Atlas360
Dış Politika

Trump'ın ilan ettiği enerji ateşkesinin perde arkası: Siyasi hedefler ve başkentlerin tutumu

ABD Başkanı Trump, enerji ateşkesi ilan ederek Rusya ile Ukrayna'nın anlaştığını söyledi; Moskova ve Kiev'den anlaşmaya teyit gelmedi.

Atlas Newsdesk
Trump'ın ilan ettiği enerji ateşkesinin perde arkası: Siyasi hedefler ve başkentlerin tutumu

ABD Başkanı Trump, enerji ateşkesi ilan ederek Rusya ile Ukrayna'nın anlaştığını söyledi; Moskova ve Kiev'den anlaşmaya teyit gelmedi.

Trump, pazar günkü Truth Social paylaşımında enerji tesislerini hedef alan saldırıların hemen durdurulması konusunda uzlaşma sağlandığını belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskiy ise böyle bir düzenlemeye desteğini Rusya'nın da saldırıları kesmesi koşuluna bağladı; Washington'ın duyurusu ile Kiev'in tutumu arasında, uygulamanın başlayıp başlamadığı açısından açık bir fark bulunuyor.

Kiev desteğini Rusya'nın tutumuna bağlıyor

Zelenskiy, ilk değerlendirmesinde öneriden yeni haberdar olduğunu ifade etti. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile temaslarının ardından ateşkese destek verdiğini belirtti, ancak Rusya'nın aynı yükümlülüğü üstlenmesi gerektiğini ve Washington'dan açıklama beklediğini söyledi.

Ukrayna liderine göre Rus saldırıları, Trump'ın açıklamasına rağmen enerji tesislerini hedef almaya devam etti. Zelenskiy, ülkenin nüfus bakımından ikinci sıradaki kenti Kharkiv'de elektrik ve ısı üreten bir tesise saldırı düzenlendiğini bildirdi; bu iddia, karşılıklı taahhüdün sahada uygulanıp uygulanmadığı açısından önem taşıyor.

Trump'ın duyurduğu düzenlemenin konusu enerji altyapısı; açıklama, çatışmaların tamamını durduracak genel bir ateşkes taahhüdü içermiyor. Dolayısıyla tarafların enerji hedeflerinden kaçınması ile savaşın sona ermesine yönelik anlaşma birbirinden ayrı meseleler olarak duruyor; Zelenskiy'nin koşullu desteği de Washington'ın duyurduğu mutabakatın bütün ayrıntılarını kabul ettiği anlamına gelmiyor.

Dizel taahhüdü baskının merkezinde

Enerji tesislerine ilişkin duyurudan önce Trump, cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dizel tedariki konusunda anlaşmaya vardığını söylemişti. Trump'ın açıkladığı takvim, hemen teslim edilecek 300.000 tonu aşan ilk miktarın ardından kasımda 500.000 ton, daha sonraki aşamada ise 1 milyon ton öngörüyor.

Trump, bu yakıtın ABD'ye ve dünya piyasalarına sunulmasının kıtlığı ve fiyat baskısını hafifletmesini amaçladığını belirtti. Açıklanan miktarlar bir teslimat taahhüdünü ifade ediyor; sevkiyatın gerçekleştiğini göstermediği gibi, yakıtın hangi alıcılara hangi koşullarla ulaşacağını veya nihai satış fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağını da tek başına ortaya koymuyor.

Washington ile Kiev, fiyat baskısının kaynağı konusunda da ayrışıyor. Trump, Ukrayna'nın Rus rafinerilerini hedef alan operasyonlarının dizeli pahalılaştırdığını ileri sürerken Zelenskiy bu sorumluluğu reddediyor ve Orta Doğu'daki savaşı daha belirleyici görüyor; bu açıklamalar, tarafların değerlendirmeleri olarak ele alınmalı, fiyat hareketlerinin bağımsız açıklaması olarak değil.

Trump, cumartesi günü Zelenskiy'e yönelik eleştirilerinde saldırıların kesilmesini ve Ukrayna'da seçim yapılmasını istedi. Moskova'nın görüşmelere açık olduğunu savunan ABD Başkanı, anlaşmayı engellemekle Ukrayna liderini suçladı; Zelenskiy ise Rus dizeli alımına ilişkin düzenlemenin Moskova'yı yeni saldırılara teşvik edeceğini öne sürdü.

Yaptırımlar ve teslimatlar ayrı sınavlar

Avrupa Birliği dış politika şefi Kaja Kallas, Rusya'ya uygulanan yaptırımların korunacağını belirtti. Kallas ayrıca Avrupa tarafının Rus askeri üretimini hedefleyen ilave tedbirler üzerinde çalıştığını söyledi; Washington'ın dizel alımına ilişkin açıklaması, AB'nin yaptırım yaklaşımında buna paralel bir değişiklik duyurusu getirmiş değil.

Enerji tesislerine saldırılar gerçekten durur ve açıklanan dizel sevkiyatları gerçekleşirse, olası rahatlama iki ayrı kanaldan gelebilir: Ukrayna'da altyapı hasarının sınırlanması ve yakıt piyasasına ek ürün ulaşması. Bu senaryoda enerji işletmeleri daha az fiziksel kesintiyle karşılaşabilir; küresel fiyatlara etki ise teslimatların büyüklüğüne, zamanlamasına ve diğer arz koşullarına bağlı olur.

Rusya'nın karşılık vermemesi veya saldırıların sürmesi halinde Kiev'in açıkladığı destek koşulu karşılanmamış olur; dizel teslimatları da gerçekleşmezse duyurulan arz artışı piyasaya ulaşmaz. Sürecin değerlendirilmesinde belirleyici gelişmeler, Moskova'nın açık tutumu, Washington'ın uygulama ayrıntıları ve vaat edilen yakıtın fiilen teslim edilmesi olacak; açıklanan uzlaşma ile uygulanan ateşkes arasındaki fark henüz kapanmış değil.

More stories

Son haberler