IMF’den Türkiye’ye uyarı: Kamu maliyesinde şeffaflık çağrısı
IMF, Türkiye’nin mali şeffaflık eksikliklerine dikkat çekerek Varlık Fonu ve TOKİ raporları dahil mali risklerin yönetimi için çağrıda bulundu.

IMF, Türkiye'nin 2023 deprem harcamasını GSYİH'nin %3,6'sı olarak bildirdiğini, fiilî oranın yüzde 0,8'de kaldığını belirterek raporlama uyarısı yaptı.
Uluslararası Para Fonu'nun Türkiye için hazırladığı mali şeffaflık incelemesine göre, ödeneklerin harcama gibi kaydedilmesi yeniden inşanın yıllara dağılımını farklı gösteriyor. Kurum, bu ayrımın bütçe açığının hangi yılda oluştuğuna ilişkin görünümü de etkilediğini belirtiyor.
İncelemenin odağında yalnızca deprem ödemeleri bulunmuyor. IMF, Türkiye Varlık Fonu ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın (TOKİ) mali bilgilerindeki eksikliklerin kamu bilançosunun bütününü değerlendirmeyi güçleştirdiği görüşünde.
Deprem ödeneği ile ödeme ayrışıyor
IMF'nin aktardığı hükümet verilerinde depremle bağlantılı tutarlar, 2023'teki %3,6 seviyesinden sonra 2024 için GSYİH'nin %1,7'si, 2025 için %0,8'i olarak gösteriliyor. Ancak kurum, bu dizinin gerçekleşen ödemelerden çok ayrılan ödenekleri yansıttığını belirtiyor.
Değerlendirmeye göre kayıt yöntemi, ilk dönemde yapılan harcamayı olduğundan fazla, sonraki dönemdeki harcamayı ise olduğundan az gösteriyor. Böylece yıllık rakamların karşılaştırılması, yeniden inşa faaliyetinin fiilî mali yükünü tek başına açıklamıyor.
IMF, düzeltmenin hem hükümetin sermaye transferlerini hem de TOKİ ve diğer ilgili kuruluşların son aşamadaki yeniden inşa ödemelerini kapsamasını öneriyor. Her işlemin gerçekleştiği yılda gösterilmesi, önerinin temelini oluşturuyor.
Kamu bilançosunda fon ve TOKİ boşluğu
IMF'ye göre Türkiye Varlık Fonu'nun elindeki kamu varlıklarının değeri, ülkenin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 29'una denk geliyor. Kurum, bu büyüklüğün mali raporlara dahil edilmediğini, fonun bilançosunu ve hükümetle bağlarını anlamaya yetecek bilginin kamuya sunulmadığını belirtiyor.
Raporda, fonun Santiago İlkeleri'ne uyduğunu bildirmesine karşılık erişilebilen hesapların dipnot içermediği ve denetlenmemiş olduğu ifade ediliyor. IMF ayrıca denetim sonuçlarının yurt içinde kamuoyuyla paylaşılmadığını kaydediyor; bu tespitler fonun kendi açıklaması değil, kurumun değerlendirmesi niteliğinde.
TOKİ açısından IMF'nin işaret ettiği eksiklik, kurumun hesaplarının Kamu İşletmeleri Raporu dışında kalması ve mali tablolarının kamuya sunulmaması. Değerlendirmede, Sayıştay'ın TOKİ için şartlı denetim görüşü verdiği de belirtiliyor.
IMF, TOKİ varlıklarının GSYİH'ye oranını %2,6 olarak verirken kurumun yeniden inşadaki rolüne de dikkat çekiyor. Rapora göre TOKİ'nin iştirakleri deprem sonrası ödemelerden pay alıyor; kuruma sosyal konut finansmanı için bedelsiz arazi aktarılıyor ve 2023'ten itibaren bütçe kaynağı sağlanıyor.
