İBB davasında üçüncü celsenin dördüncü günü başlıyor
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanıklı İBB davasında üçüncü celsenin dördüncü günü bugün Silivri’de başlayacak.

İBB davası kapsamında dinlenen bazı tanıklar, iddialarının duyuma veya çıkarıma dayandığını anlattı; yargılama 436 sanıkla sürüyor.
Duruşmadan aktarılan bilgilere göre, üçüncü celsedeki sorgulamalarda tanıkların anlattıkları olayları bizzat görüp görmedikleri ve hangi belgelere dayandıkları ele alındı. Cebeci maden sahası, belediye yöneticilerine ilişkin menfaat iddiaları ve Medya A.Ş. ihaleleri hakkındaki beyanlarda farklı bilgi dayanakları ortaya çıktı.
Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da Silivri'de, yeni salonda yürütülen yargılamanın sanıkları arasında bulunuyor. Önceki celsenin sonunda heyet, yedi kişi hakkında tahliye kararı vermişti. Üçüncü celsede dinlenmesi öngörülen 60 kişi ise müştekileri, tanıkları ve kimliği gizlenen tanıkları kapsıyor.
Cebeci hisselerinde çıkarım tartışması yaşandı
Tanık Ferhat Sayın, Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketindeki payların gerçekte İmamoğlu'na ait olabileceği yönündeki düşüncesini bir toplantıda işittiği konuşmalarla açıkladı. Sayın'ın anlatımında, İstanbul Valisi Davut Gül'ün katıldığı toplantı, bu kanaatin dayanaklarından biriydi. İmamoğlu ise tanığa, mülkiyet iddiasına nasıl ulaştığını sordu.
Sayın'a göre Gülibrahimoğlu, yönetim imtiyazları değişmezse yüzde yirmi oranındaki payın, İmamoğlu'nun talimatı üzerine bir hayır kuruluşuna aktarılacağını söyledi. Tanık, İbrahim Bülbüllü'nün sözlerinin de bu yönde olduğunu belirtti. Burada aktarılan oran, gerçekleştiği doğrulanan bir devri değil, tanığın anlattığı konuşmadaki payı ifade ediyor.
İmamoğlu'nun hisselerin mülkiyetine ilişkin sorusuna Sayın, “Olabileceğini düşündüm” karşılığını verdi. İmamoğlu, toplantıda bulunan diğer kişilerin de dinlenmesini istedi; valinin çağrılmamasını eleştirerek kendisine yöneltilen iddianın tanığın çıkarımına dayandığını savundu. Bu karşılıklı açıklamalarda tartışma, toplantıdaki sözlerle hisselerin gerçek sahibi arasında kurulan bağlantıya odaklandı.
Sayın ayrıca kendi şirketinin İSFALT'a ait payları almak istediğini doğruladı. Ayrı bir tanık olan Şükrü Kaynar ise Cebeci sahasındaki para hareketleri ve sahte fatura iddialarını kamyonculardan işittiklerine dayandırdı. Kaynar, Murat Gülibrahimoğlu ile Hasan Tahsin Sönmez'in ticari ilişkisine dair anlatımının da duyum niteliğinde olduğunu kabul etti.
Gizli tanıklar doğrudan gözlemi ayırdı
Gürgen ve Zeytin kod adlarıyla dinlenen gizli tanıklar, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi. Kimliklerini gizlemek için görüntülerine buzlama uygulandı, sesleri değiştirildi. Mahkeme başkanı ile savunmanın sorularını yanıtlayan tanıklar, anlattıkları para alışverişlerini ve menfaat sağlama olaylarını doğrudan görmediklerini belirtti.
Bir başka tanık Orhan Cevahiroğlu, savcılıktaki anlatımında isimlerini verdiği Murat Kapki ile Necati Özkan'ı salonda tanımadığını söyledi. Bu açıklama, isimlerin önceki ifadede geçmesiyle kişilerin duruşmada teşhis edilmesi arasındaki farkı ortaya koydu. Cevahiroğlu'nun açıklaması, diğer tanıkların duyuma ilişkin beyanlarından ayrı bir noktaya temas ediyor.
Medya A.Ş. ihalelerine ilişkin konuşan Selman Narman ise savcılık aşamasındaki beyanını yineledi. Narman, bir toplantıda telefonların alındığını; ihale bölümlerinin, bedellerin ve işi alacak şirketlerin önceden kararlaştırıldığını ileri sürdü. Bu anlatım, ihalelerin dağıtımına ilişkin tanık iddiası olarak duruşmada yer aldı.
Narman'a ayrıca Reklam İstanbul'un Murat Olgun'a ait olduğu yönündeki sözlerinin dayanağı soruldu. Tanık, sahipliğin herkesçe bilindiğini savunurken bunu destekleyen bilgi veya belgesinin bulunmadığını belirtti. İhalelere ilişkin anlatımı ile şirketin sahipliğine dair iddiası, bu nedenle farklı dayanaklar üzerinden ele alındı.
Müştekiler şikâyet konusunda farklılaştı
Bahattin Uçar, Mehmet İlhan Gülay, Avni Çelik ve Kaan Yüce, şikâyetlerinin olmadığını bildirdi. Gülay ayrıca yargılamaya katılma talebinde bulunmadığını açıkladı. Buna karşılık Alaattin Kameroğlu, Çetin Gül, İlker Keleş, Nezih Barut, Ziya Yılmaz ve Selahattin Özgül şikâyetçi olmayı sürdürdü.
Üçüncü celse için açıklanan dinleme planı, müştekiler ile farklı tanık gruplarının beyanlarının alınmasını öngörüyor. İmamoğlu'nun toplantı katılımcılarının da dinlenmesi yönündeki talebi ise anlatımların başka kişilerle karşılaştırılması meselesini gündemde tutuyor. Yeni ifadeler aynı olaylara ilişkin doğrudan bilgi sunarsa, mevcut beyanların dayanaklarını karşılaştırmak mümkün olacak.
More stories
- Silivri'deki duruşmaya tanık ifadeleri damga vurdu: Belge yok, Sadece duyum
- Fon skandalında Ahmet Şık'a "Suskunluk anlaşması" teklifi iddiası
- Gazeteci Murat Ağırel için tahliye talebi: Gerekçe o fotoğraf
- Radardan kaçışa 'WhatsApp' operasyonu
- TAYFUN Blok-2 füzeleri ve 2 HÜRKUŞ-II Uçağı TSK envanterine girdi
- Hakkari sınırında bir asker şehit oldu: MSB'den resmi açıklama
- Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya yeniden ifade verecek
- Fonların tasfiye süreci: 390 bin 219 kişiye 62 milyar 200 milyon TL ödeme yapıldı
- Google'ın yapay zeka özetleri Rekabet Kurumu'nun gündeminde
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Güney Kore'de nükleer enerji mesajı
Son haberler
- Demokratlar Kongre'yi kazandı: Hanehalkı masrafları yeni gücü test ediyor
- Pentagon'un masasındaki çarpıcı rapor: İran, Orta Doğu savaşını uzaya taşıdı
- DoorDash, 17 milyar dolarlık incelemede LinkedIn bağlarını kısıtladı
- Yakıt maliyetleri yükselirken Emirates'in kârı %66 düştü
- Brent petrol toparlanırken çip hisseleri baskı altında kaldı
- Avrupa hava sahasında bomba alarmı uçuşları yeniden aksattı
- Avrupa'da büyük panik: Bomba ihbarı savaş uçaklarını havalandırdı

