Savaştan teknolojiye darbe: Helyum krizi yapay zeka ve yarı iletken üretimini nasıl etkiler?

Selin Özalp ·

Savaştan teknolojiye darbe: Helyum krizi yapay zeka ve yarı iletken üretimini nasıl etkiler?

İran ile Körfez hattında tırmanan gerilim, küresel teknoloji sektöründe beklenmedik bir kırılganlığı ortaya çıkardı. Doğal gaz üretiminin bir yan ürünü olan ve yarı iletken üretiminde kritik rol oynayan helyum, savaşın etkisiyle küresel arzda daralma riskiyle karşı karşıya kaldı. Uzmanlar, gelişmelerin özellikle yapay zekâ çip üretimi açısından yakından izlendiğini belirtirken, ilk bulgular krizin etkisinin sınırlı ancak stratejik olduğunu gösteriyor.

Küresel helyum arzının yaklaşık %34’ünü karşılayan Katar, krizin merkezinde yer alıyor. İran’ın Doha yakınlarındaki Ras Laffan tesisine yönelik saldırısı sonucu oluşan hasarın, dünya arzının yaklaşık %14’ünü etkileyebileceği değerlendiriliyor. Sektör kaynaklarına göre tesisin tam kapasiteye dönmesi 3 ila 5 yılı bulabilir.

Ancak krizin etkisi yalnızca üretim kapasitesiyle sınırlı değil. Helyumun depolanmasının zor olması, tedarik zincirinde ayrı bir risk yaratıyor. Sıvı halde taşınan helyum, yalnızca 35 ila 48 gün içinde kullanılabiliyor; aksi takdirde gazlaşarak geri kazanılamayacak şekilde atmosfere karışıyor. Bu durum, özellikle zamanlama ve lojistik yönetimini kritik hale getiriyor.

Buna rağmen yarı iletken sektöründe panik havası hakim değil. Uzmanlar, helyumun çip üretim maliyetlerindeki payının yalnızca %0,5 ila %1 arasında olduğunu ve fiyatların birkaç kat artmasının bile toplam maliyet üzerinde sınırlı etki yaratacağını vurguluyor. Güney Kore merkezli üreticilerden SK Hynix, tedarik çeşitlendirmesi sayesinde riskin düşük olduğunu belirtirken, Samsung’un daha önce geliştirdiği helyum geri dönüşüm sistemleri de sektördeki dayanıklılığı artırıyor.

Arz daralması durumunda ise piyasa dinamiklerinin fiyat yerine önceliklendirme üzerinden şekillenmesi bekleniyor. Helyum tedarikinin, yarı iletken üretimi ve sağlık sektörü gibi kritik alanlara yönlendirilmesi, balon ve kaynak gibi düşük katma değerli kullanım alanlarının ilk etapta kesintiye uğrayacağı anlamına geliyor.

Uzmanlara göre bu gelişme, yapay zekâ ekonomisinin giderek daha stratejik bir konuma geldiğini ve kritik kaynaklara erişimin jeopolitik bir meseleye dönüştüğünü gösteriyor.

Türkiye açısından bakıldığında ise etkilerin daha sınırlı olması bekleniyor. Türkiye’de Kırşehir (Mucur) başta olmak üzere sınırlı helyum üretimi bulunuyor, ancak ülke küresel ölçekte henüz önemli bir üretici konumunda değil. Türkiye doğrudan yarı iletken üreticisi olmadığı için krizden dolaylı olarak etkilenebilir. Otomotiv, savunma ve elektronik gibi sektörlerde çip tedarikine bağlı üretim süreçleri, olası aksaklıklardan etkilenebilecek alanlar arasında yer alıyor.

Bununla birlikte mevcut göstergeler, küresel çip üretiminde ciddi bir kesinti beklenmediğine işaret ediyor. Bu nedenle Türkiye özel sektörü açısından kısa vadede önemli bir risk öngörülmüyor. Orta vadede ise sınırlı maliyet artışları ve tedarik sürelerinde kısmi gecikmeler gündeme gelebilir.

Öte yandan uzmanlar, krizin Türkiye için potansiyel bir fırsat alanı da yaratabileceğine dikkat çekiyor. Mevcut sınırlı üretimin artırılması, saflaştırma ve sıvılaştırma altyapısına yatırım yapılması ve Avrupa’ya yakınlık avantajının kullanılması halinde Türkiye’nin bölgesel bir helyum tedarikçisi haline gelebileceği değerlendiriliyor.

Sonuç olarak İran savaşı, küresel teknoloji üretimini doğrudan tehdit edecek bir kriz yaratmasa da, yapay zekâ ekonomisinin kritik ve kırılgan tedarik zincirlerine bağımlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye için ise tablo, kısa vadede sınırlı risk, uzun vadede ise doğru stratejiyle değerlendirilebilecek bir fırsata işaret ediyor.

More stories

Son haberler