Bu nedenle rapordaki konsolidasyon önerisi, yalnızca daha fazla belge yayımlanmasından ibaret değil. IMF, genel yönetimle birlikte kamu işletmelerini ve Türkiye Varlık Fonu'nu kapsayan ortak gelir tabloları ve bilançolar hazırlanmasını istiyor.
Mali riskler için ortak rapor önerisi
Değerlendirme, eksiklerin yanında ilerleme de kaydediyor: Türkiye'nin iyi veya ileri düzeyde karşıladığı mali şeffaflık ilkelerinin payı, 2015'te yaklaşık yarıyken son incelemede yaklaşık üçte ikiye yükselmiş durumda. IMF, 2021'de başlayan program bütçe uygulamasını ve kamu muhasebesindeki değişiklikleri bu gelişmeler arasında sayıyor.
Buna karşılık IMF, risk yönetimindeki gelişmenin değerlendirmeler arasındaki yaklaşık on yılda sınırlı kaldığını belirtiyor. Rapora göre bütün mali riskleri toplayan bir yayın ve nüfusun yaşlanmasının bütçeye etkisini inceleyen uzun vadeli analizler bulunmuyor.
Kurum, Kur Korumalı Mevduat (KKM) üzerinden üstlenilen kur riskinin GSYİH'nin %8'ine kadar ulaştığını, gerçekleşen kamu maliyetinin ise yüzde 4,2 olduğunu hesaplıyor. IMF'nin değerlendirmesinde yükün bir kısmı bütçeye, bir kısmı Merkez Bankası zararlarına yansırken bankanın özkaynakları GSYİH'nin %2,9'u büyüklüğünde eksiye düşüyor.
IMF'nin diğer önerileri, merkezi yönetimin tamamı için Sayıştay denetimli yıllık hesap hazırlanmasını ve hükümetin mali hedefinin bütçede açıkça gösterilmesini içeriyor. Kurum, hedefin gerçekleşmelerinin açıklanmasını ve bu yükümlülüğün kanunda düzenlenmesini de istiyor.
Önerilen yıllık risk belgesi; garantileri, kamu işletmelerini, finans sektörünü, yerel yönetimleri, afetleri ve demografik değişimi birlikte ele alacak. Raporlama genişletilirse kamu yükümlülüklerinin birlikte izlenmesi kolaylaşabilir; mevcut boşluklar sürerse yıllık bütçe rakamları, fon ve TOKİ üzerinden yürütülen işlemleri değerlendirmek için yetersiz kalabilir.
More stories
- Sarıgül soruşturmasında 3 yeni tutuklama: Yakın korumaya ev hapsi verildi
- Erdoğan imzaladı: Sözleşmeli personelin geçici görevlendirme şartları değişti
- Gazeteciler sokağa çıkıyor: "Artık yeter, nefes alamıyoruz"
- Maden faciasında 3 can kaybı: Bakan Akın Gürlek soruşturma başlatıldığını açıkladı
- Vali yardımcısının ölümünde soruşturma: Yasak aşk iddiası gündemde
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan BM'ye tepki: Kabul etmiyoruz
- İstanbul'a yeni sağanak alarmı: Bugün ve cumartesiye dikkat
- Halk TV'ye kayyum kararına Mansur Yavaş'tan anayasal çıkış
Son haberler
- CDC 2026 yılında ABD genelinde 4.588 kızamık vakası bildirdi
- FICCI, 58,1 milyar dolarlık DYY sonrası Hollanda yatırımı arıyor
- Yunan lobisinden ABD'ye Türkiye mektubu: Libya mutabakatına karşı 4 madde
- Futbolun en büyük derbileri: Tarih, kimlik ve tutku
- Macklemore Red Rocks konserinde Filistin çağrısını yineledi
- Makura, Afrika'nın İmajı İçin 50 AfCFTA Onayına Dikkat Çekti
- Endonezya Singapur'a doğal gaz ihracatında kesintiye gitti
- Fransa cumartesi günkü protestolar öncesi 70.000 polis konuşlandırıyor

