Atina’da Libya çatlağı: Miçotakis hükümetinde bölünme
Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile deniz yetki alanları anlaşmasını onaylaması, Miçotakis hükümetinde görüş ayrılıklarına yol açtı.

Libya ile Türkiye arasındaki deniz yetki mutabakatına ilişkin onay haberi, Yunanistan'da iktidar milletvekillerinin dış politika eleştirilerini öne çıkardı.
Yeni Demokrasi Partisi milletvekilleri Dimitris Kalogeropulos ve Dimitris Keridis, aktarılan açıklamalarında gelişmeyi hükümet açısından olumsuz değerlendirdi. Kalogeropulos “hapı yuttuk” ifadesini kullanırken, Keridis karar için “siyasi yenilgi” nitelemesini yaptı.
Tartışmanın merkezinde, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanmış deniz yetki alanları mutabakatını 20 Ekim'de onayladığına ilişkin haber bulunuyor. Bu aktarım, milletvekillerinin sözlerinin dayandığı gelişmeyi oluşturuyor; onayın kapsamına ilişkin bir meclis belgesi ise sunulmuyor.
Eleştiri Yeni Demokrasi saflarına uzanıyor
Yunanistan'daki muhalefet, bildirilen onayı hükümetin dış politika performansına yönelik eleştirisine dayanak yaptı. Muhalefetin başarısızlık değerlendirmesine, iktidar partisinden gelen iki milletvekilinin açıklamaları da eklendi.
Bu nedenle siyasi tartışma, yalnızca hükümet ile muhalefetin birbirine karşı yönelttiği suçlamalardan oluşmuyor. Kalogeropulos ve Keridis'in açıklamaları, Yeni Demokrasi içinden de aynı gelişmeye yönelik olumsuz değerlendirmeler geldiğini gösteriyor.
Bununla birlikte, iki milletvekilinin kullandığı ifadeler partinin tamamının tutumu olarak okunamaz. Aktarılan sözler, adı geçen siyasetçilerin değerlendirmeleri; Yeni Demokrasi'nin ortak kararı ya da hükümetin resmi açıklaması niteliğinde değil.
Keridis'in parti görevi dikkat çekiyor
Keridis, milletvekilliğinin yanında Yeni Demokrasi'nin parlamento sözcülüğünü yürütüyor ve uluslararası ilişkiler profesörü olarak tanınıyor. Bu iki konum, onun açıklamasına ilişkin haberde özellikle vurgulanıyor.
Haberde, Başbakanlığın Keridis'in sözlerinden Kalogeropulos'un açıklamasına kıyasla daha fazla rahatsız olduğu ileri sürülüyor. Keridis'in parti adına üstlendiği sözcülük görevi, bu değerlendirmede akademik kimliğiyle birlikte gerekçe olarak gösteriliyor.
Başbakanlığın Keridis'ten daha ihtiyatlı ifadeler beklediği de aynı haberin yorumu olarak aktarılıyor. Ancak bu değerlendirmeyi destekleyen doğrudan bir Başbakanlık açıklaması veya adı belirtilmiş bir hükümet yetkilisinin sözleri yer almıyor.
Dolayısıyla milletvekillerinin açıkça aktarılan siyasi nitelemeleri ile hükümet içindeki tepkiye ilişkin yorum birbirinden ayrılıyor. İlkinde iki siyasetçinin sözleri bulunurken, ikincisinde Başbakanlığın tutumuna dair tek haber üzerinden yapılan bir değerlendirme söz konusu.
2019 metni yeniden tartışmanın merkezinde
Türkiye ile Libya'nın 2019'da imzaladığı metin, iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının belirlenmesini konu alıyor. Şimdiki tartışmayı başlatan gelişme ise yeni bir mutabakat imzalanması değil, mevcut metne ilişkin olarak Libya Temsilciler Meclisi'nden geldiği bildirilen onay.
Bu ayrım, haberin diplomatik konusu ile Yunanistan'daki siyasi tepkilerin kapsamını ayırmak açısından önemli. Milletvekillerinin yenilgi nitelemeleri Atina'nın dış politika performansına yönelik siyasi değerlendirmeler içeriyor; bu ifadeler tek başına mutabakatın hukuki statüsü hakkında bir hüküm oluşturmuyor.
İktidar içinden gelen eleştiriler sürerse, hükümet üzerindeki Libya politikasını açıklama baskısı artabilir. Bu senaryoda tartışmanın odağı, muhalefetin suçlamalarının yanında Yeni Demokrasi'nin kendi temsilcileri arasında ortak bir tutum oluşturup oluşturamayacağı olur.
Hükümet resmi bir değerlendirme yayımlarsa, Keridis'in sözleriyle yürütmenin yaklaşımını doğrudan karşılaştırmak mümkün olur. Böyle bir açıklama, Başbakanlığın rahatsızlığına ilişkin yorum ile hükümetin kamuoyuna sunduğu pozisyonu birbirinden ayırmayı da sağlar.
Libya'daki onayın kapsamını değerlendirmek için meclis kararının metni; Atina'nın vereceği karşılığı anlamak içinse resmi açıklamalar belirleyici olacaktır. İki milletvekilinin sözleri siyasi eleştirinin iktidar saflarına uzandığını gösteriyor, ancak tek başına yeni bir diplomatik adımın habercisi sayılmıyor.
More stories
- Bolsonaro, yenilgisinin ve Brezilya'dan kaçmasının ardından Miami'ye ulaştı
- Güney Afrika partileri Cape Town'ın yıllık 30.000 konutluk açığı konusunda bölündü
- Kenya, 380 milyon dolarlık ticarette Rus yatırımı arıyor
- Sudan'da öğretmenler bütçeden yüzde 20 pay talep ediyor
- İspanya'da tren kazası sonrası demir yolu güvenliği tartışılıyor
- İsrail'de koalisyon görüşmeleri başlıyor: Masada 3 senaryo var
- İsrail'de seçim gündemi: Sistem nasıl işliyor, kimler yarışıyor?
- Savcılar De Kock'un apartheid komuta zinciri iddiasıyla yüzleşiyor
- Bunia sağlık ekipleri 4.000 Ebola ölümünün ardından güven tazeliyor
- Trump'ın yaptırımı ertelemesi sonrası Ukrayna'da 15 tesis vuruldu
Son haberler
- Hindistan'ı vuran Arnab Kasırgası Andhra Pradesh'te can aldı
- Kuzey Akım boru hattına AB mevzuatı 2027 kapısını kapattı
- Yapay zeka pazarında Anthropic ve OpenAI rekabeti kızışıyor
- Clariane dokuz aylık organik gelirinde yüzde 4,7 artış açıkladı
- GE Vernova 2026 serbest nakit akışı beklentisini 16-17 milyar dolara çıkardı
- Kinross Gold, üretim kesintisi sonrası 3. çeyrek sınavına çıkıyor

