AB iklim krizine karşı resmi sorumluluk zorunluluğu getiriyor
Avrupa Komisyonu, 3 derecelik küresel ısınma senaryolarına dayanarak üye ülkelerin iklim afetlerine hazırlıkta yetkili kurumları netleştirmesini şart koşuyor.

Avrupa Birliği yönetimi, kıta genelinde artan çevre felaketlerine karşı yeni bir yasal çerçeve hazırlığına girişti. Brüksel tarafından hazırlanan düzenleme, üye başkentlerin iklim kaynaklı krizlere hazırlık sürecinde hangi idari birimin yetkili ve sorumlu olduğunu net biçimde ilan etmesini zorunlu kılıyor. Kararın arkasında, küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonuna kadar 3 dereceye ulaşabileceğini öngören bilimsel modellemeler yer alıyor.
Avrupa Komisyonu İklim Eylemi Komiseri Wopke Hoekstra, yapılan açıklamalarda Paris Anlaşması'nda belirlenen 1,5 derecelik eşiğin geçici veya kalıcı olarak aşılma ihtimalinin güçlendiğine işaret etti. Bu doğrultuda hazırlanan yasa tasarısı, sorumluluğun merkezi hükümette mi yoksa yerel yönetimlerde mi bulunacağı tercihini üye devletlere bırakırken, kurumsal belirsizliklerin tamamen ortadan kaldırılmasını hedefliyor.
Altyapı modellerinde köklü dönüşüm ihtiyacı
Yetkililer, afet sonrası acil müdahaleler yerine kriz öncesi önleyici yapılanmayı esas alan bir anlayışın benimsenmesini istiyor. Yeni mevzuat uyarınca köprüler, otoyollar ve kentsel yerleşim planlamaları artık geçmiş hava normlarına göre değil, gelecekteki olası sel, kuraklık ve yangın senaryolarına uygun şekilde tasarlanacak.
Komisyonun projeksiyonlarında, Avrupa için 2050 yılına kadar 2 derecelik, 2100 yılına kadar ise 3 derecelik sıcaklık artışı temel alınıyor. İklim krizine bağlı risklerin peşinen hesaba katılması planlansa da bu dönüşümün gerektirdiği ekonomik kaynaklar büyük bir soru işareti barındırıyor.
Finansman açığı ve bütçe rekabeti
Geçtiğimiz yaz aylarında yaşanan aşırı meteorolojik olayların yol açtığı hasarın 100 milyar avroyu aştığı belirtiliyor. Buna karşılık Avrupa Yatırım Bankası'nın 2030 yılına kadar iklim uyumu için ayırdığı tutar yalnızca 30 milyar avro düzeyinde kalarak gerçek zarar tablosunun oldukça gerisinde kalıyor.
Her ne kadar Komisyon bütçesinin yüzde 35'ini iklim ve çevre başlıklarına yönlendirmeyi önerse de hanelerin yalıtım ve güçlendirme masraflarını hafifletecek doğrudan bir yardım mekanizması açıklanmadı. Gelecek dönem birlik bütçesinde savunma, güvenlik ve tarım sübvansiyonları gibi kalemlerin iklim harcamalarıyla yarışacak olması, yerel düzeyde kırılgan nüfus gruplarının korunmasını zorlaştırabilir.
More stories
- Bolsonaro, yenilgisinin ve Brezilya'dan kaçmasının ardından Miami'ye ulaştı
- Güney Afrika partileri Cape Town'ın yıllık 30.000 konutluk açığı konusunda bölündü
- Kenya, 380 milyon dolarlık ticarette Rus yatırımı arıyor
- Sudan'da öğretmenler bütçeden yüzde 20 pay talep ediyor
- İspanya'da tren kazası sonrası demir yolu güvenliği tartışılıyor
- İsrail'de koalisyon görüşmeleri başlıyor: Masada 3 senaryo var
- Netanyahu ve Eisenkot'un başa baş yarışı: İsrail'i bekleyen büyük belirsizlik
- Dongpeng ve Mengniu Mao videosu sonrası Mbappe ile bağını kopardı
- Husilerin saldırıları sonrası Washington harekete geçti: "Ülkeyi Terk Edin" talimatı
- Erdoğan'dan Yunanistan'a teklif: '2 milyar euro harcayacağına bizden al'
Son haberler
- Hindistan'ı vuran Arnab Kasırgası Andhra Pradesh'te can aldı
- Kuzey Akım boru hattına AB mevzuatı 2027 kapısını kapattı
- Yapay zeka pazarında Anthropic ve OpenAI rekabeti kızışıyor
- Clariane dokuz aylık organik gelirinde yüzde 4,7 artış açıkladı
- GE Vernova 2026 serbest nakit akışı beklentisini 16-17 milyar dolara çıkardı
- Kinross Gold, üretim kesintisi sonrası 3. çeyrek sınavına çıkıyor

