İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Pilotların yüzde 76’sı uçuş sırasında uyuyakalıyor

32 ülkeden 7 bin 200 pilotun katıldığı araştırma, havacılıkta yorgunluk riskini gözler önüne serdi.

Atlas Newsdesk
Pilotların yüzde 76'sı uçuş sırasında uyuyakalıyor

Pilot yorgunluğu araştırmasında katılımcıların yüzde 82’si bildirim yolunu bildiğini, yalnızca yüzde 12’si ise sisteme güvendiğini belirtti.

Havacılık danışmanlığı alanında çalışan Baines Simmons’ın yürüttüğü araştırmaya, 32 farklı ülkede görev yapan toplam 7.200 pilot katıldı. Avrupa Kokpit Birlikleri Grubu (ECA) tarafından kamuoyuna sunulan bulgular, yorgunluğu raporlama prosedürlerini tanımanın, bu mekanizmalara güvenmekle aynı şey olmadığını gösteriyor.

Katılımcılar arasında, bildiriminden sonra uçuş emniyeti açısından operasyonlarda iyileştirme yapıldığını belirtenlerin payı yüzde 11 oldu; bu oran, sisteme güven duyduğunu söyleyenlerin de altında kaldı. Anket, yalnızca pilotların ne kadar yorulduğunu değil, şirketlerin bu bilgiyi nasıl ele aldığına ilişkin çalışan değerlendirmelerini de içeriyor.

Kokpitte mikro uyku beyanları

Ankette pilotların yüzde 76’yı aşan bölümü, yanıt verdikleri tarihten önceki dört haftalık dönemde kokpitte bir veya daha fazla mikro uyku yaşadığını bildirdi. Kısa süreli, istem dışı uykuya geçişi tanımlayan bu durum, araştırmada katılımcıların kendi deneyimlerine ilişkin beyanları üzerinden ölçüldü.

ECA’nın sıraladığı yorgunluk işaretleri arasında başın öne düşmesi, göz kapaklarını açık tutmakta güçlük çekilmesi ve dikkatin dağılması da bulunuyor. Kurum, mikro uykuyla birlikte bu belirtileri uçuş emniyeti açısından risk olarak değerlendiriyor; ancak aktarılan bulgular belirli bir uçuş kazasıyla bağlantı kurmuyor.

Araştırmaya yanıt verenlerin yarıdan fazlası, geriye dönük üç aylık dönemde en az bir uçuşun ardından, yorgunluk düzeyi nedeniyle o görevi üstlenmemesi gerektiğini düşündüğünü belirtti. Bu değerlendirme uçuş tamamlandıktan sonraki farkındalığı anlatıyor; pilotların görev öncesinde aynı kanaate sahip olup olmadığını tek başına açıklamıyor.

Yönetim tepkisi bildirimleri sınırlıyor

Uçuşa elverişli olmadığını açıklamanın önündeki engeller sorulduğunda, katılımcıların yüzde 47’si yönetimden olumsuz karşılık alma kaygısını dile getirdi. İşyerinde olumsuz biçimde öne çıkmak istemeyenlerin oranı yüzde 44, işverenin operasyonunu güçleştirmekten kaçındığını belirtenlerin oranı ise yüzde 35 olarak kaydedildi.

Bu yanıtlar, bildirimden kaçınma gerekçeleri arasında şirket içindeki konuma ve işleyişe ilişkin kaygıların bulunduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, pilotların dile getirdiği yönetim tepkisi korkusu, belirli bir hava yolu şirketinin çalışanına yaptırım uyguladığının kanıtı olarak değerlendirilemez.

ECA Yönetim Kurulu Direktörü Kaptan Coen George, çalışanların mesleki geleceklerine ilişkin endişelerini emniyet riskiyle ilişkilendirdi. George, “Pilotlar kariyerlerinin zarar görmesinden korktuğunda, yorgunluk bildirilmez hale gelir ve bu hayati risk doğrudan kokpite geri döner” dedi.

Katılımcıların yarısı, işverenlerinin yorgunluk riskini yönetme biçimini çok yetersiz bulduğunu veya bu alanda herhangi bir yönetim görmediğini bildirdi. Bu sonuç çalışanların değerlendirmesini yansıtıyor; araştırmaya ilişkin aktarılan bilgilerde şirket bazında sonuçlar ya da işverenlerin bu eleştirilere verdiği yanıtlar yer almıyor.

Biriken yorgunluğun tespiti güçleşiyor

Raporda uyku kaybı, uzayan görevler ve iki vardiya arasındaki dinlenmenin yetersiz kalması yorgunlukla ilişkilendiriliyor. Ayrıca zaman içinde biriken yorgunluğun, anlık uyku sorunlarına göre pilotlar tarafından önceden fark edilmesinin daha güç olduğu ve bu nedenle ayrı bir risk oluşturduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Bildirim yolunu bilenlerle sisteme güvenenler arasındaki fark, sorunun yalnızca prosedür bilgisi üzerinden ele alınamayacağına işaret ediyor. Eğer pilotların belirttiği yönetim kaygıları sürerse, raporda tarif edilen risklerin şirketlere eksiksiz aktarılması güçleşebilir; bildirimlerin operasyonel düzeltmeye dönüşmesi ise araştırmada ayrı bir ölçüt olarak öne çıkıyor.

Bulguların kapsamını değerlendirirken anketin hangi tarihlerde yürütüldüğü, katılımcıların nasıl seçildiği ve ülkeler arasındaki dağılımı önem taşıyor. Bu ayrıntılar aktarılmadığı için oranları bütün pilotlara genellemek mümkün değil; mevcut sonuçlar, araştırmaya katılan grubun deneyimlerini ve bildirim sistemlerine ilişkin güven düzeyini ortaya koyuyor.

More stories

Son haberler