İçeriğe geç
SON HABERLER
Dış Politika

Burnham, %55’lik AB’ye dönüş desteği karşısında Brexit sınavıyla karşı karşıya

The Guardian’da yayımlanan bir köşe yazısında, Brexit’ten duyulan pişmanlık ile İngiltere’nin AB’den daha önce aldığı muafiyetleri kaybetmesi durumunda…

Burnham, %55'lik AB'ye dönüş desteği karşısında Brexit sınavıyla karşı karşıya

Guardian'da 30 Ekim'de yayımlanan bir köşe yazısına göre, İngilizlerin %55'inin AB'ye yeniden katılmayı desteklemesiyle birlikte Andy Burnham, İngiltere'nin AB ile bağlarına ilişkin tartışmayı yeniden başlattıktan sonra siyasi bir sınavla karşı karşıya kalıyor.

Konu önemli çünkü köşe yazısı, yaklaşık üçte birinin hâlâ Brexit'i savunmasına karşılık %60'a yakınının Brexit'i bir hata olarak gördüğünü; İngiltere'nin eski muafiyetlerinden vazgeçmesi gerekmesi halinde ise yeniden katılma desteğinin %35'e düştüğünü gösteren anketlere atıfta bulundu.

Guardian yazarı Simon Jenkins, Burnham'ın Brüksel ile gelecekte yapılacak görüşmelerin nereye varabileceği konusunda “dürüst bir tartışma … açık bir sohbet” istediğini yazdı. Yazıda, Burnham'ın İşçi Partisi'nin 2024 seçimlerinde verdiği bu parlamentoda referanduma sadık kalma sözünü bozmayacağı ifade edildi.

Siyasi risk, Brexit destekçilerinin tepkisinde açıkça görüldü. Jenkins, Reform UK lideri Nigel Farage'ın verdiği yanıtı şu sözlerle aktardı: “İhanet … felaket.”

Köşe yazısı, tartışmayı ekonomik maliyetler ve siyasi sınırlar etrafında şekillendirdi. Yazıda, İngiltere'nin en büyük ticaret ortağı olarak tanımlanan AB ile zayıflayan bağların GSYİH'nin %6-8'ine mal olduğuna dair bir tahmine yer verildi; Atlas360 hesaplamalarına göre üst sınır, alt sınırın yaklaşık üçte bir oranında üzerindedir.

Bu rakam, köşe yazısında yanlış olduğu belirtilen bazı erken tahminlerin öngördüğü ani bir gerilemeden ziyade birikimli bir yük olarak sunuldu. Jenkins, ekonomik maliyetin artık siyasi bir gerçeklikle yan yana durduğunu savundu: Kamuoyunun Brexit'ten duyduğu pişmanlık, onun yerine ne konulması gerektiği konusunda bir uzlaşıya dönüşmüyor.

Jenkins, Keir Starmer'ın bir yıl önce gençlik değişimleri ve et ihracatı konusundaki mütevazı düzenlemelerle Brexit sonrası bazı engelleri zaten hafiflettiğini yazdı. Burnham daha da ileri gitmek istiyor ve Brüksel'deki müzakerelerin Kasım ayında yeniden başlayacağı belirtiliyor.

Yazıya göre Burnham, Avam Kamarası'nda otomotiv sektörünün gördüğü zararı dile getirdi. Jenkins ayrıca tarım düzenlemelerini, araçlar ve yolcular için sınırdaki gecikmeleri ve balık ihracatını etkileyen denetimleri Brexit sonrası sürtüşmenin örnekleri olarak gösterdi.

Mevcut anlaşmanın ötesindeki yol belirsizliğini koruyor. Yazıda, daha geniş bir Avrupa ekonomik alanında İngiltere için özel bir konum, Avrupa Serbest Ticaret Birliği üyeliği veya bir gümrük birliği dahil olmak üzere olası modeller sıralanırken, bazı seçeneklerin mevcut AB üyesi ülkeler tarafından kabul edilmeyebileceği belirtildi.

En hassas koşul, İngiltere'nin eski muafiyetleridir. Jenkins, Birleşik Krallık'ın avroya geçmek ve pasaportsuz seyahat alanı olan Schengen'e dahil olmak anlamına gelecek şartları kabul etmesi gerekmesi halinde, yeniden katılma desteğinin %55'ten %35'e düştüğünü yazdı.

Jenkins, İngiltere'nin Avrupa entegrasyonu konusunda uzun süredir bölünmüş olduğunu savundu. David Cameron'ın 2016 referandumunun ardından istifa etmesini, İrlanda ve Danimarka'nın AB karşıtı referandum sonuçlarının ardından muafiyetler müzakere ettiği daha önceki örneklerle karşılaştırdı.

Yazı ayrıca referandum sonrasındaki dönemi de yeniden ele alarak, birçok milletvekilinin belirsiz bir “yumuşak Brexit”i savunduğunu ancak bunun etrafında parlamenter bir koalisyon kuramadığını belirtti. Jenkins bu başarısızlığı, Westminster'daki parti çatışmalarına ve ardından Boris Johnson'ın daha sert Brexit yaklaşımının yükselişine bağladı.

Şimdilik İşçi Partisi referandum sözüne bağlı kalmaya devam ediyor ve yakın gelecekteki görüşmeler düzenlemeler, sözleşmeler ve protokoller üzerine daha dar kapsamlı bir çalışma olarak sunuluyor. Jenkins, Kasım ayındaki müzakereleri takip etmek ve Avrupa ile ticaret, büyüme, kültürel bağlar ve güvenlik ilişkilerine odaklanmak üzere Avam Kamarası'nda partiler arası bir komite kurulmasını önerdi.

Kasım ayı görüşmeleri

İlki, köşe yazısında belirtildiği gibi müzakerelerin Kasım ayında Brüksel'de yeniden başlayıp başlamayacağı ve doğrudan AB üyeliğinin yeniden tartışılmasından ziyade teknik engellere odaklanıp odaklanmayacağıdır.

İkincisi, Burnham'ın başlattığı tartışmanın genel ifadelerin ötesine geçip geçmeyeceği ve gümrük birliği, Avrupa Serbest Ticaret Birliği üyeliği veya özel bir ekonomik düzenleme de dahil olmak üzere yazıda belirtilen özel seçeneklere yönelip yönelmeyeceğidir.

Üçüncüsü ise Westminster'ın, Kasım ayındaki görüşmeleri izlemek ve AB tartışmasını ileriye taşımak için Jenkins'in önerdiği partiler arası Avam Kamarası komitesini kurup kurmayacağıdır.

Kaynak: köşe yazısı, The Guardian, 30 Ekim

More stories

Son haberler