İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Körfez savunmasında yeni dönem: ABD garantörlüğü geride kalıyor

ABD Temsilcisi Tom Barrack, küresel garantörlük rolünün bittiğini belirterek Körfez yönetimlerine bölgesel savunma ortaklıklarına yönelme çağrısında bulundu.

Lauren Collins
Körfez savunmasında yeni dönem: ABD garantörlüğü geride kalıyor

Doha'da gerçekleştirilen Küresel Güvenlik Forumu kapsamında değerlendirmelerde bulunan ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack , Körfez başkentlerine savunma stratejilerini kökten yenileme çağrısında bulundu. Barrack, Washington'ın son seksen yıldır sürdürdüğü küresel güvenlik garantörlüğü rolünün artık geçerliliğini yitirdiğini dile getirerek, bölge yönetimlerinin dış korumaya olan mutlak bağımlılığı geride bırakması gerektiğini vurguladı.

Gelişmeyi müttefikleri terk etmekten ziyade stratejik önceliklerin yeniden tanımlanması olarak niteleyen kıdemli yetkili, mevcut tablonun Washington'ın bölgesel çıkarlarını koruma yöntemindeki bir dönüşüm olduğunu savundu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen ve Orta Doğu enerji kaynaklarına erişim karşılığında askeri himaye sağlamayı öngören tarihsel uzlaşının günümüz koşullarıyla uyuşmadığını ifade eden diplomat, Amerikan kamuoyunun uzak coğrafyalardaki çatışmalar için askeri risk alma isteğinin kalmadığına dikkat çekti.

Bölgesel ortaklıklar ve çok taraflı savunma paktları

Washington'ın geniş kapsamlı güvenlik taahhütleri yerine daha küçük ölçekli ve çok taraflı bölgesel işbirliklerini öneren Barrack, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulduğunu ifade ettiği savunma mutabakatını bu yeni yaklaşımın somut bir örneği olarak sundu. Bununla birlikte, söz konusu çok taraflı mutabakatın resmi şartları, operasyonel sınırları ya da muhtemel bir saldırı durumunda tarafların birbirine sunacağı askeri desteğin niteliği hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi.

Uzmanlar, açıkça tanımlanmış savunma yükümlülükleri ve ortak komuta mekanizmaları bulunmayan siyasi taahhütlerin, sıcak çatışma anlarında caydırıcılık oluşturmakta zorlanabileceğine işaret ediyor. Körfez ülkeleri açısından temel belirsizlik, kurulacak bölgesel ittifakların Amerikan askeri gücünün sağladığı korumayı pekiştiren bir destek mi olacağı, yoksa Washington'ın bölgedeki varlığını azaltması sonucunda doğacak boşluğu kapatmak zorunda mı kalacağı sorusunda düğümleniyor.

Dış müdahalelerin sınırları ve artan belirsizlik

Orta Doğu'daki askeri krizlerin öngörülemeyen sonuçlar doğurduğunu kabul eden Barrack, geçmişte Irak, Libya ve Afganistan'da yürütülen rejim değişikliği odaklı dış müdahalelerin stratejik yanılgılarla sonuçlandığını belirtti. Bölgedeki herhangi bir askeri adımın diğer coğrafyaları da doğrudan etkilediğini vurgulayan diplomat, dış güçlerin müdahaleci politikalarının sınırlarına değinerek yerel yönetimlerin kendi güvenlik sorumluluğunu üstlenmesinin zorunlu hale geldiğini kaydetti.

İran ile ABD arasındaki gerilimin sürdüğü bir dönemde gelen bu mesajlar, Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarını yeniden yapılandırmasını zorunlu kılıyor. Buna karşın, Washington yönetiminin yeni stratejisine dair bağlayıcı bir takvim sunmaması ve askeri taahhütlerin gelecekteki sınırlarını netleştirmemesi, bölgedeki caydırıcılık dengesinin nasıl şekilleneceğine dair belirsizlikleri canlı tutuyor.

More stories

Son haberler