Halk TV’ye kayyum kararına Mansur Yavaş’tan anayasal çıkış
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki göstererek, “Anayasa’da açık açık ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ deniyor.

Mansur Yavaş, bir televizyon kanalına kayyum atanmasına karşı çıkarak basın özgürlüğünü savundu ve uygulamanın kaldırılmasını istedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, değerlendirmelerini Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) başkanvekilliği için yapılacak seçimden önce gazetecilere aktardı. Basın üzerindeki yargısal müdahaleye yönelik eleştirisini, belediyelerin yetkileri ve siyasi iktidar değişse de hakların korunması gerektiği görüşüyle birlikte dile getirdi.
Yavaş basın özgürlüğü hükmünü hatırlattı
Yavaş, Anayasa'daki basın özgürlüğü güvencesine atıfta bulunarak söz konusu uygulamaya karşı çıktı. Açıklamasında, anayasal güvence ile basına yönelik müdahale arasında gördüğü çelişkiye işaret etti; sürecin hangi noktaya varacağı konusunda kaygı taşıdığını belirtti.
Kayyum uygulamasını bir sulh ceza hakiminin verdiği kararla ilişkilendiren Yavaş, bu yolla basının susturulduğunu savundu. Bu değerlendirme, belediye başkanının karara yönelik itirazını yansıtıyor; açıklamasında mahkemenin gerekçesine, kararın kapsamına veya yargısal sürecin ayrıntılarına ilişkin bilgi yer almadı.
Yavaş, medyada yalnızca bir siyasi bakışın ağırlık kazanmasının Türkiye'ye yarar sağlamayacağını söyledi. Geçmiş dönemleri bu görüşüne dayanak gösterdi, ancak belirli bir tarih ya da örnek vermedi; itirazını basında farklı görüşlerin varlığı üzerinden dile getirdi.
Belediye yetkileri üzerinden iktidarı eleştirdi
Yavaş, basına ilişkin eleştirisini büyükşehir belediyelerine tanınan yetkilerle karşılaştırdı. İktidarın, geçmişte verdiği yetkiler başka siyasi aktörler tarafından kullanılmaya başlanınca bu düzenlemelerden rahatsızlık duyduğunu ileri sürdü; bu yorumunu belediyelerin siyasi yönetimindeki değişimle ilişkilendirdi.
Onun değerlendirmesine göre, büyükşehirlerin çoğu iktidar partisince yönetilirken aynı yetkiler siyasi bir sorun olarak görülmüyordu. Yavaş, yetkilerin muhalefetin eline geçmesiyle yaklaşımın değiştiğini savundu; açıklamasında bu iddiayı destekleyecek belirli bir mevzuat değişikliği, karar ya da tarih sıralamadı.
Belediyelerin yürüttüğü hizmetlere de değinen Yavaş, kendi yönetiminin başarılı bulduğu çalışmalarının bir bölümünü artık valilerin üstlendiğini söyledi. Hangi hizmetlerden söz ettiğini veya bu değişimin hangi idari kararlara dayandığını açıklamadı; belediyeler ile valilikler arasındaki görev paylaşımına ilişkin ayrıntı vermedi.
Yavaş'ın belediyelerle ilgili değerlendirmesi, yetkinin kendisi ile o yetkiyi kullanan siyasi aktöre yönelik tutum arasındaki ayrıma dayanıyordu. Yetkilerin farklı partilerin elinde farklı karşılanmasına itiraz ederken, eleştirisini yalnızca mevcut yönetime değil, gelecekte yönetimi devralabilecek siyasi aktörlerin davranışına da taşıdı.
İktidar değişse de eşitlik çağrısı
Yavaş, olası bir iktidar değişikliğinin ardından aynı uygulamaların bu kez başka siyasi kesimlere yöneltilmesinin uygun olmayacağını savundu. Böyle bir değişimin gerçekleşeceğine dair öngörü sunmadı; varsayımsal bir yönetim değişikliğini, bugün kullanılan yöntemlerin yarınki sonuçlarını tartışmak için gündeme getirdi.
Bu çerçevede, hukukun siyasi hesaplaşma için kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Hakların herkese aynı biçimde tanınmasını isteyen Yavaş, demokratik güvencelerin yalnızca iktidarda bulunanların veya belirli bir siyasi çevrenin yararlanacağı imkânlar olarak ele alınmasına karşı çıktı.
Muhalefetin varlığını da yönetimin işleyişi açısından gerekli gördüğünü belirten Yavaş, iktidar ile muhalefeti birbirinden bağımsız düşünülemeyecek unsurlar olarak tarif etti. Mesajında, ülkenin muhalefet olmaksızın yönetilemeyeceğini söyledi ve eşit hak talebini bu siyasi çoğulculuk anlayışıyla birlikte ifade etti.
Yavaş'ın kayyum uygulamasına ilişkin somut talebi, işlemin sona erdirilmesi oldu. Bunun hangi hukuki yolla veya ne zaman gerçekleşebileceğine ilişkin bir takvim açıklamadı; açıklamasını, siyasi konumdan bağımsız olarak hakların korunması ve benzer uygulamaların iktidar değişiklikleriyle tekrarlanmaması çağrısıyla tamamladı.
More stories
- Mehmet Uçum'dan seçim tarihi açıklaması: Sandığa 18 ay var
- Riyad ile askeri iş birliğinde MSB'den anayasa vurgusu
- Hakan Fidan'dan İsrail Cumhurbaşkanına tepki: Salonu terk etti
- Bakan Çiftçi sel bilançosunu duyurdu: 2 bin 727 tahliye
- TBB'de seçim günü: CHP, YENİ Parti'nin adayına destek verecek
- Felakette ikinci gün: İstanbul kabusu yaşıyor
- BAE: FlyDubai yardımcı pilotunun kaptana baltayla saldırısı bir 'terör eylemi'
- Hakem soruşturması: MHK Başkanı Gündoğdu dahil 5 kişi tutuklandı
Son haberler
- Washington'ın İran planındaki silah: GBU-43/B bombası
- Bill Gates'ten yapay zeka hamlesi: Yeni proje yolda
- İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Bakü'ye Türkiye üzerinden gitti: Azerbaycan uçağı yolcu listesini paylaşmadı
- Apple'ın piyasa değeri 5 trilyon doları aştı: Tarihte bunu başaran ikinci şirket
- Trump'ın sözcüsünün avukatlık geçmişi mercek altında: Baro sınavını geçememiş
- Kotukh, AES-128'de kuantum yan kanal eşiğini 2^58,6'ya koydu
- Washington'ın İran'ı vurmak için hazırladığı füze GBU-43/B
- Suriye duyurdu: Reyhanlı saldırısı faili Mihraç Ural yakalandı

