Bakan Gürlek’ten fon açıklaması: Amacımız yurtdışına kaçırılan paraları geri getirmek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, New York’ta yaptığı açıklamalarda yargı gündemine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
Atlas Newsdesk ·

Fon soruşturması kapsamında 63 kişi hakkında işlem yapılırken 4 kişi tutuklandı; dosya, borsa ve para çıkışı iddialarını merkeze aldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, ABD ziyareti sırasında katıldığı yayında soruşturmanın Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) başvurusu üzerine yürüdüğünü söyledi. Gürlek’e göre dosyada gözaltılar, adli kontrol kararları, firari şüpheliler ve mal varlığı tedbirleri bulunuyor.
SPK başvurusu dosyayı açtı
Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın isnat ettiği suçları örgütlü suçlar, dolandırıcılık, devlete karşı dolandırıcılık ve Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet olarak sıraladı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarına göre mal varlığında artış tespit edilirse aklama suçunun da dosyaya girebileceğini belirtti.
Bakan, savcılığın borsa işlemlerinde kendiliğinden soruşturma başlatamadığını, SPK’nın izin veya suç duyurusunun gerektiğini söyledi. Bu çerçeve, sermaye piyasası suçlarında idari denetim ile ceza soruşturması arasındaki eşiği belirliyor.
Gürlek, borsada 8,5 milyon yatırımcı bulunduğunu ve bazı hisselerde olağan fiyat hareketlerinin dışına çıkan artışlar görüldüğünü ifade etti. Bazı hisselerde yüzde 400, yüzde 500 ve yüzde 5 bin’e varan yükselişleri örnek gösterdi ancak şirket adı vermedi.
Mal varlıklarına ilk tedbir
Soruşturmanın odağında fonlar üzerinden para hareketleri ve yatırımcıların birikimlerinin başka hesaplara aktarılıp aktarılmadığı yer alıyor. Gürlek, paranın yurt dışına çıkarıldığını gördüklerini söyleyerek temel hedefin bu varlıkların geri getirilmesi olduğunu belirtti.
Başsavcılığın bankalara yazı gönderdiğini, banka hesaplarına ve tapudaki taşınmaz devirlerine yönelik tedbirler alındığını söyledi. Gürlek’e göre bazı şirketlere ve mal varlıklarına el konuldu, bazıları için de işlem yapılmadan önce savcılık izni şartı getirildi.
İlk adımların SPK tarafından kapatılan ve tasfiye edilen fonların yöneticileri, başkanları ve birinci derece yakınları üzerinde yoğunlaştığı aktarıldı. Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı, SPK Başkanı ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı ile toplantılar yapıldığını da söyledi.
İBB dosyasında belge vurgusu
Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi dosyasına yönelik siyasi müdahale eleştirilerini reddetti ve savcıların makam veya unvana değil, dosyadaki delillere baktığını söyledi. İBB dosyasında yalnızca tanık veya itirafçı beyanı bulunmadığını belirtti.
Gürlek’in anlatımına göre dosyada MASAK raporları, banka transferleri ve baz istasyonu kayıtları da yer alıyor. Bakan, rüşvet verdiğini veya aldığını söyleyen kişilerin beyanlarının bu kayıtlarla doğrulanmaya çalışıldığını ifade etti.
Yargılamanın Silivri’de sürdüğünü hatırlatan Gürlek, mahkemenin hangi eylemlerden ceza veya beraat kararı vereceğinin dosyadaki delillere bağlı olduğunu söyledi. Örgüt lideri olarak nitelenen kişi hakkında 143 eylem bulunduğunu da aktardı.
690 dosyalık faili meçhul taraması
Gürlek, Bakanlık bünyesinde faili meçhul suçlarla ilgili teknik inceleme yapan bir birim kurulduğunu söyledi. Bu birimin soruşturma yürütmediğini, yetkinin olay yerindeki başsavcılıklarda olduğunu vurguladı.
Bakanın verdiği bilgiye göre kürsüden yaklaşık 690 dosya çekildi ve şu ana kadar 46 olay çözüldü. İncelemelerde tanıkların yeniden dinlenmesi, baz istasyonu verileri ve DNA analizleri gibi teknik imkanların dosyalara katkı sağlayabildiğini anlattı.
Gürlek, Gülistan Doku dosyasında son beyanların olayın cinayet ihtimaline doğru evrildiğini söyledi ancak dosyanın halen netleşmediğini belirtti. Bu açıklama, eski dosyalarda yeni delil tekniklerinin ve ek ifadelerin sonucu değiştirebileceği mesajını taşıyor.
Süreç SPK izinleri ve MASAK tespitleriyle genişlerse mal varlığı dondurma kararları yatırımcı zararlarının giderilmesi için temel araç olacak. Delil zinciri zayıflarsa, para iadesi ve ceza sorumluluğu bakımından dosyaların kapsamı mahkeme kararlarıyla daralabilir.