ABD İstihdam Verileri ve Göçmenlik Politikalarının Etkisi
Ağustos ayı istihdam raporu, Temmuz'daki düşüşün ardından sınırlı bir toparlanma öngörüyor. Göçmenlik düzenlemeleri ve Fed politikaları piyasalarca izleniyor.
Lauren Collins ·

İstihdam Piyasasında Beklentiler
Uzmanlar, Temmuz ayında kaydedilen 23 bin kişilik düşüşün ardından, Ağustos ayında ABD genelinde 56 bin yeni istihdam sağlanacağını tahmin ediyor. İş gücü piyasasındaki bu yavaşlama, işe alım süreçlerinin oldukça kısıtlı kaldığına işaret ediyor. İşsizlik oranının ise Temmuz ayındaki gibi yüzde 4,1 seviyesinde sabit kalacağı öngörülüyor.
Tahminlerdeki geniş aralık, eğitim sektöründeki mevsimsel dalgalanmalar ve çalışma izinlerine yönelik düzenlemelerin belirsizliğinden kaynaklanıyor. Temmuz ayında yerel yönetimlerin eğitim birimlerinde yaşanan yaklaşık 50 bin kişilik kayıp, Ağustos verilerinde kısmi bir telafi beklentisini beraberinde getiriyor.
Göçmenlik Düzenlemelerinin Etkisi
Hizmet ve konaklama sektörlerinde bir toparlanma beklenmesine rağmen, bu artışın sınırlı kalabileceği ifade ediliyor. Özellikle Geçici Koruma Statüsü (TPS) sona eren Haitili çalışanların çalışma izinlerini kaybetmesi, iş gücü arzında daralmaya yol açabilir. Bazı finans kuruluşlarının analizlerine göre, bu durumun istihdam verilerinde 15 bin kişilik bir düşüş etkisi yaratabileceği belirtiliyor.
Sağlık ve bakım hizmetleri gibi göçmen emeğine dayalı sektörlerin bu durumdan daha fazla etkilenmesi bekleniyor. Ancak bazı uzmanlar, çalışma izni biten kişilerin farklı vize türlerine geçiş yapabileceğini, bu nedenle istihdam kaybının kalıcı olmaktan ziyade geçici bir nitelik taşıyabileceğini savunuyor. Öte yandan, işe alım planlarındaki genel zayıflama, verilerdeki düşüşün sadece göçmenlik politikalarına bağlanmaması gerektiğini gösteriyor.
Ekonomik Görünüm ve Fed
Piyasalar, Ağustos ayı istihdam verilerinden ziyade önümüzdeki hafta açıklanacak tüketici fiyat endeksine odaklanmış durumda. Fed'in Eylül ayı faiz kararı üzerinde enflasyon verilerinin daha belirleyici olması bekleniyor. Mevcut durumda, yüksek tahvil getirileri konut kredisi maliyetlerini son bir yılın en yüksek seviyesine taşımış durumda; bu durumun konut talebi üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.