İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Netanyahu’dan seçime saatler kala İsrail için ‘Felaket senaryoları’

İsrail seçimlerine kısa süre kala Başbakan Binyamin Netanyahu, ülkenin geleceğine dair felaket senaryoları içeren açıklamalarıyla gündemde.

Atlas Newsdesk
Netanyahu'dan seçime saatler kala İsrail için 'Felaket senaryoları'

Binyamin Netanyahu, İsrail seçimleri öncesinde nükleer saldırı senaryosunu paylaşırken yaptırımların ekonomiyi tehdit ettiğini savundu.

Başbakanın açıklamalarında askerî tehditlerle ekonomik kırılganlık aynı seçim söylemi içinde yer aldı. Netanyahu, olası yaptırımlara hazırlık amacıyla farklı bir ekonomik düzen kurulması gerektiğini söylerken, sosyal medya hesabında Tel Aviv’i hedef alan nükleer saldırının tasvir edildiği bir paylaşımı aktardı.

Tel Aviv görseliyle seçim mesajı

Netanyahu’nun pazar günü paylaştığı yapay zekâyla hazırlanmış görsel, yaşanmış bir saldırıyı değil, kente yönelik varsayımsal bir nükleer saldırıyı gösteriyordu. Görsele eşlik eden mesajda İsraillilerin ailelerinin güvenliğini düşünerek sandığa gitmesi gerektiği savunuluyor, yeni bir Holokost olasılığından söz ediliyordu.

Aktarılan mesaj, “The Oslo Trap: From the Dream of Peace to Bleeding Streets” kitabının yazarı Yuval Bloomberg’e aitti. Yazar, ABD Başkanı Trump’ın görev süresinin ardından oluşabilecek koşullara hazırlık çağrısı yaparken, İran’ın Tel Aviv’e nükleer saldırı düzenlemesini de olası tehditler arasında gösteriyordu.

Bu anlatım, İran’ın saldırı kararı aldığına ilişkin doğrulanmış bir bilgi niteliği taşımıyor. Netanyahu’nun başkasına ait mesajı paylaşması ile mesajdaki askerî senaryonun gerçekleşeceğine dair kanıt bulunması, birbirinden ayrı konular.

Paylaşımda seçmenin ailesine ilişkin kaygılarıyla oy tercihi arasında açık bir bağ kuruluyordu. Bunun seçmen davranışını değiştirip değiştirmediğine ilişkin bir araştırma veya anket sonucu bulunmadığından, mesajın seçim üzerindeki etkisine dair bir sonuç çıkarmak mümkün değil.

Yaptırımlara karşı alternatif ekonomi çağrısı

Netanyahu, ekonomik uyarısını İsrail yerleşimlerini hedef alan yaptırımlarla ilişkilendirdi. Başbakan, 12 Batılı ülkenin uygulamalarına işaret ederek ekonominin çöküş riskiyle karşılaşabileceğini ileri sürdü ve muhtemel yeni kısıtlamalara karşı alternatif bir yapı oluşturulmasını istedi.

Bu açıklama, ekonomide gerçekleşmiş bir çöküşün duyurulması değil, Netanyahu’nun gelecekteki yaptırımlara ilişkin değerlendirmesiydi. Başbakanın tarif ettiği alternatif yapının hangi sektörleri kapsayacağı, nasıl finanse edileceği veya ne zaman uygulanacağı ise açıklığa kavuşmuş değil.

Yerleşimlere yönelik mevcut önlemlerle ülke ekonomisinin tamamını etkileyebilecek kısıtlamaları ayırmak gerekiyor. Netanyahu’nun uyarısı daha geniş bir ekonomik risk tarif etse de mevcut yaptırımların kapsamı ve şirketler üzerindeki ölçülebilir etkisi hakkında ayrıntı verilmedi.

Eğer kısıtlamalar dış ticaret veya finansman kanallarına genişlerse, İsrailli şirketlerin tedarik ve yatırım kararları üzerindeki baskı artabilir. Böyle bir senaryoda uluslararası ticari ortakların da sözleşmelerini yeniden değerlendirmesi gerekebilir; ancak adı açıklanmış bir şirket veya hesaplanmış maliyet bulunmuyor.

Yaptırımlar mevcut hedefleriyle sınırlı kalırsa, ülke çapındaki ekonomik sonuçları değerlendirmek için yine kapsam ve uygulama verileri gerekecek. Bu nedenle Netanyahu’nun çöküş uyarısı, açıklanmış bir ekonomik tahmin veya maliyet hesabıyla eş tutulamaz.

Palmachim ziyaretinde askerî tehdit

Netanyahu, pazar günü Palmachim Hava Üssü’nü de ziyaret ederek Arrow sisteminin önleyici füzeleri önünde görüntü verdi. Bu ziyaret, yaklaşık bir haftalık dönemde aynı üsse yaptığı üçüncü ziyaret olarak aktarıldı.

Başbakan, İsrail’in düşmanlarına hitaben “Hayal edebileceğinizden çok daha güçlü, orantısız darbeler alacaksınız” dedi. Bu sözler askerî güç kullanma tehdidi içeriyor; ancak tek başına belirli bir operasyonun onaylandığını veya saldırı takvimi belirlendiğini göstermiyor.

Seçim öncesindeki söylemin somut politikaya dönüşüp dönüşmediği, açıklanacak ekonomik tedbirler ve resmî askerî kararlarla anlaşılabilecek. Bölgesel gerilim fiilî bir çatışmaya dönüşürse güvenlik ve ticaret üzerindeki etkiler genişleyebilir; yalnızca kampanya açıklamaları üzerinden böyle bir gelişmenin kesinleştiği söylenemez.

More stories

Son haberler