DEM Parti’nin 29 Ekim mesajında ‘Demokrasi’ ve ‘Ortak Yurttaşlık’ vurgusu
DEM Parti’nin yayımladığı 29 Ekim mesajında “Cumhuriyet fikrini demokrasiyle güncellemeyi ve taçlandırmayı hedefliyoruz.

DEM Parti eş genel başkanları, Cumhuriyetin 103. yılı için yayımladıkları mesajda eşit yurttaşlık ve demokratikleşme çağrısı yaptı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, farklı kimliklerin tanınmasıyla ortak yurttaşlığın güçleneceğini savundu. Açıklamada demokratikleşme, yalnızca bireysel özgürlükler açısından değil, yargının işleyişinden yerel yönetimlere uzanan bir kurumsal düzenleme hedefi olarak ele alındı.
İki eş genel başkan, Cumhuriyetin kuruluş yıldönümünü gelecekteki toplumsal düzenin tartışılması için bir fırsat olarak değerlendirdi. Mesajın odağında, Cumhuriyetin tarihsel anlamını korurken mevcut ihtiyaçlara cevap verecek bir demokrasi anlayışının geliştirilmesi yer aldı.
Yurttaşlık için kimlik güvencesi talebi
Hatimoğulları ve Bakırhan, Cumhuriyetin tarihsel vaadini, yönetilenlerin tebaa konumundan çıkarak yurttaş haline gelmesi üzerinden anlattı. Bununla birlikte, bir yüzyılı geride bırakan deneyimin, yurttaşlığın yalnızca statüyle sınırlı tutulamayacağını gösterdiğini savunarak farklılıkların eşit biçimde korunmasını istedi.
Eş genel başkanlar; dil, kültür, kimlik, düşünce ve inanç alanlarındaki güvenceleri bu yaklaşımın merkezine koydu. Bu alanlarda eşit koruma sağlanmaması halinde yurttaşlığın tamamlanmış sayılamayacağını belirterek özgürlüklerin belirli toplumsal kesimlerle sınırlandırılmasına karşı çıktı.
Mesajda farklı siyasi görüşlere, yaşam tarzlarına, etnik kimliklere ve inançlara sahip kişilerin ülke üzerindeki aidiyetinin eşit olduğu vurgulandı. Hatimoğulları ve Bakırhan, ortak yaşamın koşulunu, bu grupların birbirine benzemesi yerine karar süreçlerine aynı haklarla katılmasında gördüklerini ifade etti.
Açıklamada kimlik çeşitliliği ile ortak yurttaşlık arasında bir tercih yapılması gerektiği görüşüne karşı bir yaklaşım benimsendi. Eş genel başkanlara göre Cumhuriyetin farklı kimliklere alan açması, ortak değerleri aşındırmak yerine birlikte yaşama zeminini güçlendirebilir.
Yargıdan yerel yönetime demokrasi çağrısı
Kurumsal düzeydeki talepler arasında yargının bağımsızlığı, basının özgürlüğü, insan haklarının evrenselliği ve hukukun üstünlüğü yer aldı. Eş genel başkanlar, kuvvetler ayrılığı ile yerelde demokratik katılımın güçlendirilmesini de önerdikleri Cumhuriyet anlayışının gerekleri arasında saydı.
Halkın tercihinin gözetilmesi, mesajda demokratik yönetimin temel ölçütlerinden biri olarak sunuldu. Bu çerçevede Hatimoğulları ve Bakırhan, birlikte yaşamanın, kişilerin birbirine benzemeye zorlanmadığı ve farklılıklarıyla kabul edildiği bir siyasi düzen içinde mümkün olduğunu savundu.
Açıklama, demokratik ilkelerin hem yasal düzenlemelerde hem de kurumların yapılanmasında esas alınmasını istedi. Ancak bu talebin hangi kanun değişiklikleriyle karşılanacağına, nasıl bir uygulama sırası izleneceğine veya hangi kurumun öncelikli olacağına ilişkin ayrıntı verilmedi.
Sosyal talepler de kurumsal başlıklara eşlik etti: Kadınlar açısından eşitlik, çalışanlar açısından güvence ve gençler açısından gelecek umudu öne çıkarıldı. Hukukun herkese aynı biçimde uygulanması gerektiği belirtilirken bu hedeflere yönelik ayrı bir politika paketi açıklanmadı.
Uzlaşma hedefi, uygulama takvimi yok
Hatimoğulları ve Bakırhan, geçmişte yaşanan acıların reddedilmemesini, ancak geleceğin de yalnızca bu deneyimlerle sınırlanmamasını istedi. Toplumsal birlikteliğin yeniden kurulması için yan yana durma çağrısı yaparak barışa, demokratik siyasi faaliyete ve uzlaşmaya alan açılmasını ortak sorumluluk olarak tanımladı.
Bu çağrıda eşitlik, özgürlük ve adalet birbirinden ayrı hedefler olarak değil, birlikte korunması gereken ilkeler olarak işlendi. Eş genel başkanlar, Cumhuriyetin bütün kesimlerin aidiyet duyabileceği bir yapıya dönüşmesi hedefini bu ilkelerin aynı anda güvenceye alınmasına bağladı.
Açıklama, demokratikleşme yönündeki siyasi hedefi ortaya koyarken buna ilişkin bir müzakere tarihi, yasama girişimi veya uygulama takvimi içermedi. Dolayısıyla mesajda tarif edilen kurumsal ve toplumsal hedeflerin hangi somut adımlarla izleneceği henüz bu açıklama üzerinden belirlenmiş değil.
More stories
- Gazeteci Bahadır Özgür duyurdu: Almanya'da Tera'nın şirketlerine kayyum atandı
- Bakan Işıkhan'dan emekli maaşlarına yönelik 'Enflasyon' mesajı
- Ticaret Bakanlığı'ndan Kapıkule ve Schengen vizesi açıklaması
- 60 ilde yapılan seçim anketi siyasetteki oy kayıplarını gösterdi
- Milli Mücadele'den Meclis'e: 103. yılında Cumhuriyet'in ilanı
- Türkiye Cumhuriyeti 103 yaşında: Siyasilerden kutlama mesajları
- Devlet Bahçeli gündemdeki fon krizini değerlendirdi
- Bakan Şimşek: Fonların 66'sı tamamen tasfiye edildi
Son haberler
- Sırbistan'da Vucic sonrası yeni hükümet adayları belli oluyor
- ABD savunma bakanı Hegseth, strateji direktörü Sylvia'yı görevden aldı
- Pilotların yüzde 76'sı uçuş sırasında uyuyakalıyor
- Güney Afrika'da erkek çocuklara da HPV aşısı yapılması istendi
- Sosyal medyanın "Portre" iddiaları: Gerçek başka çıktı
- Singapur mahkemesi gizli iş yeri kaydı nedeniyle işten çıkarmayı haklı buldu

