, tarım dışı istihdamın 55 bin kişi artmasını bekliyor. İstihdam verilerinin zayıf gelmesi ve enflasyondaki yavaşlamanın sürmesi, piyasalarda faizlerin daha uzun süre sabit tutulacağı beklentisini güçlendirebilir.
Öte yandan, güçlü bir istihdam raporu ve enerji kaynaklı enflasyonist baskıların devam etmesi, faiz artırım beklentilerini yeniden canlandırabilir. Bu durum, kısa vadeli tahvil faizlerini yukarı çekerek konut sektörü ve bankacılık üzerinde yeniden baskı oluşturma riski taşıyor. Şu an için temel belirsizlik, Temmuz ayındaki enflasyon iyileşmesinin enerji maliyetleri ve iş gücü piyasasındaki değişimler karşısında ne kadar kalıcı olacağıdır.