'Özgür Filistin’ mesajının bedeli

Macklemore'un Ed Sheeran turnesinden çıkarılması, eğlence dünyasının Filistin meselesindeki büyük dönüşümünü gözler önüne seriyor.

Serdar Cebe ·

'Özgür Filistin’ mesajının bedeli

Atlas360- NEW YORK. Sahne ışıkları söndüğünde, Macklemore mikrofonu bıraktı ve MetLife Stadyumu'ndaki on binlerce seyirci hala ayaktaydı.

İki gece üst üste, Ed Sheeran'ın muhteşem "Mathematics" turnesinin ön açılış akti olarak sahneye çıkmıştı. İki gece boyunca aynı şeyi yaptı: Gazze'den görüntülerin büyük ekranda aktığı sahne ışıkları altında "Hind's Hall"u seslendirdi, Batı Şeria'dan söz etti ve "Filistin özgür olsun" dedi.

Üçüncü gece bir daha sahneye çıkmadı.

Arkasından domino taşları peş peşe devrildi ve şimdi eğlence dünyasının en kritik sorularından biriyle yüzleşiliyor: Filistin için konuşmanın bedeli ne kadar değişti?

Stadyum Kapılarını Kapattı, Sahne Arkası İsyan Etti

Olanlar hızla aydınlandı. Birkaç mekân, organizatör Messina Touring Group'a doğrudan bildirdi: Macklemore programda kaldığı sürece kapılarını açmayacaklardı. New England Patriots sahibi Robert Kraft'ın şirketine ait Gillette Stadyumu da bunların arasındaydı. Macklemore ise kamuoyuna daha fazlasını anlattı: Sheeran'ın Kraft'ın diğer stadyum sahipleriyle de iletişime geçtiğini kendisine söylediğini ileri sürdü.

Sheeran günlerce sessiz kaldı. Sonunda konuştu:

"Macklemore'un turneyi bırakması, organizatörün kararıydı — benim değil."

Hafta boyunca "köprü kurmaya" çalıştığını söyledi. Ama mekânlar tehdit savuruyordu: Macklemore programda kalırsa tüm geceyi iptal edeceklerdi. Sheeran da yüz binlerce seyirciyi ve sahne ekibini hayal kırıklığına uğratmaya hazır olmadığını açıkladı.

Bu açıklama geldiğinde, turnedeki diğer destek sanatçıları zaten kararlarını çoktan vermişti.

Finneas, Lukas Graham, Aaron Rowe ve İrlandalı folk grubu Beoga — hepsi sahneden çekildi. Tek tek değil, neredeyse birlikte. Gerekçeleri de tek: Macklemore ile Filistin'e dayanışma.

Sessizliğin Bedeli Artık İki Yönlü

Kehlani ve Garbage sosyal medyada Macklemore'a destek verdi. Ms. Rachel, yetişkinlere yönelik içerikleriyle tanınan bir YouTube fenomeni olmasına karşın ismine destek mesajı yazdı. Oscar ödüllü İspanyol oyuncu Javier Bardem bir adım daha ileri giderek Sheeran'ın tüm turnesini boykot çağrısında bulundu.

Sheeran, Instagram'da on binlerce takipçisini kaybetti. Rakamlar bir ölçüt olarak yetersiz kalabilir, ama baskının yalnızca bir yönde akmadığını gösteriyordu.

Şimdi Sheeran'ın üç seçeneği var:

Yeni destek sanatçıları bulup plana göre devam edebilir; tartışmanın zamanla söneceğine güvenebilir.

Ya da organizatör ve mekân sahiplerini Macklemore'u geri almaya ikna etmeye çalışabilir bunun için bazı stadyum tarihlerini riske atmayı göze alarak.

Ya da şimdiye kadar özenle kaçındığı şeyi yapabilir: Sahneyi tarafsız tutmak gerektiği argümanının ötesine geçip net bir tutum sergileyebilir.

Açıklamasının tonu, ilk seçeneğe yöneldiğini güçlü biçimde düşündürüyor.

7 Ekim'den Bu Yana Hollywood Nasıl Değişti?

Ama asıl hikâye Sheeran'ın turizmi değil.

2024 Oscar törenini hatırlayın. Billie Eilish, Finneas, Mark Ruffalo, Ava DuVernay, Ramy Youssef — hepsi Artists4Ceasefire rozetleriyle kırmızı halıda yürüdü. Aynı kampanya daha önce Grammy ve SAG Ödülleri törenlerinde de gözükmüştü. O dönem için bu, cesaret isteyen bir hareketti.

2025'e gelindiğinde konu çok daha ileri gitmiş oldu.

Binlerce film işçisi, Filistinlilere yönelik ihlallerde suç ortağı olduğunu düşündükleri İsrailli film kurumlarıyla çalışmayı reddeden bir taahhüt belgesini imzaladı. Listede Emma Stone, Joaquin Phoenix, Rooney Mara, Olivia Colman, Mark Ruffalo, Tilda Swinton, Ava DuVernay, Ayo Edebiri ve Riz Ahmed gibi isimler yer aldı.

Emmy töreninde Hannah Einbinder sahneden "Filistin özgür olsun" dedi. Bardem kefiye takarak törene katıldı ve açıkça boykottan söz etti.

Venezia Film Festivali'nde ise daha önce eşi görülmemiş bir şey yaşandı: Gazze'de hayatını kaybeden beş yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın hikâyesini anlatan belgesel film "The Voice of Hind Rajab," 23 dakika boyunca ayakta alkışlandı. Brad Pitt, Joaquin Phoenix, Rooney Mara ve Alfonso Cuarón yapımcılar arasındaydı.

Ve şimdi 2026'da, bir stadyum turnesinden tek bir sanatçının çıkarılması, tüm diğer destek sanatçılarının sahneyi terk etmesiyle sonuçlandı.

Çapraz Baskının Tam Ortasında Durmak

Bu, Hollywood'un ya da müzik endüstrisinin Filistin konusunda tekdüze bir tutum benimsediği anlamına gelmez.

Büyük stüdyolar, sektörün etkili isimleri ve İsrail yanlısı gruplar hâlâ güçlü bir karşı baskı uyguluyor. Sanatçılar, sesini yükselterek mesleki bedel ödemeye devam edebilir. Mekânlar kapılarını kapatmaya devam edebilir.

Ama risk dengesi değişti.

Birkaç yıl önce Filistin için kamuoyu önünde konuşmak, sanatçıyı "sorun" haline getirebiliyordu.

Şimdi, birini susturmaya çalışmak da "sorun" haline gelebiliyor.

Ed Sheeran, tam da bu iki baskının kesiştiği noktada ayakta duruyor. Seçim yapmak zorunda kalmadan geçiştirmeye çalışıyor — ama tarih, bu tür kavşakların pek de sessizce aşılamadığını defalarca gösterdi.

Turnede kalan yüz binlerce bilet sahibi konserlerini izleyecek.

Ama Macklemore'un adı, şarkıları ve sahneye yansıttığı görüntüler artık bu konserlerden daha uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.

More stories

Son haberler